41 / FUSSİLET - 35

وَمَا يُلَقَّىٰهَآ إِلَّا ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَمَا يُلَقَّىٰهَآ إِلَّا ذُو حَظٍّ عَظِيمٍ

Orjinal

Ve mâ yulakkâhâ illâllezîne saberû, ve mâ yulakkâhâ illâ zû hazzın azîm(azîmin).

1. ve mâ yulakkâ-hâ : ve kavuşturulmaz, ulaştırılmaz
2. illâ : ancak, sadece
3. ellezîne : ki onlar
4. saberû : sabredenler
5. : sahip
6. hazzın azîmin : hazzül azîm, en büyük haz

Çeviri : Transliteral

Bu huy, sabredenlerden başkasına verilmez ve akıldan, tedbîrden büyük bir hisseye sâhip olmayanlara bu huy, nasîp olmaz.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Bu güzel davranış ve duyguya, ancak öfkesine engel olmak ve eziyetlere katlanmak suretiyle sabreden kimse elde eder. Bu güzel davranışı ancak akıl, tedbir, hayır ve mutluluktan bol nasibi olan elde eder.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Buna (bu güzel davranışa) ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak (hayırdan) büyük nasibi olan kimse kavuşturulur.


Çeviri : Adem Uğur

(Bu özelliğe) sadece sabredenler kavuşturulur. . . (Bu sabıra da) sadece büyük nasip sahipleri kavuşturulur.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Bu güzel davranışa, bu olgunluğa ancak sabrederek mücadeleye devam edenler, sabrı huy edinenler kavuşturulur, bu olgunluğa büyük kabiliyetleri olanlar, büyük lütuflara mazhar olanlar kavuşturulur.


Çeviri : Ahmet Tekin

Buna ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak büyük bir pay sahibi olan kavuşturulur.


Çeviri : Ahmet Varol

Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz.


Çeviri : Ali Bulaç

İyilikle, kötülüğü önleme hasletine ancak sabredenler kavuşturulur. Buna (cennetde) büyük mükâfatı olan ancak kavuşturulur.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Buna ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak büyük nasibi olan kimse kavuşturulur.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Bu, ancak sabredenlere vergidir; bu ancak o buyuk hazzi tadanlara, vergidir.


Çeviri : Bekir Sadak

Buna (bu güzel davranış ve duyguya) ancak sabredenler erişebilir ve buna ancak büyük pay sahibi olan kavuşabilir.


Çeviri : Celal Yıldırım

Bu (kötülüğe iyilikle karşılık verme) davranışına ancak sabredenler kavuşturulur. Ayrıca buna ancak (hayırdan ve olgunluktan) büyük payı olanlar kavuşturulur.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak (hayırdan ve olgunluktan) büyük payı olanlar kavuşturulur.


Çeviri : Diyanet İşleri

Bu, ancak sabredenlere vergidir; bu ancak o büyük hazzı tadanlara vergidir.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Buna (bu güzel davranışa) ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak (hayırdan) büyük nasibi olan kimse kavuşturulur.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Bu duruma ancak dirençli olanlar eriştirilir. Bu duruma ancak alabildiğine şanslı olanlar ulaştırılır.


Çeviri : Edip Yüksel

O rütbeye ise ancak sabredenler kavuşturulur ve o rütbeye ancak büyük bir hazz sahibi olan kavuşturulur


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

O rütbeye ise ancak sabredenler kavuşturulur ve o rütbeye ancak (fazilette) büyük pay sahibi olan kavuşturulur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Bu olgunluğa ancak sabredenler kavuşturulur, buna ancak hayırdan büyük bir pay sahibi olan kavuşturulur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Bu haslete ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak hayırda büyük pay sahibi olan kimse kavuşturulur.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Buna da sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz.


Çeviri : Gültekin Onan

Bu (en güzel haslete) sabredenlerden başkası kavuşdurulmaz. Buna büyük bir hazza mâlik olandan gayrisi erişdirilmez.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Buna (bu güzel haslete) ise ancak sabredenler eriştirilir ve buna ancak (hayırdan yana) büyük bir nasîbi olanlar eriştirilir.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Bu, ancak sabredenlere vergidir. Ve buna ancak o büyük hazzı tadanlar kavuşturulur.


Çeviri : İbni Kesir

Ona (kötülüğü iyilikle karşılama hasletine), sabredenlerden ve hazzul azîm (en büyük haz) sahiplerinden başkası ulaştırılmaz.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Buna da sabredenlerden başkası kavuşturulamaz ve buna büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da eriştirilemez.


Çeviri : Kadri Çelik

Ama (bu mazhariyet) sadece sıkıntıya karşı sabredenlere verilmiştir; yalnızca (faziletten) en büyük payı almış olanlara verilmiştir.


Çeviri : Muhammed Esed

Ve bunu (böyle bir tavsiyeyi) sabredenlerden başkası telakki edemez ve bunu pek büyük bir nâsip sahibi olandan başkası kabul edip yüklenemez.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Buna (bu güzel haslete) ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak büyük nasibi olan kimse eriştirilir.


Çeviri : Ömer Öngüt

Buna sabredenlerden başkası ulaşamaz. Buna, büyük hazzı tadanlardan başkası ulaşamazlar.


Çeviri : Şaban Piriş

Ama kötülüğe karşı iyilik hasleti, ancak sabredenlerin kârıdır, faziletten yana nasibi bol olanların kârıdır.


Çeviri : Suat Yıldırım

Bu (kötülüğü iyilikle savma olgunluğu)na ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak büyük şansı olan kavuşturulur.


Çeviri : Süleyman Ateş

Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Fakat buna ancak sabredenler erişir. Buna erişenler de büyük bir nasip sahibi olanlardır.


Çeviri : Ümit Şimşek

Böyle bir tavra, sabredenlerden başkası ulaştırılmaz. Böyle bir tavra, büyük nasip sahibinden başkası ulaştırılmaz.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk