33 / AHZAB - 15

وَلَقَدْ كَانُوا۟ عَٰهَدُوا۟ ٱللَّهَ مِن قَبْلُ لَا يُوَلُّونَ ٱلْأَدْبَٰرَ وَكَانَ عَهْدُ ٱللَّهِ مَسْـُٔولًا

Orjinal

Ve lekad kânû âhedûllâhe min kablu lâ yuvellûnel edbâr(edbâre), ve kâne ahdullâhi mes’ûlâ(mes’ûlen).

1. ve lekad : ve andolsun
2. kânû : oldular
3. âhedû allâhe : Allah'a ahd verdiler
4. min kablu : önceden, daha önce
5. lâ yuvellûne : dönüp kaçmayacaklar
6. el edbâre : arkaları
7. ve kâne : ve oldu
8. ahdu allâhi : Allah'ın ahdi
9. mes'ûlen : mes'ul, sorumlu

Çeviri : Transliteral

Halbuki onlar, andolsun ki bundan önce söz de vermişlerdi Allah'a geri dönmemeleri için ve Allah'a verilen söz, sorulacaktır.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Halbuki onlar, daha önce dönüp kaçmayacaklarına dair, Allah'a kesin söz vermişlerdi. Allah'a verilen her sözde sorumluluk gerektirdiğinden, mutlaka hesabı sorulacaktır.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Andolsun ki daha önce onlar, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz mesuliyeti gerektirir!


Çeviri : Adem Uğur

Andolsun ki, arkalarına dönüp kaçmayacaklarına dair daha önce Allâh'a ahdetmişlerdi. . . Allâh'a verilen söz (ahd) sorulur (sonucu yaşatılır)!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Andolsun ki, daha önce onlar, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz mesuliyeti gerektirir.


Çeviri : Ahmet Tekin

Oysa andolsun ki daha önce, arkalarını dönüp kaçmayacakları konusunda Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz ise sorulacaktır.


Çeviri : Ahmet Varol

Oysa andolsun, daha önce 'arkalarını dönüp kaçmayacaklarına' dair Allah'a söz vermişlerdi; Allah'a verilen söz (ahid) ise, (ağır bir) sorumluluktur.


Çeviri : Ali Bulaç

Halbuki bundan evvel Allah’a söz vermişlerdi: Arkalarını dönmiyeceklerdi. Allah’a verilen söz ise, sorumluluğu gerektirir.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Andolsun ki daha önce onlar, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz, mesuliyeti gerektirir.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

And olsun ki, daha once, sirt cevirip kacmayacaklarina dair Allah'a ahd vermislerdi. Allah'a verilen ahd sorulacaktir.


Çeviri : Bekir Sadak

Oysa bunlar, and olsun ki, daha önce arka çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a kesin söz vermişlerdi. Allah'a verilen kesin söz ise (sorumluluk gerektirdiğinden) elbette sorulacaktır..


Çeviri : Celal Yıldırım

Hâlbuki onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen sözün hesabı mutlaka sorulacaktır.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Andolsun ki, onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz ise sorumluluğu gerektirir.


Çeviri : Diyanet İşleri

And olsun ki, daha önce, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a ahd vermişlerdi. Allah'a verilen ahd sorulacaktır.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Andolsun ki daha önce onlar, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz mesuliyeti gerektirir!


Çeviri : Diyanet Vakfı

Daha önce de, arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair ALLAH'a söz vermişlerdi. ALLAH'a verilmiş her söz sorulacaktır.


Çeviri : Edip Yüksel

Halbuki bundan evvel Allaha ahid vermişlerdi: arkalarını dönmiyeceklerdi, Allahın ahdi ise mes'uliyyetlidir, mutlak sorulur


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki bundan önce Allah'a söz vermişlerdi. Arkalarını dönmeyeceklerdi. Allah'a verilen söz ise mesuliyetlidir, mutlaka sorulur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Halbuki bundan önce Allah'a ahid vermişlerdi. Arkalarını dönmeyeceklerdi. Allah'a verilen ahid ise mesuliyetlidir, mutlaka sorulur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

"Oysa arkalarına dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen sözden sorumluydular."


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Oysa andolsun, daha önce 'arkalarını dönüp kaçmayacaklarına' dair Tanrı'ya söz vermişlerdi; Tanrı'ya verilen söz (ahid) ise, (ağır bir) sorumluluktur.


Çeviri : Gültekin Onan

Halbuki onlar, andolsun, arkalarına dönmeyeceklerini daha evvel Allaha karşı teahhüd de etmişlerdi. Allaha verilen söz (ü nakz edenler) mes'uldür.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Hâlbuki daha önce onlar, arkalarına dönüp kaçmayacaklarına dâir Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz ise mes’ûliyetlidir.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Andolsun ki; onlar, daha önceden sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Ve Allah'a verilen ahid, sorumluluktu.


Çeviri : İbni Kesir

Ve andolsun ki onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a ahd vermişlerdi. Ve Allah’ın ahdi bir mesuliyettir (sorumluluktur).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Oysa şüphesiz onlar, daha önce arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz ise, mutlaka sorulacaktır.


Çeviri : Kadri Çelik

halbuki daha önce (mesajına) sırt çevirmeyeceklerine dair Allah'ın huzurunda söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz(ün hesabı) mutlaka sorulacaktır.


Çeviri : Muhammed Esed

Halbuki, onlar geriye dönmeyeceklerine dair evvelce Allah'a kat'iyyen taahütte bulunmuşlardı. Allah için yapılan bir taahhüt ise sorulmuş olacaktır.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Oysa bunlar andolsun ki daha önce, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a kesin söz vermişlerdi. Allah'a verilen kesin söz ise elbette sorulacaktır.


Çeviri : Ömer Öngüt

Daha önce, arkalarına dönüp, kaçmayacaklarına Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen sözler elbette sorulacaktır.


Çeviri : Şaban Piriş

Halbuki daha önce, düşmandan kaçmayacaklarına dair Allah’a yemin ederek, söz vermişlerdi. Allah’a karşı verilen o ahitlerin hesabı elbette sorulacaktır.


Çeviri : Suat Yıldırım

Oysa arkalarına dön(üp kaç)mayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen sözden sorumlu idiler.


Çeviri : Süleyman Ateş

Oysa andolsun onlar, daha önce 'arkalarını dönüp kaçmayacaklarına' dair Allah'a söz vermişlerdi; Allah'a verilen söz (ahid) ise, (ağır bir) sorumluluktur.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

And olsun, onlar geri dönmeyeceklerine dair daha önce Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen sözün hesabı elbette sorulur.


Çeviri : Ümit Şimşek

Yemin olsun ki, onlar daha önce, geri dönüp kaçmayacaklarına ilişkin Allah'a söz vermişlerdi. Ve Allah'a verilen söz sorumluluk gerektirirdi.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk