7 / ARAF - 21

وَقَاسَمَهُمَآ إِنِّى لَكُمَا لَمِنَ ٱلنَّٰصِحِينَ

Orjinal

Ve kâsemehumâ innî lekumâ le minen nâsıhîn(nâsıhîne).

1. ve : ve
2. kâseme-humâ : ikisine yemin etti
3. innî : muhakkak ki ben
4. lekumâ : sizin ikinize, size
5. le min en nâsıhîne : mutlaka nasihat (öğüt) edenlerdenim

Çeviri : Transliteral

Ve yemin ederek şüphe yok ki dedi, ben size öğüt verenlerdenim.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlara: “Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyen biriyim” diye de yemin etti.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.


Çeviri : Adem Uğur

Ve onlara: "Kesinlikle ben sizin hayrınızı isteyenlerdenim" diye de yemin etti.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Âdem ile eşine, yeminler ederek:'Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim' dedi.


Çeviri : Ahmet Tekin

Ayrıca: 'Şüphesiz ki ben size öğüt verenlerdenim' diye onlara karşı yemin etti.


Çeviri : Ahmet Varol

Ve: "Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.


Çeviri : Ali Bulaç

Bir de onlara: “-Muhakkak ki, ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim”, diye yemin etti.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Onlara, “Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim” diye yemin etti.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

«Dogrusu ben size ogut verenlerdenim» diye ikisine yemin etti.


Çeviri : Bekir Sadak

Ve «herhalde ben size öğüt verenlerdenim» diyerek onlara yemin etti.


Çeviri : Celal Yıldırım

Bir de onlara: “Muhakkak ki, ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye yemin etti.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti.


Çeviri : Diyanet İşleri

'Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim' diye ikisine yemin etti.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Kendilerine yemin de etti: “Ben size öğüt veriyorum.”


Çeviri : Edip Yüksel

Ve her halde ben sizin hayrınızı istiyenlerdenim diye ikisine de yemin etti


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Ve: «Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim.» diye ikisine de yemin etti.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Ve onlara: «Elbette ben size öğüt verenlerdenim.» diye de yemin etti.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Onlara 'Ben gerçekten sizin iyiliğinizi istiyorum' diye yemin etti.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Ve: "Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.


Çeviri : Gültekin Onan

Bir de onlara: «Şübhesiz ki ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim» diye yemîn etdi.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Ve onlara: 'Doğrusu ben size gerçekten (iyiliğiniz için) nasîhat edenlerdenim' diye de yemîn etti.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Ve; doğrusu ben size öğüt verenlerdenim, diye ikisine yemin etti.


Çeviri : İbni Kesir

Ve ikisine yemin etti: “Muhakkak ki ben, sizin ikinize nasihat edenlerdenim.”


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Doğrusu ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye ikisine yemin etti.


Çeviri : Kadri Çelik

Ve onlara: "Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyen biriyim" diye de and verdi.


Çeviri : Muhammed Esed

Ve onlara, «Ben muhakkak sizin için elbette hayırhâh olanlardanım.» diye yemin etti.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlara: “Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim. ” diye yemin etti.


Çeviri : Ömer Öngüt

Ben sizin, iyiliğinizi isteyen, size öğüt verenlerdenim, diye onlara yemin etti.


Çeviri : Şaban Piriş

(20-21) Fakat şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: "Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önlemektir" diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti.


Çeviri : Suat Yıldırım

Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti.


Çeviri : Süleyman Ateş

Ve: «Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim» diye yemin de etti.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Sonra da 'Ben sizin iyiliğiniz için öğüt veriyorum' diye yemin etti.


Çeviri : Ümit Şimşek

Ve onlara, "ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk