29 / ANKEBUT - 34

إِنَّا مُنزِلُونَ عَلَىٰٓ أَهْلِ هَٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ رِجْزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ

Orjinal

İnnâ munzilûne alâ ehli hâzihil karyeti riczen mines semâi bimâ kânû yefsukûn(yefsukûne).

1. innâ : hiç şüphesiz biz, muhakkak ki biz
2. munzilûne : indirecek olanlar
3. alâ ehli : halk üzerine
4. hâzihi : bu
5. el karyeti : karye, kasaba
6. riczen : korkunç azap, habis azap (taun
7. min es semâi : semadan, gökyüzünden
8. bimâ : şey ile
9. kânû : oldular
10. yefsukûne : fıska düşüyorlar, îmândan sonra küfre düşüyorlar

Çeviri : Transliteral

Şüphe yok ki bu şehir halkının üstüne, buyruktan çıkarak yapageldikleri işler yüzünden, gökten bir azâp indireceğiz.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Muhakkak biz, bu yörenin halkına işledikleri bütün kötülükler ve yoldan çıkmaları yüzünden, gökten azap indireceğiz.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Biz, şüphesiz, bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık gökten (feci) bir azap indireceğiz.


Çeviri : Adem Uğur

"Muhakkak ki biz şu bölge halkına, bozuk inançları dolayısıyla semâdan bir azap inzâl edeceğiz. "


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Boylarınca günaha, isyana, küfre batmaları, doğru ve mantıklı düşünmeyi terkleri sebebiyle, bu ülkenin halkının üzerine gökten feci bir azap, yağmur gibi taş indireceğiz.'


Çeviri : Ahmet Tekin

Biz fasıklık etmelerinden dolayı bu kasabının halkının üzerine gökten şiddetli bir azap indireceğiz.'


Çeviri : Ahmet Varol

"Şüphesiz biz, fasıklık yapmalarından dolayı, bu ülke halkının üstüne gökten iğrenç bir azab indireceğiz."


Çeviri : Ali Bulaç

Doğrus biz, bu memleket halkının yaptıkları fenalıklar (küfür ve isyan) yüzünden, üzerlerine gökten bir azab indireceğiz.”


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Biz bu ülke halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık, gökten bir azap indireceğiz.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(33-34) Elcilerimiz Lut'a gelince, onun fenasina gitti; cok sikildi. Ona, «Korkma ve uzulme, dogrusu biz seni ve geride kalacaklardan olan karinin disinda, aileni kurtaracagiz. Bu kasaba halkina yaptiklari yolsuzluklardan oturu gokten, elbette bir azap indirecegiz» dediler.


Çeviri : Bekir Sadak

«Şüphen olmasın ki, biz bu kasaba halkı üzerine, yaptıkları çok çirkin ahlâksızlıktan dolayı gökten azâb indireceğiz.»


Çeviri : Celal Yıldırım

(33-34) Elçilerimiz Lût'a geldiklerinde, Lût, onlar yüzünden tasalandı ve onlar(ın kimlikleri konusunda) çaresizlik içine düştü. Elçiler ona: “Korkma, üzülme! Biz, karının dışında seni ve aileni kurtaracağız. Karın, geride kalıp helâk olanlardan olacaktır. Haberin olsun ki, biz bu kasaba halkı üzerine, yaptıkları çok çirkin ahlâksızlıktan dolayı gökten azap indireceğiz” dediler.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine, fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.


Çeviri : Diyanet İşleri

(33-34) Elçilerimiz Lut'a gelince, onun fenasına gitti; çok sıkıldı. Ona, 'Korkma ve üzülme, doğrusu biz seni ve geride kalacaklardan olan karının dışında, aileni kurtaracağız. Bu kent halkına yaptıkları yolsuzluklardan ötürü gökten, elbette bir azap indireceğiz' dediler.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

«Biz, şüphesiz, bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık gökten (feci) bir azap indireceğiz.»


Çeviri : Diyanet Vakfı

“Yoldan çıktıkları için, biz bu kentin üzerine gökten bir felaket indireceğiz.”


Çeviri : Edip Yüksel

Haberin olsun bu karye ehalisinin yapageldikleri fiskları yüzünden üzerlerine semadan bir feci azâb indireceğiz


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Haberin olsun, biz bu memleket halkının yapmakta oldukları çirkince günahları yüzünden üzerlerine gökten korkunç bir azap indireceğiz.» dediler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«Biz şüphesiz bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık (feci) bir azab indireceğiz.» (dediler).


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Biz bu kent halkının iğrenç sapıklığı yüzünden başlarına gökten ağır bir azap yağdıracağız.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Şüphesiz biz f(a)sık(lık yapma)larından dolayı bu ülke ehlinin üstüne gökten iğrenç bir azab indireceğiz."


Çeviri : Gültekin Onan

«Muhakkak bu memleket ahâlîsinin üstüne, yapmakda oldukları faasıklık yüzünden, gökden (fecî) bir azâb indireceğiz».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

'Şübhesiz biz, isyân etmekte olduklarından dolayı, bu şehir halkının üzerine gökten dehşetli bir azâb indirici kimseleriz.'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Bu kasaba halkına da fasıklık yapar olduklarından dolayı gökten azab indireceğiz.


Çeviri : İbni Kesir

Muhakkak ki biz, fısk yapmış oldukları şey (ahlâksızlık) sebebiyle bu beldenin halkı üzerine semadan ricz (azap) indirecek olanlarız.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Şüphesiz biz, fasıklık yapmalarından dolayı, bu ülke halkının üstüne gökten korkunç bir azap indireceğiz.”


Çeviri : Kadri Çelik

Bu yörenin halkına, işledikleri bütün kötülüklerin karşılığı olarak gökten mutlaka bir bela indireceğiz!" dediler.


Çeviri : Muhammed Esed

«Muhakkak ki biz, bu kasabanın ahalisi üzerine, yapmakta oldukları fıskları sebebiyle gökten müthiş bir azap indiricileriz.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

“Biz bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmaları sebebiyle gökten feci bir azap indireceğiz. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

Biz, bu belde halkına, yoldan saptıkları için gökten bir azap indirecek olanlarız.


Çeviri : Şaban Piriş

"Büsbütün yoldan çıkmaları sebebiyle, biz bu şehir halkının üzerine gökten bir azap indireceğiz."


Çeviri : Suat Yıldırım

"Biz yoldan çıkan şu ülke halkının üstüne gökten bir azâb indireceğiz."


Çeviri : Süleyman Ateş

«Şüphesiz biz, fasıklık yapmalarından dolayı, bu ülke halkının üstüne gökten iğrenç bir azab indireceğiz.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Yoldan çıkmakta direttikleri için, bu belde ahalisinin üzerine gökten azap indireceğiz.'


Çeviri : Ümit Şimşek

"Şu kent halkı üstüne, yaptıkları fenalıklardan ötürü gökten bir felaket indireceğiz."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk