90 / BELED - 15

يَتِيمًا ذَا مَقْرَبَةٍ

Orjinal

Yetîmen zâ makrabeh(makrabetin).

1. yetîmen : yetim
2. : sahip
3. makrabetin : yakın, akraba

Çeviri : Transliteral

Yakınlığı olan bir yetîmi.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

yakını olan bir yetimi


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Yakınlığı olan bir yetime


Çeviri : Adem Uğur

Yakınlığı olan yetime (yemek yedirmektir).


Çeviri : Ahmed Hulusi

Akraba yetimleri, dulları doyurmaktır.


Çeviri : Ahmet Tekin

Yakınlığı olan bir yetimi,


Çeviri : Ahmet Varol

Yakın olan bir yetimi,


Çeviri : Ali Bulaç

Akrabalığı olan bir yetime...


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(11-16) Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle âzat etmektir veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(14-16) Yahut, aclik gununde, yakini olan bir oksuzu, yahut topraga serilmis bir yoksulu doyurmaktir.


Çeviri : Bekir Sadak

(14-15-16) Veya açlık gününde (kıtlık zamanında) hısım sayılan bir yetime veya yere serilmiş (bitkin, kimsesiz) bir yoksula yedirmektir.


Çeviri : Celal Yıldırım

(14-16) Yahut açlık gününde yakın olan bir yetimi veya hiçbir şeyi olmayan bir yoksulu doyurmaktır.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.


Çeviri : Diyanet İşleri

(14-16) Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(11-16) Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut aç açık bir yoksulu doyurmaktır.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Akraba bir öksüzü,


Çeviri : Edip Yüksel

Yakınlığı olan bir yetîme


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Yakınlığı olan bir yetime


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Yakınlığı olan bir yetime,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Akraba olan yetimi,


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Yakın olan bir yetimi,


Çeviri : Gültekin Onan

yakınlığı olan bir yetime,


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(14-16) Veya bir açlık gününde akrabâlığı olan bir yetîmi veya toz toprak içinde kalmış bir yoksulu doyurmaktır.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Yakınlığı olan bir yetime,


Çeviri : İbni Kesir

Yakınlık sahibi (akraba) olan yetimi.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Yakın olan bir yetimi.


Çeviri : Kadri Çelik

yakını olan bir yetimi,


Çeviri : Muhammed Esed

(15-16) Karabet sahibi olan bir yetime. Veyahut yerlere serilmiş bir yoksula.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Hısım sayılan bir yetime.


Çeviri : Ömer Öngüt

Yakınlığı olan bir yetimi.


Çeviri : Şaban Piriş

Yakınlığı olan bir yetimi,


Çeviri : Suat Yıldırım

Akrabâ olan yetimi,


Çeviri : Süleyman Ateş

Yakın olan bir yetimi,


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Ya bir yetim akrabaya,


Çeviri : Ümit Şimşek

Yakındaki bir yetimi,


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk