21 / ENBİYA - 15

فَمَا زَالَت تِّلْكَ دَعْوَىٰهُمْ حَتَّىٰ جَعَلْنَٰهُمْ حَصِيدًا خَٰمِدِينَ

Orjinal

Fe mâ zâlet tilke da’vâhum hattâ cealnâhum hasîden hâmidîn(hâmidîne).

1. fe mâ zâlet : böylece bitmedi (devam etti)
2. tilke : bu
3. da'vâ-hum : onların duaları
4. hattâ : olana kadar, olmadıkça
5. ceal-nâ : biz kıldık
6. hum : onlar
7. hasîden : hasat ederek, kökünden kopararak
8. hâmidîne : sönmüş hale gelmiş olanlar

Çeviri : Transliteral

Onları kesilmiş bir ot, ateşi yanıp bitmiş bir kül yığını haline getirinciye dek sözleri, ancak budur işte.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Bu mırıldanmaları sürüp giderken, biz onları biçilmiş ekin gibi yaptık, sönüp gittiler.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Biz kendilerini, kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu feryatları sürüp gider.


Çeviri : Adem Uğur

Onların bu iddiaları sürüp gitti. . . Tâ ki biz onları biçilmiş ekin ve sönmüş ateşe döndürene kadar.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Biz onları biçilmiş bir ekin ve sönen ocaklar haline getirinceye kadar, onların bu itirafları sürüp gider.


Çeviri : Ahmet Tekin

Bu haykırmaları biz onları biçilmiş ekin ve sönmüş kül yığını haline getirinceye kadar kesilmedi.


Çeviri : Ahmet Varol

Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.


Çeviri : Ali Bulaç

Biz, onları, sönmüş kül yığını olarak biçilmiş bir ekin haline getirinceye kadar, hep sözleri bu feryad olmuştur.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Biz, kendilerini kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateş külüne çevirinceye kadar, bu feryatları sürüp gider.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Biz onlari bicilmis ot ve bir yigin kul haline getirinceye kadar haykirmalari devam etti.


Çeviri : Bekir Sadak

Onların biçilmiş ot, sönüp bir yığın kül haline gelinceye kadar hayıflanıp söylenmeleri böyle oldu.


Çeviri : Celal Yıldırım

Onların bu feryatları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş bir ateş (kül) haline getirinceye kadar devam etti.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.


Çeviri : Diyanet İşleri

Biz onları biçilmiş ot ve bir yığın kül haline getirinceye kadar haykırmaları devam etti.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Biz kendilerini, kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu feryatları sürüp gider.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Onları biçip tüketinceye kadar bu yalvarışlarını tekrarlayıp duracaklar.


Çeviri : Edip Yüksel

Artık bütün davaları bu oldu kaldı, nihayet onları öyle yapdık ki biçildiler, söndüler


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Artık olanca feryatları bu oldu kaldı. Neticede onları öyle yaptık ki, biçildiler, söndüler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Biz, onları biçilmiş bir ekin ve bir yığın kül haline getirinceye kadar hep sözleri bu feryad olmuştur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar böyle vahlanıp dururken biz kendilerini biçilmiş ekinler gibi cansız yere seriverdik.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.


Çeviri : Gültekin Onan

Nihayet biz onları biçilmiş bir ot, ocakları sönmüş (bir kül yığını) haaline getirinceye kadar dâima feryadları bu (söz) olmuşdur.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Artık biz onları, biçilmiş (ekin) ve sönmüş (ateşe dönen) kimseler hâline getirinceye kadar, duâları bu (feryâd) olmakta devâm etti.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Bu haykırmaları devam edip dururken Biz; onları, biçilmiş bir ot, sönmüş bir ocak haline getirdik.


Çeviri : İbni Kesir

Böylece onların bu davaları (şikâyetleri); Biz onları, biçilmiş ekin (gibi) sönmüş hale getirinceye (ölünceye) kadar bitmedi.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin ve sönmüş ateş durumuna getirinceye kadar da son bulmadı.


Çeviri : Kadri Çelik

Ve bu yakınmaları, Biz kendilerini biçilmiş bir tarlaya (ya da) bir kül yığınına çevirinceye kadar sürüp giderdi.


Çeviri : Muhammed Esed

Artık onların bütün çağırmaları, bundan başka olmadı. Tâ ki onları biçilmiş, sönmüş kimseler kıldık.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Biz onları kuruyup biçilmiş ekin haline, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu haykırmaları sürüp gitti.


Çeviri : Ömer Öngüt

Bu haykırışları devam edip dururken, biz onları biçilmiş ekine, sönmüş ocağa çevirdik.


Çeviri : Şaban Piriş

Bu feryatları sürüp gitti. Nihayet onları öyle yaptık ki biçildiler, sönüp kül oldular...


Çeviri : Suat Yıldırım

Bu mırıldanmaları sürüp giderken biz onları, biçilmiş (ekin gibi) yaptık, sönüp gittiler.


Çeviri : Süleyman Ateş

Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Biz onları kökten biçip ocaklarını söndürünceye kadar böylece feryat edip durdular.


Çeviri : Ümit Şimşek

Bu davaları sürüp giderken biz onları kökten biçiverdik, sönüp silindiler.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk