11 / HUD - 105

يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ فَمِنْهُمْ شَقِىٌّ وَسَعِيدٌ

Orjinal

Yevme ye’ti lâ tekellemu nefsun illâ bi iznihi ,fe minhum şakıyyun ve saîd(saîdun).

1. yevme : o gün
2. ye'ti : gelir
3. lâ tekellemu : konuşmaz (konuşamaz)
4. nefsun : bir nefs, bir kimse
5. illâ : ancak, sadece
6. bi izni-hî : onun izni ile
7. fe : o zaman, böylece
8. min-hum : onlardan
9. şakıyyun : şâkîdir (bedbaht) (cehennemde kalacaklar)
10. ve saîdun : ve saiddir (mutlu) (cennette kalacak lar)

Çeviri : Transliteral

O gün geldi mi hiçbir kimse, Rabbinin izni olmaksızın konuşamaz; onların bir kısmı kutsuzdur, bir kısmı kutlu.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

O gün gelince Allah'ın izni olmaksızın, kimse konuşamayacaktır. O gün bir araya getirilenlerden kimileri, felakete uğramış üzüntülü ve mutsuz, kimileri de mutlu ve sevinçli olacaklardır.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

O geldiği gün Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bedbahttır, kimi mutlu.


Çeviri : Adem Uğur

O süreç başladığında, O'nun elvermesi dışında, hiçbir nefs konuşamaz! Onlardan kimi şakî (imanı olmayan, sonsuza dek cehennemlik) kimi de saîddir (imanı olan, sonsuza dek cennetlik).


Çeviri : Ahmed Hulusi

O gün gelince, Allah’ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. O gün, insanların bir kısmı bedbaht, bir kısmı mutludur.


Çeviri : Ahmet Tekin

O gün gelince, O'nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bedbaht kimi de mutludur.


Çeviri : Ahmet Varol

(Kıyametin) Geleceği günde, O'nun izni olmaksızın, hiç kimse söz söyleyemez. Artık onlardan kimi 'bedbaht ve mutsuz', (kimi de) mutlu ve bahtiyardır.


Çeviri : Ali Bulaç

O gün gelince, Allah’ın izni olmadıkça, hiç kimse konuşamaz. Artık insanlardan bir kısmı muazzebdir; bir kısmı da bahtiyardır.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Kıyamet geldiği gün Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bedbaht, kimi de mutludur.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

O gun gelince, Allah'in izni olmaksizin hic kimse konusamaz: Iclerinde bedbaht olanlar da, mesut olanlar da vardir.


Çeviri : Bekir Sadak

O gün geldikte Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bedbaht-mutsuz, kimi de bahtlı-mutludur.


Çeviri : Celal Yıldırım

O gün gelince, O'nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi mutsuzdur, kimi mutlu.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

O gün geldiği zaman Allah’ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan mutsuz (cehennemlik) olanlar da vardır, mutlu (cennetlik) olanlar da.


Çeviri : Diyanet İşleri

O gün gelince, Allah'ın izni olmaksızın hiç kimse konuşamaz: İçlerinde bedbaht olanlar da, mesut olanlar da vardır.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

O geldiği gün Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bedbahttır, kimi mutlu.


Çeviri : Diyanet Vakfı

O gün geldiği zaman, hiç kimse O’nun izni olmadan konuşamaz. Onlardan kimi talihsiz, kimi de mutludur.


Çeviri : Edip Yüksel

O geleceği gün hiç bir nefis, tekellüm edemez, ancak onun iznile başka, artık kimi bedbaht kimi mes'ud


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Onun geleceği günde hiçbir kimse, Allah'ın izni olmadan konuşamayacaktır. Artık onlardan kimi mutsuz, kimi mutludur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

O gün gelince Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onların kimi bedbaht, kimi de mutludur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

O gün geldiğinde Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse konuşamaz. O gün kimi insanlar mutlu, kimisi ise bedbahttır.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

(Kıyametin) Geleceği günde, O'nun izni olmaksızın, hiç kimse söz söyleyemez. Artık onlardan kimi 'bedbaht ve mutsuz', (kimi de) mutlu ve bahtiyardır.


Çeviri : Gültekin Onan

Gelecek olan o günde Allahdan izinsiz hiç bir kimse konuşmaz. Artık onlardan kimi şakıy (bedbaht), kimi de saîd (bahtiyar) dir.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Gelecek olan o gün, O’nun izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz! Artık onlardan kimi şakidir (bedbahttır), kimi de saîddir (bahtiyârdır)!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

O gün gelince; Allah'ın izni olmadan kimse konuşamaz. Onlardan kimisi bedbaht, kimisi de bahtiyardır.


Çeviri : İbni Kesir

O gün gelince, O’nun izni olmaksızın kimse konuşamaz. O zaman onlardan bir kısmı şâkîdir (bedbaht), bir kısmı saiddir (mutlu).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

O gün gelince, Allah'ın izni olmaksızın hiç kimse konuşamaz; içlerinde azgın olanlar da, mesut olanlar da vardır.


Çeviri : Kadri Çelik

O Gün gelince, O'nun izni olmadıkça kimse konuşamayacak; ve (bir araya getirilenlerden) kimileri bedbaht, kimileri de bahtiyar olacak.


Çeviri : Muhammed Esed

O geldiği gün hiçbir şahıs konuşamaz. Ancak onun izniyle (konuşmak müstesna). Artık onlardan kimi şakidir, kimi de saiddir.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

O gün geldiği zaman Allah'ın izni olmadan kimse konuşamaz. İçlerinde bedbaht olanlar da vardır, bahtiyar olanlar da vardır.


Çeviri : Ömer Öngüt

O gün gelince, Allah’ın izni olmadıkça hiç kimse konuşamaz. Onların bir kısmı şakidir, bir kısmı mesuttur.


Çeviri : Şaban Piriş

O gün gelince, Allah’ın izni olmaksızın hiç kimse konuşamaz. Artık onlardan kimi bedbaht, kimi mutludur.


Çeviri : Suat Yıldırım

O geldiği gün, hiç kimse O'nun izni olmadan konuşamaz. O(raya toplana)nlardan kimi şaki (bahtsız), kimi sa'id(mutlu)dur.


Çeviri : Süleyman Ateş

(Kıyametin) Geleceği günde, O'nun izni olmaksızın, hiç kimse söz söyleyemez. Artık onlardan kimi 'bedbaht ve mutsuz', (kimi de) mutlu ve bahtiyardır.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

O gün geldiğinde, kimse Allah'tan izinsiz konuşamaz. Onlardan bedbahtlar da vardır, mutlu olanlar da.


Çeviri : Ümit Şimşek

O geldiği gün hiçbir benlik, O'nun izni olmadan söz söyleyemez. Onların bir kısmı bahtsız, bir kısmı mutludur.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk