76 / İNSAN - 8

وَيُطْعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا

Orjinal

Ve yut’imûnet taâme alâ hubbihî miskînen ve yetîmen ve esîrâ(esîren.)

1. ve yut'ımûne : ve yedirirler
2. et taâme : yemek
3. alâ hubbi-hî : ona sevgisi olan, sevdiği
4. miskînen : miskin, yoksul (çalışmaktan aciz, yaşlı kimseyi)
5. ve yetîmen : ve yetimler
6. ve esîran : ve esir olanlar

Çeviri : Transliteral

Ve ona ihtiyaçları olduğu halde yemeklerini yoksula ve yetime ve tutsağa verirler, onları doyururlar.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'a olan sevgileri için veya mala olan sevgilerine rağmen yemeklerini yoksula, yetime ve tutsağa verirler, onları doyururlardı.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.


Çeviri : Adem Uğur

O'nun sevgisi ile yoksulu, yetimi ve ellerine mahkûm olanları doyururlar.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Çevresi, çaresi olmayan yoksula, yetime, dula ve esire, sevdikleri, yemek ihtiyacında oldukları yiyecekleri can ü gönülden isteyerek yedirirler.


Çeviri : Ahmet Tekin

Kendilerinin ona sevgi duymalarına rağmen [1] yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.


Çeviri : Ahmet Varol

Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler.


Çeviri : Ali Bulaç

Yoksula, yetime, esire seve seve yemek yedirirler.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(7-10) Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. “Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız” derler.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Onlar icleri cektigi halde, yiyecegi yoksulla, oksuze ve esire yedirirler.


Çeviri : Bekir Sadak

(8-9) Allah sevgisi için (veya mala olan sevgilerine rağmen) fakire, yoksula, yetime ve esîre yedirirler. Sizi ancak Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz.


Çeviri : Celal Yıldırım

(8-10) Ve kendileri ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini, fakire, yetime ve esire ikram ederler ve (yedirdikleri kimselere şöyle derler:) “Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz. Çünkü biz, yüzleri asık duruma getiren çetin bir günde Rabbimizin azabından korkarız.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.


Çeviri : Diyanet İşleri

Onlar içleri çektiği halde, yiyeceği yoksula, öksüze ve esire yedirirler.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Yoksula, öksüze ve tutsağa sevdikleri yiyecekleri yedirirler.


Çeviri : Edip Yüksel

Miskîne, yetîme, esire seve seve yemek yedirirler


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksula, yetime, esire seve seve yemek yedirir.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Düşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar içleri çektiği halde yemeklerini yoksullara, yetimlere ve tutsaklara yedirirler.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler.


Çeviri : Gültekin Onan

(Yemeğe olan) sevgi (lerine ve iştihâlarına) rağmen yoksulu, yetimi, esîri doyururlar (dı).


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Ona (o mala) olan arzularına (ve kendi ihtiyaçlarına) rağmen, yoksula, yetime ve esire yemek yedirirler(di).


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Onlar; yoksula, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.


Çeviri : İbni Kesir

Ve sevdiği taamı (yemeği), miskinlere (fakir ve yoksullara), yetimlere ve esir olanlara yedirirler.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.


Çeviri : Kadri Çelik

Ve kendi istekleri ne kadar çok olursa olsun, muhtaçlara, yetimlere ve esirlere yedirirler,


Çeviri : Muhammed Esed

Ve taam yedirirler, onu sevdikleri halde yoksullara ve yetimlere ve esir olanlara.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Kendi canları çektiği halde; yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.


Çeviri : Ömer Öngüt

Sevmelerine rağmen yemeği düşküne, yetime ve esire yedirirler.


Çeviri : Şaban Piriş

Kendileri de ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini, sırf Allah’ın rızasına ermek için fakire, yetime ve esire ikram ederler.


Çeviri : Suat Yıldırım

Yoksula, yetime ve esire sevdikleri yemeği yedirirler:


Çeviri : Süleyman Ateş

Kendileri, ona karşı duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Canlarının çektiği yemeği yoksula, yetime ve esire seve seve yedirirler.


Çeviri : Ümit Şimşek

Yoksula, yetime ve esire, yemeği severek yedirirler.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk