7 / ARAF - 117

وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَلْقِ عَصَاكَ فَإِذَا هِىَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ

Orjinal

Ve evhaynâ ilâ mûsâ en elkı asâke, fe izâ hiye telkafu mâ ye’fikûn(ye’fikûne).

1. ve evhay-nâ : ve biz vahyettik
2. ilâ mûsâ : Musa (as)'a
3. en elkı : atmasını
4. asâ-ke : asasını
5. fe izâ : sonra, daha sonra ...olduğu zaman
6. hiye : o
7. telkafu : yutuyor
8. : olmadı
9. ye'fikûne (ıfk) : yalandan yapıyorlar, sihir yapıyorlar, uyduruyorlar (yalan)

Çeviri : Transliteral

Mûsâ'ya, at sopanı diye vahyettik. Atınca koca bir yılan şekline giren sopa, onların yalancıktan meydana çıkardıklarını yuttu, hepsini silip süpürdü.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ve o zaman biz de Musa'ya, “Asanı yere at” diye vahyettik. “Oo bir de ne görsünler!” bu onların bütün aldatıcı sihir düzenlerini yutmasın mı!


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Biz de Musa'ya, "Asanı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki bu, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.


Çeviri : Adem Uğur

Biz de Musa'ya: "Asanı at" diye vahyettik. . . Bir de ne görsünler, o (asa), onların uydurdukları şeyleri kapıp yutuyor!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Biz de Mûsâ’ya:'Sen de asânı at' diye vahyettik. Bir de baktılar ki, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.


Çeviri : Ahmet Tekin

Bunun üzerine biz Musa'ya: 'Asanı at' diye vahyettik. Bir de baktılar ki o, onların uyduruverdikleri şeyleri yutuyor.


Çeviri : Ahmet Varol

Biz de Musa'ya: "Asanı fırlatıver" diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor.


Çeviri : Ali Bulaç

Biz de Mûsa’ya: “-Asânı bırakıver” diye vahyettik. Bir de baktılar ki, asâ, onların bütün uydurduklarını yutuyor.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Biz de Mûsâ'ya “Asânı at!” diye vahyettik. Bir de baktılar ki, bu onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Biz de Musa'ya, 'Asani koyuver» dedik, o da koydu; hemen onlarin uydurduklarini yutmaya basladi.


Çeviri : Bekir Sadak

Musa'ya Asa'nı bırakıver! diye vahyettik, derken Asa onların uydurduklarını (bir bir) yutmaya başladı.


Çeviri : Celal Yıldırım

Biz de Musa'ya: “Asanı bırak (yere at)!” diye vahyettik. Bir de baktılar ki (Musa'nın asası) onların uydurduklarını yutuyor.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Biz de Mûsâ’ya, “Elindeki değneğini at” diye vahyettik. Bir de ne görsünler o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.


Çeviri : Diyanet İşleri

Biz de Musa'ya, 'Asanı koyuver' dedik, o da koydu; hemen onların uydurduklarını yutmaya başladı.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Biz de Musa'ya, «Asanı at!» diye vahyettik. Bir de baktılar ki bu, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Biz de Musa’ya “Asanı at“ diye vahyettik. Nitekim o, onların uydurduklarını toplayıp yutuverdi.


Çeviri : Edip Yüksel

Biz de Mûsâya «asanı bırakıver» diye vahy ettik, bir de baktılar ki o, onların bütün uydurduklarını yalayıb yutuyor


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Biz de Musa'ya: «Asanı bırakıver!» diye vahyettik. Bir de baktılar ki, o onların bütün uydurduklarını yalayıp yutuyor!


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Biz de Musa'ya «Sen de asânı bırakıver.» diye vahyettik. Birdenbire asâ, onların bütün uydurduklarını yakalayıp yutuverdi.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Biz de Musa'ya 'Elindeki değneği yere at' diye vahyettik, değnek onların bütün göz boyayıcılıklarını yutuverdi.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Biz de Musa'ya "Asanı fırlatıver" diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor.


Çeviri : Gültekin Onan

Biz de Musâya: «Bırak asaanı» diye vahyetdik. Bir de ne görsünler: Bu, onların bütün uydurub düzdüklerini yakalayıb yutuyor!.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Derken (biz de) Mûsâ’ya: 'Asânı (yere) bırak!' diye vahyettik. Bir de baktılar ki, o, (onların) uydurmakta oldukları şeyleri yutuyor!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Biz de Musa'ya: Asanı bırak, diye vahyettik. Bir de ne görsünler; onların uydurduklarını yalayıp yutuyor.


Çeviri : İbni Kesir

Ve Musa (A.S)’ya asasını atmasını vahyettik. Attığı zaman o, (onların) uydurdukları (sihirle yaptıkları) şeyleri yuttu.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Biz de Musa'ya, “Asanı atıver” dedik, o da atıverdi de birdenbire onların uydurduklarını yutmaya başladı.


Çeviri : Kadri Çelik

Ve (o zaman) Biz de Musaya: "Asanı yere at!" diye vahyettik. Oo! (bir de ne görsünler) bu, onların bütün o aldatıcı düzeneklerini yutmasın mı!


Çeviri : Muhammed Esed

Ve Mûsa'ya vahyettik: «Âsânı atıver.» Hemen o (âsâ) da onların uydurmuş oldukları şeyleri yutuverdi.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Biz de Musa'ya: “Asanı at!” diye vahyettik. Bir de ne görsünler! Onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.


Çeviri : Ömer Öngüt

Biz de Musa’ya değneğini atmasını belirttik. İşte o an onların uydurduklarını yutuyordu.


Çeviri : Şaban Piriş

Biz de Mûsâ’ya "Asanı yere bırak!" diye vahyettik. Bir de ne baksınlar: Asa onların yaptıkları sihir, göz boyayıcılık kabilinden her şeyi yutuyor!


Çeviri : Suat Yıldırım

Biz de Mûsâ'ya: "Asânı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. (Mûsâ'nın ejderha olan değneği, büyücülerin büyülerini yutup yok etmişti).


Çeviri : Süleyman Ateş

Biz de Musa'ya: «Asanı fırlatıver» diye vahyettik. (O da fırlatıverince) Bir de baktılar ki, o, bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Biz de Musa'ya 'Asânı at' diye vahyettik. Attığı gibi, o, büyücülerin uydurduğu şeyleri yutmaya başladı.


Çeviri : Ümit Şimşek

Biz de Musa'ya şöyle vahyettik: "Hadi at asanı!" Bir de ne görsünler, asa, onların ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk