6 / ENAM - 161

قُلْ إِنَّنِى هَدَىٰنِى رَبِّىٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ دِينًا قِيَمًا مِّلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

Orjinal

Kul innenî hedânî rabbî ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin) dînen kıyamen millete ibrâhîme hanîfâ(hanîfen), ve mâ kâne minel muşrikîn(muşrikîne).

1. kul : de, söyle
2. inne-nî : muhakkak ki beni
3. hedâ-ni : beni hidayete erdirdi, hidayet etti
4. rabbî : Rabbim
5. ilâ sırâtın mustekîmin : Sıratı Mustakîm'e
6. dînen : bir dîn
7. kıyamen : kıyamete kadar ayakta kalan, kalacak olan
8. millete : topluluk, dîn
9. ibrâhîme : İbrâhîm
10. hanîfen : hanîf olarak, tek Allah'a inanarak
11. ve mâ kâne : ve olmadı
12. min el muşrikîne : müşriklerden, Allah'a şirk koşanlardan

Çeviri : Transliteral

De ki: Şüphe yok, Rabbim, beni doğru yola sevketti, İbrahîm'in tek Tanrı tanıyan dosdoğru dinine hidâyet etti ve o, hiçbir zaman şirk koşanlardan değildi.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: “Bakın benim Rabbim beni, düzgün ve saf bir inanç aracılığı ile dosdoğru bir yola; her türlü batıldan uzak durarak Allah'tan başka şeylere ilahlık yakıştırmayan İbrahim'in yoluna yöneltti.”


Çeviri : Abdullah Parlıyan

De ki: Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine iletti. O, ortak koşanlardan değildi.


Çeviri : Adem Uğur

De ki: "Muhakkak ki Rabbim beni, sırat-ı müstakime hidâyet etti. . . Yürürlükte olan değişmez Din'e, hanîf olan İbrahim'in milletine. . . (O) müşriklerden olmadı. "


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Rabbim beni doğru, muhkem, güvenli yola, İslâmî hayata iletti. Dosdoğru dine, şeriata, medeniyete, tevhide ve Hakka yönelik İbrâhim’in dinine, sünnetine, İslâm dinine iletti. O, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşan gizli şirki yaşayan, başka otoriteler de kabul eden müşriklerden, putperestlerden değildi.' de.


Çeviri : Ahmet Tekin

De ki: 'Şüphesiz, Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, tevhid inancı üzere olan İbrahim'in dinine iletti. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi.'


Çeviri : Ahmet Varol

De ki: "Rabbim gerçekten beni doğru yola iletti, dimdik duran bir dine, İbrahim'in hanif (muvahhid) dinine... O, müşriklerden değildi."


Çeviri : Ali Bulaç

De ki: “-Beni, Rabbim, şüphesiz dosdoğru bir yola hidayet buyurdu; O, öyle bir din ki, gayet sağlam ve devamlı, İbrahim’in Hakka yönelmiş tevhid dini; ve O (İbrahim), hiç bir zaman müşriklerden olmadı.”


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

De ki: “Rabbim beni dosdoğru yola, dosdoğru dine, Hanîf olan İbrâhim'in dinine iletmiştir. İbrâhim, ortak koşanlardan değildi.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

«Şuphesiz Rabbim beni dogru yola, gercek dine, dogruya yonelen ve puta tapanlardan olmayan Ibrahim'in dinine iletmistir» de.


Çeviri : Bekir Sadak

De ki: Doğrusu Rabbim beni dosdoğru yola, ibrahim'in dimdik ayakta duran, bâtıldan uzak, tamamiyle Hakk'a yönelmiş (Hanîf) dinine eriştirmiştir. Ve O hiçbir zaman müşriklerden olmadı'.


Çeviri : Celal Yıldırım

De ki: “Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine iletti. O, (hiçbir zaman) Allah'tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlardan olmadı.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

De ki: “Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.”


Çeviri : Diyanet İşleri

'Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, gerçek dine, doğruya yönelen ve puta tapanlardan olmayan İbrahim'in dinine iletmiştir' de.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

De ki: Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine iletti. O, ortak koşanlardan değildi.


Çeviri : Diyanet Vakfı

De ki: “Efendim beni dosdoğru olan yola iletmiş bulunuyor: tek tanrılı olan İbrahim’in mükemmel dinine… O, ortak koşanlardan olmadı.”


Çeviri : Edip Yüksel

De ki: beni, rabbım şeksiz dosdoğru bir yola hidâyet buyurdu, doğru payidâr bir dine, başka dinlerden sıyrılıb sâde hakka müteveccih haniyf olan İbrâhimin milletine ki o hiç bir zaman müşriklerden olmadı


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: «Beni Rabbim, şüphesiz dosdoğru bir yola, gerçek ve daima ayakta olan bir dine, başka dinlerden sıyrılıp yalnız hakka yönelen İbrahim'in tertemiz dinine iletti. O, hiçbir zaman Allah'a ortak koşanlardan olmadı.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

De ki: Rabbim, beni doğru yola iletti. Dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine. O, ortak koşanlardan değildi.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

De ki; «Rabbim beni doğru yola, insanların tüm ihtiyaçlarına cevap veren dine, Allah'ın birliğine inanan ve O'na ortak koşanlardan olmayan İbrahim'in inanç sistemine iletti.»


Çeviri : Fizilal-il Kuran

De ki: "Rabbim gerçekten beni doğru yola iletti, dimdik duran bir dine, İbrahim'in hanif dinine... O, müşriklerden değildi."


Çeviri : Gültekin Onan

(Şöyle) de: «Şübhesiz ben (oyum ki) Rabbim beni dosdoğru bir yola, dimdik ayakda duran bir dîne, İbrâhîmin Hakka yönelmiş (tevhîd) dînine iletmişdir. O, (hiç bir zaman Allaha) eş koşanlardan değildi».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

De ki: 'Şübhesiz ki ben, Rabbim beni dosdoğru bir yola hidâyet etti. Doğru bir dîne, Hanîf (hakka yönelmiş) olan İbrâhîm’in dînine! Hâlbuki (o, sizin gibi) müşriklerden değildi!'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

De ki: Şüphesiz Rabbım, beni dosdoğru yola iletti. Hanif olan İbrahim'in dinine. Ve o, müşriklerden olmadı.


Çeviri : İbni Kesir

“Muhakkak ki; Rabbim, beni hanif olarak Sıratı Mustakîm'e, kıyâmete kadar ayakta kalacak olan Hz. İbrâhîm'in milletinin dînine hidayet etti.” de. Ve o, müşriklerden olmadı.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

De ki: “Rabbim gerçekten beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine hidayet buyurdu. O, (İbrahim asla) ortak koşanlardan değildi.”


Çeviri : Kadri Çelik

De ki: "Bakın, Rabbim beni düzgün ve saf bir itikad aracılığıyla dosdoğru bir yola yöneltti; her türlü batıldan uzak durarak Allahtan başka şeye ilahlık yakıştıranlardan olmayan İbrahimin yoluna".


Çeviri : Muhammed Esed

De ki, «Şüphe yok ki Rabbim beni müstakim bir yola, dosdoğru bir dine, İbrahim'in Hanîf olan milliyetine hidâyet buyurdu. Ve o, müşriklerden olmuş değildi.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: Şüphesiz ki Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine iletti. O müşriklerden değildi.


Çeviri : Ömer Öngüt

De ki: -Rabbim beni, dosdoğru yola, gerçek olan ve daimi olan dine, Müşriklerden olmayan İbrahim’in Hanif yoluna iletti.


Çeviri : Şaban Piriş

De ki: Rabbim beni doğru yola, İbrâhim’in dimdik ayakta duran, batıldan uzak, tamamen Hakka yönelmiş tevhid dinine iletti. O, asla müşriklerden olmamıştı.


Çeviri : Suat Yıldırım

De ki: "Rabbim beni doğru yola iletti. Dosdoğru dine, Allâh'ı birleyen İbrâhim'in dinine. O, ortak koşanlardan değildi."


Çeviri : Süleyman Ateş

De ki: «Rabbim gerçekten beni doğru bir yola iletti, dimdik duran bir dine, İbrahim'in hanif (muvahhid) dinine... O müşriklerden değildi.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

De ki: Rabbim beni dosdoğru bir yola iletti-bâtıldan uzaklaşarak hakka yönelmiş olan İbrahim'in sapasağlam dinine ki, o hiçbir zaman müşriklerden olmamıştı.


Çeviri : Ümit Şimşek

De ki: "Beni, dosdoğru yola Rabbim iletmiştir. Güçlü, pürüzsüz bir dine, hanîf olan İbrahim'in milletine. Müşriklerden değildi o."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk