15 / HİCR - 63

قَالُوا۟ بَلْ جِئْنَٰكَ بِمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَمْتَرُونَ

Orjinal

Kâlû bel ci’nâke bi mâ kânû fîhi yemterûn(yemterûne).

1. kâlû : dediler
2. bel : hayır, bilâkis
3. ci'nâ-ke : sana getirdik, geldik
4. bi mâ : şeye
5. kânû : oldular
6. fî-hi : onun hakkında, onun içinde, onda
7. yemterûne : şüphe ediyorlar

Çeviri : Transliteral

Onlar, biz dediler, onların şüphe ettikleri şeyi getirdik.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar da: “Evet fakat biz sana, kötülükten yana olanların, şüphe edip durdukları azap için geldik” diye cevap verdiler.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Dediler ki: "Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik.


Çeviri : Adem Uğur

Dediler ki: "Bilakis, biz sana onların şüpheli oldukları bir konuda (yaptıklarının sonucu azap) getirdik. "


Çeviri : Ahmed Hulusi

Onlar:'Tam aksine, biz sana, onların şüphe ettiği azâbı getirdik' dediler.


Çeviri : Ahmet Tekin

Dediler ki: 'Hayır, biz onların hakkında şüphe ettikleri şeyi sana getirdik.


Çeviri : Ahmet Varol

"Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik."


Çeviri : Ali Bulaç

Elçiler dediler ki: “- Yok, biz sana kavminin şüphe edip durdukları azabı getirdik.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Dediler ki: “Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi getirdik.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(63-65) «Biz sana sadece suphe edip durduklari azabi getirdik. Sana gercekle geldik. suphesiz biz dogru soyleyenleriz. Artik, geceleyin bir ara, aileni yola cikar, sen de arkalarindan git; hic biriniz arkaya bakmasin; emrolundugunuz yere dogru yuruyun» dediler.


Çeviri : Bekir Sadak

Onlar da, «kavmin, hakkında şüphe edip durdukları şeyi (gelecek azabı) sana getirdik.


Çeviri : Celal Yıldırım

(63-65) (Onlar da) dediler ki: “Evet, biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik. Ve sana (gerçekleşmesi kaçınılmaz olan) hakkı getirdik. Kuşku yok ki, biz doğruyu söylüyoruz. Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Sizden hiç kimse arkasına bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) gidin.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Dediler ki: “Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.”


Çeviri : Diyanet İşleri

(63-65) 'Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün' dediler.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Dediler ki: «Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Dediler ki: “Onların kuşkulandıkları şeyi sana getirdik.”


Çeviri : Edip Yüksel

Yok dediler biz sana onların şekkedip durduklarını getirdik


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar: «Hayır, biz sana onların şüphe edip durduklarını getirdik.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Elçiler dediler ki: «Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar dediler ki; «Biz sana soydaşlarının kuşku ile karşıladıkları ilahi azabı haber vermeye geldik.»


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik."


Çeviri : Gültekin Onan

Onlar da: «Hayır, dediler, biz sana onların, hakkında şek etmekde oldukları şey'i (azabı) getirdik».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Dediler ki: 'Hayır, (biz) sana (kavminin), hakkında şübhe etmekte oldukları şeyi(azâbı) getirdik!'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Onlar da: Biz, sana sadece onların şüphe edip durdukları azabı getirdik.


Çeviri : İbni Kesir

“Hayır, biz, onların hakkında şüphe ettikleri şey ile sana geldik.” dediler.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Hayır” dediler: “Biz sana onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle (azapla) geldik.”


Çeviri : Kadri Çelik

Onlar da: "Evet, fakat biz sana, (kötülükten yana olanların) şüphe edip durdukları şey(i duyurmak) için geldik" diye cevap verdiler,


Çeviri : Muhammed Esed

(63-64) (Onlar da) Dediler ki: «Hayır,biz sana onların kendisinde şüphe eder oldukları şey ile geldik. Ve sana hak ile geldik ve şüphe yok ki, biz elbette sâdıklardanız.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: “Biz sana onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

-Biz sana hakkında şüphe ettiklerini (azabı) getirdik.


Çeviri : Şaban Piriş

(63-65) "Yok" dediler, "Biz sana, onların şüphe ettikleri cezayı getirdik ve sana emr-i Hak ile geldik, emin ol biz sadık kimseleriz. Hemen gecenin sonunda aileni yola çıkar, sen de arkalarından git, içinizden hiç kimse dönüp ardına bakmasın, size emredilen yere geçin gidin."


Çeviri : Suat Yıldırım

Dediler ki: "Doğrusu, biz onların, hakkında şüphe ettikleri((tanrı azâbı)nı sana getirdik,"


Çeviri : Süleyman Ateş

«Hayır» dediler, «Biz sana onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: 'Biz sana onların şüpheyle karşıladığı ceza ile geldik.


Çeviri : Ümit Şimşek

Dediler: "Gerçek şu ki biz, günahkârların, hakkında kuşku edip durdukları şeyi sana getirdik."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk