25 / FURKAN - 66

إِنَّهَا سَآءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا

Orjinal

İnnehâ sâet mustekarren ve mukâmâ(mukâmen).

1. inne-hâ : muhakkak ki o
2. sâet : kötü oldu
3. mustekarren : karar kılınan yer, karargâh
4. ve mukâmen : ve ikâmet edilen yer (ikâmet yeri)

Çeviri : Transliteral

Gerçekten de orası, karâr edilecek ne kötü yerdir, durulacak ne kötü yurt.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Gerçekten de o cehennem, ne kötü bir yer ve ne kötü bir duraktır.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!


Çeviri : Adem Uğur

"Muhakkak ki o yanma durağı ve makamı çok kötüdür!"


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir' diyenlerdir.


Çeviri : Ahmet Tekin

'Doğrusu orası çok kötü bir karargah ve çok kötü bir kalış yeridir' (derler).


Çeviri : Ahmet Varol

"Şüphesiz o, ne kötü bir karargah ve ne kötü bir konaklama yeridir."


Çeviri : Ali Bulaç

Doğrusu o, ne kötü bir karargâh, ne kötü makamdır!”


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Gerçekten, orası ne kötü bir yer ve ne kötü bir duraktır!


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(65-66) Onlar, «Rabbimiz! Bizden cehennem azabini uzaklastir; dogrusu onun azabi surekli ve acidir. Orasi suphesiz kotu bir yer ve kotu bir duraktir» derler.


Çeviri : Bekir Sadak

Şüphesiz ki orası kötü bir karargâh ve fena bir eyleşim yeridir.


Çeviri : Celal Yıldırım

(65-66) Onlar, şöyle yakarırlar: “Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı ebedi bir felakettir! Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.”


Çeviri : Diyanet İşleri

(65-66) Onlar, 'Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır; doğrusu onun azabı sürekli ve acıdır. Orası şüphesiz kötü bir yer ve kötü bir duraktır' derler.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!


Çeviri : Diyanet Vakfı

“O kötü bir durak ve kötü bir yerdir.”


Çeviri : Edip Yüksel

Filhakıka o ne kötü makarr, ne kötü makam


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Gerçekten o ne kötü durulacak bir yer; ne kötü bir ikametgah!» derler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Orası cidden ne kötü bir uğrak, ne kötü bir konaktır.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Orası ne fena bir konut ve ne fena bir barınaktır.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Şüphesiz o, ne kötü bir karargah ve ne kötü bir konaklama yeridir."


Çeviri : Gültekin Onan

«Hakıykat o, ne kötü bir karargâh ve ikaametgâhdır».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Gerçekten orası ne kötü bir karargâh ve (ne kötü) bir ikametgâhtır!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Muhakkak ki o, ne kötü bir karargah ve konaklama yeridir.


Çeviri : İbni Kesir

Muhakkak ki o, kötü bir karargâh, kötü bir ikâmet yeridir.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Şüphesiz o pek kötü bir karargâh ve pek kötü bir konaklama yeridir.


Çeviri : Kadri Çelik

gerçekten, o ne kötü bir yer, o ne kötü bir durak!"


Çeviri : Muhammed Esed

Filhakika o (cehennem) pek kötü bir karargâh, bir ikametgâhtır.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

“Orası ne kötü bir yer, ne kötü bir konaktır!”


Çeviri : Ömer Öngüt

Orası ne kötü bir karargah ve konaklama yeridir.


Çeviri : Şaban Piriş

(65-66) "Ey Ulu Rabbimiz, derler, cehennem azabını bizden uzaklaştır. Zira onun azabı tahammülü zor, ömür tüketen bir derttir. Ne kötü bir varış yeri, ne fena bir yerleşim yeridir orası!"


Çeviri : Suat Yıldırım

"Orası ne kötü bir karargâh ve ne kötü bir makâmdır!"


Çeviri : Süleyman Ateş

«Şüphesiz o, ne kötü bir karargâh ve ne kötü bir konaklama yeridir.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Ne kötü bir durak, ne kötü bir konaktır orası!'


Çeviri : Ümit Şimşek

Ne kötü bir durak yeridir o, ne kötü bir dinlenme yeri!


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk