15 / HİCR - 55

قَالُوا۟ بَشَّرْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْقَٰنِطِينَ

Orjinal

Kâlû beşşernâke bil hakkı fe lâ tekun minel kânıtîn(kânıtîne).

1. kâlû : dediler
2. beşşernâ-ke : biz seni müjdeledik
3. bi el hakkı : hak ile, gerçekle
4. fe lâ tekun : öyleyse sen olma
5. min el kânıtîne : ümidi kesenlerden

Çeviri : Transliteral

Sana öyle bir müjde veriyoruz ki gerçektir bu, sakın ümîdini kesenlerden olma demişlerdi.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

“Sana öyle bir müjde veriyoruz ki, bu gerçektir, sakın ümidini kesenlerden olma!” demişlerdi.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Sana gerçeği müjdeledik, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma! dediler.


Çeviri : Adem Uğur

Dediler ki: "Seni Hak olarak müjdeliyoruz! Sakın ümitsizliğe düşme!"


Çeviri : Ahmed Hulusi

Melekler:'Seni kesinlik kazanan bir hakikatle, doğru bir haberle müjdeledik. Sakın ümitsizliğe düşenlerden olma.' dediler.


Çeviri : Ahmet Tekin

'Seni hak ile müjdeledik. Şu halde ümit kesenlerden olma' dediler.


Çeviri : Ahmet Varol

Dediler ki: "Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma."


Çeviri : Ali Bulaç

Onlar: “- Seni hak ve gerçekle müjdeledik, onun için Allah’ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma” dediler.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Melekler, “Sana gerçeği müjdeledik, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma!” dediler.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

«eni gercekten mujdeliyoruz, umutsuzlardan olma» demislerdi.


Çeviri : Bekir Sadak

Dediler ki: «Seni hak ile müjdeledik. Artık sen ümitsizlerden olma !»


Çeviri : Celal Yıldırım

“Sana bu müjdeyi gerçeğe dayanarak veriyoruz, sakın umutsuzlardan olma!” dediler.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma” dediler.


Çeviri : Diyanet İşleri

'Seni gerçekten müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma' demişlerdi.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Sana gerçeği müjdeledik, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma! dediler.


Çeviri : Diyanet Vakfı

“Sana gerçeği müjdeledik, umudunu kesme“ dediler.


Çeviri : Edip Yüksel

Seni dediler: emri hakkile tebşir ettik, onun için ümidi kesenlerden olma


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar: «Biz seni gerçek şeyle müjdeledik; onun için ümidini kesenlerden olma!» dedi.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Melekler: «Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah'ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma!» dediler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar dediler ki «Sana bu müjdeyi gerçeğe dayanarak veriyoruz, sakın umutsuzlardan olma.»


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Dediler ki: "Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma."


Çeviri : Gültekin Onan

Dediler: «Seni hak olarak muştuluyoruz. O halde ümîdini kesenlerden olma».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(Melekler:) 'Seni hak ile (muhakkak olacak bir şeyle) müjdeledik; onun için ümîdi kesenlerden olma!' dediler.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Dediler ki: Seni gerçekten müjdeliyoruz, öyleyse ümidini kesenlerden olma.


Çeviri : İbni Kesir

“Biz seni hak ile müjdeledik. Artık 'ümit kesenler'den olma.” dediler.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Dediler ki: “Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse ümitsizliğe düşenlerden olma.”


Çeviri : Kadri Çelik

"Seni gerçekleşmesi kaçınılmaz olan bir şeyle müjdeliyoruz; onun için sakın umut kesenlerden olma!" dediler.


Çeviri : Muhammed Esed

Dediler ki: «Seni hak ile müjdeledik, artık sen ümitsizliğe düşmüş olanlardan olma.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: “Sana hakkı müjdeledik, sakın ümit kesenlerden olma!”


Çeviri : Ömer Öngüt

-Seni gerçekten müjdeliyoruz. Ümitsizliğe düşenlerden olma! dediler.


Çeviri : Şaban Piriş

"Sana gerçeği müjdeledik, onun için ümit kesenlerden olma!" dediler.


Çeviri : Suat Yıldırım

"Sana gerçeği müjdeledik, umut kesenlerden olma!" dediler.


Çeviri : Süleyman Ateş

Dediler ki: «Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Biz seni hak ile müjdeliyoruz,' dediler. 'Sakın ümit kesenlerden olma.'


Çeviri : Ümit Şimşek

Dediler: "Hakk'a dayanarak müjdeledik sana, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk