85 / BÜRUÇ - 4

قُتِلَ أَصْحَٰبُ ٱلْأُخْدُودِ

Orjinal

Kutile ashâbul uhdûd(uhdûdi).

1. kutile : öldürülürdü
2. ashâbu el uhdûdi : hendeklerin sahipleri

Çeviri : Transliteral

Kahrolsun yerde hendekler kazıp ateşler yakanlar.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Kahrolsun yerde hendekler kazıp müslümanları yakmak için ateş yakanlar.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Kahroldu o hendeğin sahipleri,


Çeviri : Adem Uğur

Öldürüldü o hendek halkı. . .


Çeviri : Ahmed Hulusi

Hendek kazıp mü’minleri hendeklere atarak zulüm ve işkence edenler kahrolsun.


Çeviri : Ahmet Tekin

Kahrolsun o hendek ashabı. [2]


Çeviri : Ahmet Varol

Kahrolsun Ashab-ı Uhdud


Çeviri : Ali Bulaç

(Eski devirlerde müminlere çeşitli eziyetler yapan ve) Ashab-ı Uhdûd (diye adlanan kavim lânet edildiği gibi, Mekke müşrikleri de) lânetlenmiştir.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(4-5) Kahrolsun! Ateşi olan o çukuru kazanlar.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(4-7) Hazirladiklari hendekleri, tutusturulmus atesle doldurarak onun cevresinde oturup, inanmis kimselere dinlerinden donmeleri icin yaptiklari iskenceleri seyredenlerin cani ciksin!


Çeviri : Bekir Sadak

Uhdûdlular lanetlendiler..


Çeviri : Celal Yıldırım

(1-5) Kendinde burçlar (takımyıldızlar) taşıyan göğe, o vaad edilen güne (kıyamete), şahit olana (görene) ve şahit olunana (görülene) andolsun ki, (inananları yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar kahrolmuş ve lanetlenmiştir.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(3-5) Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü’minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lânetlenmiştir.


Çeviri : Diyanet İşleri

(4-7) Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(1-7) Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Kanyon halkına yazıklar olsun.


Çeviri : Edip Yüksel

Tel'ıyn edildi sahibleri o uhdudun


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

o hendek sahiplerine la'net edildi.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Kahroldu o hendeğin sahipleri,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Hendekleri hazırlayanların canı çıksın.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Kahrolsun Ashab-ı Uhdud.


Çeviri : Gültekin Onan

(4-5) tutuşdurucu (malzeme ile hazırladıkları) o ateş hendeklerin saahibleri gebertilmişdir.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(4-5) (Ki mü’minlere işkence yapan) o Ashâb-ı Uhdûd, çırayla tutuşturulmuş o (çok şiddetli) ateş (hendeklerinin sâhibleri) kahrolsun!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Uhdud ashabının canı çıksın,


Çeviri : İbni Kesir

Hendeklerin sahipleri helâk edildi.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Lanet olsun O hendek sahiplerine (Ashab-ı Uhdûd'a).


Çeviri : Kadri Çelik

Onlar (yalnızca) kendilerini yok ederler, o çukuru hazırlayanlar,


Çeviri : Muhammed Esed

(3-4) Ve şehâdet eden ve şehâdet olunana. Hendeklerin sahipleri mel'un bulunmuştur.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Kahrolsun o hendeğin sahipleri!


Çeviri : Ömer Öngüt

Kahrolsun hendek sahipleri!


Çeviri : Şaban Piriş

(4-5) Tıpkı kahrolası Ashab-ı uhdud’un, o tutuşturulmuş ateşle dolu hendeği hazırlayanların mel’un oldukları gibi...


Çeviri : Suat Yıldırım

Ki kahroldu o hendeğin adamları


Çeviri : Süleyman Ateş

Kahrolsun Ashab-ı Uhdûd


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Uhdud Ashabı kahrolsun!


Çeviri : Ümit Şimşek

Ki gebertildi o hendekçi grup/o kamçıları hendek gibi iz bırakan herifler,


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk