17 / İSRA - 90

وَقَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ لَكَ حَتَّىٰ تَفْجُرَ لَنَا مِنَ ٱلْأَرْضِ يَنۢبُوعًا

Orjinal

Ve kâlû len nu’mine leke hattâ tefcure lenâ minel ardı yenbûâ(yenbûan).

1. ve kâlû : ve dediler
2. len nu'mine : biz asla inanmayız
3. leke : seni
4. hattâ : olana kadar, olmadıkça
5. tefcure : fışkırtırsın (yerden çıkarırsın)
6. lenâ : bizim
7. min el ardı : arzdan, yerden
8. yenbûan : pınar, menba, su kaynağı

Çeviri : Transliteral

Dediler ki: Bize yeryüzünden bir kaynak çıkarıp akıtmadıkça inanmayız sana.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Nitekim “Ey Muhammed! Bize yerden pınarlar çıkarmadıkça sana inanmayacağız” diyorlar.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Onlar: "Sen, dediler, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız."


Çeviri : Adem Uğur

Dediler ki: "Bizim için arzdan bir pınar fışkırtmadıkça sana asla iman etmeyeceğiz. "


Çeviri : Ahmed Hulusi

Onlar:'Sen bizim için, yerden bir kaynak, bir pınar büngüldetmedikçe asla biz sana güvenmeyeceğiz, inanmayacağız' dediler.


Çeviri : Ahmet Tekin

Dediler ki: 'Yerden bir kaynak fışkırtmadığın sürece sana inanmayacağız.


Çeviri : Ahmet Varol

Dediler ki: "Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız."


Çeviri : Ali Bulaç

(Kur’an’ın belâgat ve azameti karşısında âciz kalan müşrikler şöyle) dediler: “- Biz, sana, asla inanmayız; tâ ki bizim için şu yerden (Mekke’den) bir pınar akıtırsın.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Onlar, “Sen” dediler, “Bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

soyle soylediler: «Bize, yerden kaynaklar fiskirtmadikca sana inanmayacagiz",


Çeviri : Bekir Sadak

(Sapık kâfirler) dediler ki: Mümkün değil sana inanmayız, tâ ki bize yerden kaynak (su) çıkarasın.


Çeviri : Celal Yıldırım

Dediler ki: “Sen, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(90-93) Dediler ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.”


Çeviri : Diyanet İşleri

Şöyle söylediler: 'Bize, yerden kaynaklar fışkırtmadıkça sana inanmayacağız',


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Onlar: «Sen, dediler, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.»


Çeviri : Diyanet Vakfı

Dediler ki: “Yerden bize bir kaynak fışkırtmadıkça seni onaylamayız.”


Çeviri : Edip Yüksel

Ve biz dediler: sana ıhtimali yok inanmayız, tâ ki bizim için şu yerden bir menba' akıtasın


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Ve dediler: Biz sana asla inanmayız, ta ki bizim için şu yerden bir pınar akıtasın,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Kâfirler şöyle dediler: «Sen, bizim için yerden suyu kesilmeyen bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Bunlar dediler ki; «Bize yer altından pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Dediler ki: "Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça (tefcürelena) sana kesinlikle / asla inanmayız."


Çeviri : Gültekin Onan

«Biz, dediler, sana kat'iyyen inanmayız. Tâki bizim için şu yerden bir pınar akıtasın».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Ve dediler ki: 'Bize yerden bir pınar fışkırtmadıkça sana aslâ îmân etmeyiz!'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Dediler ki: Sen, bize yerden bir kaynak fışkırtıncaya kadar sana asla inanmayacağız.


Çeviri : İbni Kesir

Ve dediler ki: “Sen, bize yerden bir memba (pınar) çıkarmadıkça (fışkırtmadıkça) sana asla inanmayız.”


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Dediler ki: “Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız.”


Çeviri : Kadri Çelik

Nitekim, "Ey Muhammed, bize yerden gözeler fışkırtmadıkça sana inanmayacağız" diyorlar,


Çeviri : Muhammed Esed

Ve dediler ki: «Biz sana imân etmeyiz. Bize yerden suyu çok bir çeşme akıtıncaya kadar.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: “Sen bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana aslâ inanmayız. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

-Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız, demişlerdi.


Çeviri : Şaban Piriş

Ve "Biz" dediler; "Sana asla inanmayacağız. Ta ki yerden bir pınar akıtasın.


Çeviri : Suat Yıldırım

Dediler ki: "Yerden bize bir göze fışkırtmadıkça sana inanmayız!"


Çeviri : Süleyman Ateş

Dediler ki: «Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız,»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: 'Bize yerden bir pınar akıtmadıkça sana inanacak değiliz.


Çeviri : Ümit Şimşek

Dediler ki: "Bizim için yerden bir pınar fışkırtmadığın sürece sana asla inanmayacağız!"


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk