15 / HİCR - 5

مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ

Orjinal

Mâ tesbiku min ummetin ecelehâ ve mâ yeste’hırûn(yeste’hırune).

1. : olmadı
2. tesbiku : öne geçer, öne alır
3. min ummetin : bir ümmet(ten)
4. ecele-hâ : onun eceli, onun için tayin edilen zaman dilimi
5. ve mâ : ve şey
6. yeste'hırûne : tehir eder (erteler, geciktirir)

Çeviri : Transliteral

Hiçbir ümmet, ne helâk edileceği zamânı mukadder vaktinden öne alabilir, ne de onu geciktirebilir.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ve zaten hiçbir toplum, kendisi için belirlenmiş bir sürenin bitmesini öne alamayacağı gibi, erteleyemez de.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Hiçbir millet, ecelinin önüne geçemez, ve onu geciktiremez.


Çeviri : Adem Uğur

Hiçbir topluluk ecelini ne öne çekebilir, ne de erteleyebilir.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Hiçbir millet belirlenmiş vadeden önce helâk olmaz, vadelerini erteleyemezler de.


Çeviri : Ahmet Tekin

Hiçbir millet ecelini ne öne alabilir ne de onu geriye bırakabilirler.


Çeviri : Ahmet Varol

Hiç bir ümmet, kendi ecelini ne öne alabilir, ne de onlar ertelenebilirler.


Çeviri : Ali Bulaç

Hiç bir ümmet, ne ecelinin önüne geçebilir, ne de onu geciktirebilir.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Hiçbir millet, kendi ecelini ne ileri alabilir ne de geciktirebilir.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Hicbir ummet kendi suresini one de alamaz, geciktiremez de.


Çeviri : Bekir Sadak

Hiç bir ümmet ecelinin ne önüne geçebilir, ne de ondan geri kalabilir.


Çeviri : Celal Yıldırım

Hiç bir ümmet ecelinin ne önüne geçebilir ne de ondan geri kalabilir.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.


Çeviri : Diyanet İşleri

Hiçbir ümmet kendi süresini öne alamaz, geciktiremez de.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Hiçbir millet, ecelinin önüne geçemez, ve onu geciktiremez.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Hiçbir toplum belirlenmiş süresini ne geçebilir, ne de gerisinde kalır.


Çeviri : Edip Yüksel

Hiç bir ümmet ecelini ne sebkeder ne de geriletebilirler


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Hiçbir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Hiçbir millet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Hiçbir millet ne yokoluş gününü öne alabilir ve ne de yaşama süresini aşabilir.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Hiç bir ümmet kendi ecelini ne öne alabilir, ne de onlar ertelenebilirler.


Çeviri : Gültekin Onan

Hiçbir ümmet ne ecelinin önüne geçebilir, ne de onlar (bunu) gecikdirebilirler.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Hiçbir ümmet, ne ecelinin önüne geçebilir, ne de (ondan) geri kalabilir.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Hiç bir ümmetin süresi öne geçmez, geciktiremezler de.


Çeviri : İbni Kesir

Hiçbir ümmet, ecelini evvele alamaz ve tehir edemez (geciktiremez, sonraya alamaz).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Hiç bir ümmet, kendi ecelinden ne öne geçebilir ve ne de ondan geri kalabilirler.


Çeviri : Kadri Çelik

(Ve zaten) hiçbir ümmet kendisi için belirlenmiş sürenin bitimini öne alamayacağı gibi erteleyemez de.


Çeviri : Muhammed Esed

Hiçbir ümmet, ecelini ne geçebilir ve ne de geciktirebilirler.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Hiçbir millet ne süresini geçebilir, ne de ondan geri kalır.


Çeviri : Ömer Öngüt

Hiç bir ümmet ecelinin önüne geçemez ve erteleyemez.


Çeviri : Şaban Piriş

Hiç bir ümmet vaadesini ne öne alabilir, ne erteleyebilir.


Çeviri : Suat Yıldırım

Hiçbir millet ne süresini geçebilir, ne de (ondan) geri kalır (her kavim mutlaka, kendileri için belirtilmiş sürede helâk olur).


Çeviri : Süleyman Ateş

Hiç bir ümmet, kendi ecelini ne öne alabilir, ne de onlar ertelenebilirler.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Hiçbir millet, ecelini ne öne alabilir, ne geriye atabilir.


Çeviri : Ümit Şimşek

Hiçbir ümmet kendisi için belirlenen sürenin ne önüne geçebilir ne de o süreyi geriletebilir.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk