90 / BELED - 4

لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ

Orjinal

Lekad halaknel insâne fî kebed(kebedin).

1. lekad : andolsun ki
2. halaknâ : biz yarattık
3. el insâne : insana
4. fî kebedin : meşakkat, zorluk içinde

Çeviri : Transliteral

Gerçekten de biz insanı sıkıntı içinde yarattık.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

gerçekten biz insanı acı, sıkıntı ve imtihan ile yüklü bir hayat içerisinde yarattık.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.


Çeviri : Adem Uğur

(Andolsun) ki, insanı sıkıntılı aşamalar içinde yarattık!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Ana rahminden ölünceye kadar, sıkıntı, eziyet, mükellefiyet ve binbir güçlüklerle karşı karşıya yarattık biz insanı.


Çeviri : Ahmet Tekin

Andolsun ki, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.


Çeviri : Ahmet Varol

Andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.


Çeviri : Ali Bulaç

Doğrusu biz, insanı bir meşakkat içinde yarattık.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Biz, insanı zorluklar içinde yarattık.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Insanoglunu, zorluklara katlanacak sekilde yarattik.


Çeviri : Bekir Sadak

Ki biz insanı (kendine has) sıkıntı ve zorluk içinde (yaratıp) meydana getirdik.


Çeviri : Celal Yıldırım

(3-4) Ve andolsun babaya (İbrahim'e) ve ondan meydana gelen çocuğa (İsmail'e) ki, biz insanı (hayatında karşılaşacağı) birtakım zorluklar, zahmetler ve sıkıntılar içinde yarattık.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke’ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.


Çeviri : Diyanet İşleri

İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(1-4) Bu beldeye -ki sen bu beldedesin-, babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.


Çeviri : Diyanet Vakfı

İnsanı zorluklar arasında (direnmesi için) yarattık.


Çeviri : Edip Yüksel

Hakikaten biz insanı bir meşakkat içinde yarattık


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

gerçekten Biz insanı bir sıkıntı içinde yarattık.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Biz insanı gerçekten bir sıkıntı içinde yarattık.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Biz insanı birtakım zorluklar, zahmetler ve sıkıntılar içinde yarattık.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.


Çeviri : Gültekin Onan

ki biz insanı, andolsun, meşakkat içinde yaratdık.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(Ki) insanı, gerçekten bir meşakkat içinde (olmak üzere) yarattık.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Biz, insanı gerçekten meşakkat içinde yarattık.


Çeviri : İbni Kesir

Andolsun ki Biz insanı, meşakkat içinde yarattık.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Ki şüphesiz biz insanı bir zorluk içinde yarattık.


Çeviri : Kadri Çelik

Gerçek şu ki, Biz insanı acı, sıkıntı ve imtihan (ile yüklü bir hayat)a gönderdik.


Çeviri : Muhammed Esed

(4-5) Muhakkak ki, Biz insanı elbette bir meşakkat içinde (bulunacağı bir mahiyette) yarattık. Sanıyor mu ki onun üzerine hiçbir kimse güç yetiremiyecek.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Biz insanı zorluklar içinde yarattık.


Çeviri : Ömer Öngüt

İnsanı dosdoğru/dayanıklı olarak yaratmışızdır.


Çeviri : Şaban Piriş

Biz insanı, imtihan ve çile yüklü bir hayata gönderdik.


Çeviri : Suat Yıldırım

Biz insanı zorluk arasında yarattık.


Çeviri : Süleyman Ateş

Andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Biz insanı zorluklar için yarattık.


Çeviri : Ümit Şimşek

Biz insanı gerçekten bir sıkıntı ve zorluk içinde yarattık.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk