3 / ALİ İMRAN - 34

ذُرِّيَّةًۢ بَعْضُهَا مِنۢ بَعْضٍ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

Orjinal

Zurriyyeten ba’duhâ min ba’d(ba’din), vallâhu semîun alîm(alîmun).

1. zurriyyeten : zurriyyet olarak, nesil olarak
2. ba'du-hâ : onun bazıları
3. min ba'din (ba’du-hâ min ba’din) : bazılarından (birbirinden)
4. ve allâhu semîun : ve Allah en iyi işiten
5. alîmun : en iyi bilen

Çeviri : Transliteral

Birbirlerinden türemiş bir soydur onlar ve Allah duyar, bilir.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Birbirlerinin soyundan olarak. Allah herşeyi işitendir, herşeyi bilendir.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Bunlar birbirinden gelme bir nesillerdir. Allah işiten ve bilendir.


Çeviri : Adem Uğur

Birbirinden gelme, tek bir nesil olarak. . . Allâh Semi'dir, Aliym'dir.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Bunlar birbirinden gelmiş bir sülâledir. Allah her şeyi işitir, her şeyi hakkıyla bilir.


Çeviri : Ahmet Tekin

Bunlar birbirlerinin soylarından gelen bir nesildir. Allah duyandır, bilendir.


Çeviri : Ahmet Varol

Onlar birbirlerinden (türeme tek) bir zürriyettir. Allah işitendir, bilendir.


Çeviri : Ali Bulaç

Bu Peygamberlerin hepsi de birbirinden gelme tek zürriyettir. Allah semî’dir= her şeyi işitir, Alîm’dir= her şeyi bilir.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(33-34) Allah birbirinden gelme bir nesil olarak Âdem'i, Nûh'u, İbrâhim ailesi ile İmrân ailesini seçip âlemlere üstün kıldı. Allah işitendir, bilendir.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(33-34) Allah, Adem'i, Nuh'u, Ibrahim ailesini, Imran ailesini birbirinin soyundan olarak alemlere tercih etti. Allah isitendir, bilendir.


Çeviri : Bekir Sadak

(33-34) Şüphesiz ki Allah, Âdem'i, Nuh'u, İbrahim hanedanını ve İmrân ailesini seçip (kendi çağlarındaki) hanedan ve milletlere üstün kıldı. Bunlar birbirinden gelme aynı soydandır. Allah işiten ve bilendir.


Çeviri : Celal Yıldırım

(33-34) Muhakkak ki Allah, Âdem'i, Nûh'u ve İbrâhîm hânedânı ile İmran soyunu (İmran kızı Meryem ve Îsâ'yı) birbirinden gelen bir zürriyet olarak âlemler üzerine seçkin kıldı. Allah, (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(33-34) Şüphesiz Allah, Âdem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.


Çeviri : Diyanet İşleri

(33-34) Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini, İmran ailesini birbirinin soyundan olarak alemlere tercih etti. Allah işitendir, bilendir.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(33-34) Allah birbirinden gelme bir nesil olarak Âdem'i, Nuh'u, İbrahim ailesi ile İmrân ailesini seçip âlemlere üstün kıldı. Allah işiten ve bilendir.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Birbirlerinin soyundan olarak… ALLAH İşitir, Bilir.


Çeviri : Edip Yüksel

Bir zürriyyet olarak; biribirinden (hep tevhid dininden), ve Allahdır işiden; bilen


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Birbirinden gelen bir zürriyet olarak; Allah işitendir, bilendir.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Bir zürriyet olarak birbirinden gelmişlerdir. Allah her şeyi işitendir, bilendir.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Bunlar birbirinden türemiş tek bir kuşaktır. Hiç şüphesiz Allah işiten ve bilendir.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Onlar birbirlerinden (türeme tek) bir zürriyettir. Tanrı işitendir, bilendir.


Çeviri : Gültekin Onan

(33-34) Gerçek, Allah Âdemi, Nuhu, İbrahim haanedânını, Imrân ailesini — hepsi de birbirinden (gelme) tek bir zürriyyet olarak — âlemlerin üzerine mümtaz kıldı. Allah hakkıyle işidici, kemâliyle bilicidir.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(33-34) Muhakkak ki Allah, Âdem’i, Nûh’u ve İbrâhîm hânedânı ile Âl-i İmrân’ı(İmran kızı Meryem ve Îsâ’yı) birbirinden gelen bir zürriyet olarak âlemler üzerine seçkin kıldı. Allah ise, Semî' (hakkıyla işiten)dir, Alîm (hakkıyla bilen)dir.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Onlar, birbirlerinden türemiş bir soydur. Allah, Semi'dir, Alim'dir.


Çeviri : İbni Kesir

(Onlar) birbirinin zürriyetindendir (neslindendir). Ve Allah Semî 'dir (en iyi işitendir), Alîm'dir (en iyi bilendir).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

(Onlar fazilet ve takva açısından) Birbirinden gelme bir nesildi. Allah şüphesiz işitendir, bilendir.


Çeviri : Kadri Çelik

Tek bir soy zinciri halinde. Allah, her şeyi işiten, her şeyi bilendir.


Çeviri : Muhammed Esed

Bazıları bazılarından bir zürriyet olarak neşet etmiştir. Ve Allah Teâlâ semîdir, alîmdir.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Hepsi de birbirinin zürriyetinden gelen bir nesildir. Allah işitendir, bilendir.


Çeviri : Ömer Öngüt

(33-34) Allah; Adem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini (birbirlerinin soyu olarak) toplumlar üzerine seçkin kıldı. Allah, hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir.


Çeviri : Şaban Piriş

(33-34) Gerçek şu ki Allah Âdem’i, Nûh’u, İbrâhim ailesi ile İmran ailesini, birbirinden gelen tek zürriyet halinde bütün insanlardan süzüp onlara üstün kılmıştır. Allah semî’dir, alîmdir (her şeyi hakkıyla işitir, mükemmel tarzda bilir).


Çeviri : Suat Yıldırım

(Bunlar) Birbirinden türeyen nesil(ler)dir. Allâh işitendir, bilendir.


Çeviri : Süleyman Ateş

Onlar birbirlerinden (türeme tek) bir zürriyettir. Allah işitendir, bilendir.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Onlar birbirinden gelen tek bir soy idi. Allah ise herşeyi işiten, herşeyi bilendir.


Çeviri : Ümit Şimşek

Birbirinden gelen soylar halinde. Allah, hakkıyla işiten, gereğince bilendir.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk