7 / ARAF - 108

وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِىَ بَيْضَآءُ لِلنَّٰظِرِينَ

Orjinal

Ve neze’a yedehu fe izâ hiye beydâu lin nâzırîn(nâzırîne).

1. ve neze'a : ve çekip çıkardı
2. yede-hu : elini
3. fe izâ : sonra, daha sonra ...olduğu zaman
4. hiye : o
5. beydâu : beyaz
6. li en nâzırîne : görenlere, bakanlara

Çeviri : Transliteral

Elini koltuğuna sokup çıkarınca bakanlar gördüler ki bembeyaz, parıl-parıl parlayan bir el.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Elini koynundan çıkardı, ne görsünler bembeyaz, pırıl pırıl parlıyor.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Ve elini (cebinden) çıkardı. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.


Çeviri : Adem Uğur

Ve (Musa) elini çekip çıkardı, birden o (el) parlayan beyaz ışık hâlinde göründü!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Mûsâ elini koynundan çıkardı. Eli bembeyaz, ışıl ışıl olmuştu. Bakanların gözünü kamaştırıyordu.


Çeviri : Ahmet Tekin

Ardından elini çıkardı. O da bakanlara bembeyaz görünüverdi.


Çeviri : Ahmet Varol

(Bir de) Elini sıyırdı, o da anında bakanlara bembeyaz (görünüverdi).


Çeviri : Ali Bulaç

Bir de elini (koynundan) çıkardı ki, ne görsünler; seyredenlere, eli bembeyaz ışık saçıyor.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Elini çıkardı. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(107-10) 8 Musa, asasini yere atar atmaz apacik bir yilan oluverdi; elini cikardi, bakanlar bembeyaz oldugunu gorduler. *


Çeviri : Bekir Sadak

Ve elini (koynuna sokup) çıkarıverdi de o, bakanlara bembeyaz (ışık saçan, pırıl pırıl) oluverdi.


Çeviri : Celal Yıldırım

Ve elini (koynuna sokup) çıkardı ki, bir de ne görsünler o, bakan kimseler için parlak ve ışık saçan bir el haline gelmiş!


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Elini (koynundan) çıkardı. Bir de ne görsünler o, bakanlar için, bembeyaz olmuş.


Çeviri : Diyanet İşleri

(107-108) Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir yılan (ejderha) oluverdi; elini çıkardı, bakanlar bembeyaz olduğunu gördüler.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Ve elini (cebinden) çıkardı. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Elini çıkardı, bakanlar için bembeyaz oluverdi.


Çeviri : Edip Yüksel

ve elini sıyırdı çıkardı, ne baksın o bakanlara bembeyaz parlıyor


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Elini sıyırıp çıkardı, ne baksın; o seyredenlere ışık saçan bembeyaz bir el!


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Ve Musa elini koynundan çıkarıverdi, eli bembeyaz olmuş, bakanların gözünü kamaştırıyordu.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Ve elini yeninin altından çıkardı, bakanlar onun ak bir parıltı saçtığını gördüler.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

(Bir de) Elini sıyırdı, o da anında bakanlara bembeyaz (görünüverdi).


Çeviri : Gültekin Onan

Elini çıkardı. Ne görsünler: O da temâşâ edenlere (ışıklar saçan) bembeyaz (bir el).


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Ve elini (koynundan) çıkardı, bir de ne görsünler, o da bakanlara bembeyaz (nûr saçan bir el)!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Elini çıkardı, ne görsün; o da bakanlara bembeyaz.


Çeviri : İbni Kesir

Ve elini (göğsünden) çekip çıkardığı zaman bakanlar, onun (elinin) beyaz olduğunu (gördüler).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Elini çıkardı, (bir de ne görsün) bakanlara bembeyaz (oluverdi)!


Çeviri : Kadri Çelik

Ve (sonra) elini yukarı kaldırdı: Oo! Bir de baktılar, bembeyaz, ışıl ışıl!


Çeviri : Muhammed Esed

Ve elini (cebinden) çıkardı, o hemen bakanlar için bembeyaz (bir nûr) kesildi.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Ve elini çıkardı. Bir de ne görsünler! O da bakanlara bembeyaz görünüyor!


Çeviri : Ömer Öngüt

Elini koynuna soktu. O şimdi bakanların (gözünü kamaştıran) bembeyaz bir el idi


Çeviri : Şaban Piriş

(107-108) Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere bırakıverdi, bir de ne görsün: o koskoca bir ejderha kesilmiş! Elini sıyırıp çıkardı, bir de ne görsün: Bakan kimseler için parlak mı parlak, ışık saçan bir el haline gelmiş!


Çeviri : Suat Yıldırım

Ve elini (böğründen) çıkardı, birden o, bakanlar için, bembeyaz parlayan bir şey oldu.


Çeviri : Süleyman Ateş

(Bir de) Elini sıyırdı, o da anında bakanlara bembeyaz (görünüverdi) .


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Elini çıkardı; o da bakanların gözlerini alan bir beyazlıktı.


Çeviri : Ümit Şimşek

Elini çekip çıkardı; birden o el, bakanların önünde bembeyaz kesildi.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk