17 / İSRA - 91

أَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌ مِّن نَّخِيلٍ وَعِنَبٍ فَتُفَجِّرَ ٱلْأَنْهَٰرَ خِلَٰلَهَا تَفْجِيرًا

Orjinal

Ev tekûne leke cennetun min nahîlin ve inebin fe tufeccirel enhâre hılâlehâ tefcîrâ(tefcîren).

1. ev : veya
2. tekûne : olursun
3. leke : seni
4. cennetun : bir bahçe
5. min nahîlin : hurmalıktan
6. ve inebin : ve üzüm bağ(lar)ı
7. fe tufeccire : böylece akıtırsın, fışkırtırsın
8. el enhâre : nehirler
9. hılâle-hâ : onun arasından
10. tefcîren : akan, fışkırarak akan

Çeviri : Transliteral

Yahut hurma fidanlarıyla, üzüm çotuklarıyla dolu bir bahçen olup içinde de ırmaklar gürül gürül akmadıkça.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

“Yahut hurma ağaçlarıyla, asmalarla dolu bir bahçen olmadıkça ve onların arasında, çağıl çağıl ırmaklar akıtmadıkça.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Veya senin bir hurma bahçen ve üzüm bağın olmalı; öyle ki, içlerinden gürül gürül ırmaklar akıtmalısın.


Çeviri : Adem Uğur

"Yahut senin hurma ağaçlarından ve üzümden bir bahçen olmalı, onların arasından gümbür gümbür nehirler fışkırtmalısın. "


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Veya senin bir hurma bahçen, bir üzüm bağın olmalı ki, içlerinden, çağlayan ırmaklar akıtmalısın' dediler.


Çeviri : Ahmet Tekin

Yahut senin hurmalardan ve üzümlerden bir bahçen olmalı ve aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmalısın.


Çeviri : Ahmet Varol

"Ya da sana ait hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçe olup aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar fışkırtmalısın."


Çeviri : Ali Bulaç

Yahud hurmalıklardan ve üzümlüklerden senin bir bahçen olsun da ortasından bol bol nehirler akıtasın.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

“Veya senin bir hurma bahçen ve üzüm bağın olmalı; öyle ki içlerinden gürül gürül ırmaklar akıtmalısın.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

«eya hurmaliklarin, baglarin olup, aralarinda irmaklar akitmalisin.»


Çeviri : Bekir Sadak

Veya sana ait hurmalık ve bağlar olup aralarından ırmaklar fışkırtarak akıtasın;


Çeviri : Celal Yıldırım

“Ya da sana ait hurmalıkların ve üzüm bağların olmalı ve bunların arasından ırmaklar akıtmalısın.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(90-93) Dediler ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.”


Çeviri : Diyanet İşleri

'Veya hurmalıkların, bağların olup, aralarında ırmaklar akıtmalısın.'


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

«Veya senin bir hurma bahçen ve üzüm bağın olmalı; öyle ki, içlerinden gürül gürül ırmaklar akıtmalısın.»


Çeviri : Diyanet Vakfı

“Veya hurma ve üzüm bahçelerin olup aralarında ırmaklar fışkırtmalısın.”


Çeviri : Edip Yüksel

Yâhud senin için hurmalıklardan ve üzümlüklerden bir bağçe ola da aralarında şarıl şarıl çaylar akıtasın


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

veya hurmalıklardan ve üzümlüklerden bir bahçen olsun da aralarında şarıl şarıl çaylar akıtasın,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«Veyahut hurmalıklardan ve üzümlüklerden senin bir bahçen olsun da ortasından şarıl şarıl ırmaklar akıtmalısın.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Ya da kendi hurmalıkların ve üzüm bağların olmalı, bunların arasından ırmaklar akıtmalısın.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Ya da sana ait hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçe olup aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar fışkırtmalısın."


Çeviri : Gültekin Onan

«Yahud senin hurmalık (lar) dan, üzümlük (ler) den bir bağçen olsun da aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtasın.»


Çeviri : Hasan Basri Çantay

'Veya senin hurma ağaçlarından ve üzüm bağlarından bir bahçen olmalı da aralarından şarıl şarıl nehirler akıtmalısın!'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Veya hurmalıklardan ve üzümden bahçelerin olsun ve aralarında ırmaklar akıtmalısın.


Çeviri : İbni Kesir

Veya senin, hurma ve üzüm bağlarından bir bahçen olsun. Öyle ki onun aralarından, fışkırarak akan nehirler akıt (çıkar).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Ya da sana ait hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçe olup aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar fışkırtmalısın.”


Çeviri : Kadri Çelik

"yahut hurma ağaçlarıyla, asmalarla dolu bir bahçen olmadıkça; ve onların arasında çağıl çağıl dereler akıtmadıkça;


Çeviri : Muhammed Esed

«Veya senin için hurmalıklardan ve üzümlüklerden bir bahçe olsun da aralarında ırmakları şarıl şarıl akıtasın.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

“Veya senin hurma bahçen ve üzüm bağın olsun ve içlerinden gürül gürül ırmaklar akıtmalısın. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

Veya senin hurma bahçen ya da üzüm bağın olmadıkça ve de aralarından ırmaklar fışkırtmadıkça!


Çeviri : Şaban Piriş

Yahut senin hurma ve üzüm bağların olsun da aralarından gürül gürül ırmaklar akıtasın.


Çeviri : Suat Yıldırım

"Yahut senin hurmalardan ve üzümlerden oluşan bir bahçen olmalı, aralarından ırmaklar fışkırtmalısın!"


Çeviri : Süleyman Ateş

«Ya da sana ait hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçe olup aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar fışkırtmalısın,»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Yahut senin hurma ve üzümlerden bir bağın olsun da arasından gürül gürül ırmaklar akıt.


Çeviri : Ümit Şimşek

"Yahut senin, hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olmalı. Onların aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmalısın."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk