85 / BÜRUÇ - 5

ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ

Orjinal

Ennâri zâtil vekûd(vekûdi).

1. en nâri : ateş
2. zâti : sahip oldu
3. el vakûdi : yakacak, yakıt

Çeviri : Transliteral

Öylesine ateş ki odunları var.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Öylesine ateş ki, alev alev yanar.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

O çıralı ateşin,


Çeviri : Adem Uğur

O çıralı ateşte.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Yığın yığın odunlarla ateş yıkıp işkence edenler kahrolsun.


Çeviri : Ahmet Tekin

Tutuşturucu yakıt dolu ateş (hendeğinin)


Çeviri : Ahmet Varol

'Tutuşturucu yakıt dolu o ateş,'


Çeviri : Ali Bulaç

İşkenceleri (Uhdûd’un), alevli ateştendi.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(4-5) Kahrolsun! Ateşi olan o çukuru kazanlar.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(4-7) Hazirladiklari hendekleri, tutusturulmus atesle doldurarak onun cevresinde oturup, inanmis kimselere dinlerinden donmeleri icin yaptiklari iskenceleri seyredenlerin cani ciksin!


Çeviri : Bekir Sadak

Alev alev yanan ateş,


Çeviri : Celal Yıldırım

(1-5) Kendinde burçlar (takımyıldızlar) taşıyan göğe, o vaad edilen güne (kıyamete), şahit olana (görene) ve şahit olunana (görülene) andolsun ki, (inananları yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar kahrolmuş ve lanetlenmiştir.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(3-5) Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü’minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lânetlenmiştir.


Çeviri : Diyanet İşleri

(4-7) Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(1-7) Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Tutuşturulmuş ateşin-


Çeviri : Edip Yüksel

O çıralı ateşin


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

O çıralı ateş sahiplerine.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

O çıralı ateşin,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Bol yakıtı olan ateşi oralara dolduranların.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

'Tutuşturucu yakıt dolu o ateş',


Çeviri : Gültekin Onan

(4-5) tutuşdurucu (malzeme ile hazırladıkları) o ateş hendeklerin saahibleri gebertilmişdir.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(4-5) (Ki mü’minlere işkence yapan) o Ashâb-ı Uhdûd, çırayla tutuşturulmuş o (çok şiddetli) ateş (hendeklerinin sâhibleri) kahrolsun!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Tutuşturucu ateşlerle,


Çeviri : İbni Kesir

(İçi) yakıt dolu ateşin (sahipleri).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Tutuşturucu yakıt dolu o ateş ehline!


Çeviri : Kadri Çelik

(imana ermiş olanlara karşı) şiddetle yanan ateş (çukurunu)!


Çeviri : Muhammed Esed

(5-6) Şiddetli tutuşturulmuş ateş (sahipleri). O vakit ki, onlar onun üzerine oturucu idiler.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Tutuşturulmuş o ateşin.


Çeviri : Ömer Öngüt

Tutuşturulmuş ateş,


Çeviri : Şaban Piriş

(4-5) Tıpkı kahrolası Ashab-ı uhdud’un, o tutuşturulmuş ateşle dolu hendeği hazırlayanların mel’un oldukları gibi...


Çeviri : Suat Yıldırım

O yakıt doldurulup tutuşturulmuş ateş (hendeğinin adamları)!


Çeviri : Süleyman Ateş

'Tutuşturucu yakıt dolu o ateş,'


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

(5-6) Tutuşturdukları ateşle dolu hendeklerin karşısına otururlar,


Çeviri : Ümit Şimşek

O tutuşturulan ateşin adamları,


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk