17 / İSRA - 96

قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا

Orjinal

Kul kefâ billâhi şehîden beynî ve beynekum, innehu kâne bi ıbâdihî habîren basîrâ(basîren).

1. kul : de, söyle
2. kefâ : kâfi, yeterli
3. bi allâhi : Allah'a
4. şehîden : şahit
5. beynî : benim aram
6. ve beyne-kum : ve sizin aranızda
7. inne-hu : muhakkak ki o, çünkü o
8. kâne : oldu
9. bi ıbâdi-hi : kulları için
10. habîren : haberdar olarak, haberdar olan
11. basîren : görerek, gören

Çeviri : Transliteral

De ki: Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah yeter; şüphe yok ki o, kullarından haberdardır, onları görür.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Benimle sizin aranızda, tanık olarak Allah yeter. Şüphesiz O, kullarından haberdardır, onları görür.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

De ki: Benimle sizin aranızda gerçek şahit olarak Allah kâfidir. Zira O, kullarını hakikaten bilip görmektedir.


Çeviri : Adem Uğur

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak, Esmâ'sıyla hakikatim olan Allâh yeterlidir! Muhakkak ki O, kullarıyla Habiyr'dir, Basıyr'dir. "


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Benimle sizin aranızdaki konularda, benim hak peygamber olduğum konusunda gerçek şâhit olarak Allah kâfidir. O, kullarının gizli-açık bütün davranışlarından haberdardır ve onları bilmekte, görmektedir.' de.


Çeviri : Ahmet Tekin

De ki: 'Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz O kullarından haberdar olan, onları görendir.'


Çeviri : Ahmet Varol

De ki: "Benimle aranızda şahid olarak Allah yeter; kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir."


Çeviri : Ali Bulaç

De ki: “- Allah, sizinle benim aramda şâhid yeter. Muhakkak ki o, kullarının yaptığından haberdardır, bütün hallerini görendir.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

De ki: “Benimle sizin aranızda gerçek şâhit olarak Allah yeterlidir. Zira O, kullarını bilip görmektedir.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

De ki: «Benimle sizin aranizda sahit olarak Allah yeter. Dogrusu O, kullarini gorur, haberdardir.»


Çeviri : Bekir Sadak

De ki: Benimle sizin aramızda şâhid olarak Allah yeter. Şüphesiz ki O, kullarından haberlidir ve (onların her hâlini) görendir.


Çeviri : Celal Yıldırım

De ki: “Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

De ki: “Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir.”


Çeviri : Diyanet İşleri

De ki: 'Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Doğrusu O, kullarını görür, haberdardır.'


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

De ki: Benimle sizin aranızda gerçek şahit olarak Allah kâfidir. Zira O, kullarını hakikaten bilip görmektedir.


Çeviri : Diyanet Vakfı

De ki: “Benimle sizin aranızda ALLAH tanıktır. O, kullarından haber alır, görür.”


Çeviri : Edip Yüksel

De ki: Allah sizinle benim aramda şâhid yeter, her halde o, kullarına habîr basîr bulunuyor


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: «Allah, sizinle benim aramda şahit olarak yeter. Gerçekten O, kullarından haberdardır, çok iyi görendir.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

De ki: «Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarının yaptığından haberdardır, yaptıklarını çok iyi görendir.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

De ki; «Benimle sizin aranızda Allah'ın şahitliği yeterlidir. O kullarının yaptıkları her işten haberdardır ve her şeyi görür.»


Çeviri : Fizilal-il Kuran

De ki: "Benimle aranızda şahid olarak Tanrı yeter; kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir."


Çeviri : Gültekin Onan

De ki: «Benimle sizin aranızda hakıykî şâhid olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarının (her şeyinden) cidden haberdârdır, kemâliyle görendir».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

De ki: 'Benimle sizin aranızda şâhid olarak Allah yeter! Şübhesiz ki O, kullarından hakkıyla haberdardır, (onları) hakkıyla görendir.'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

De ki: Şahid olarak, benim ve sizin aranızda Allah yeter. Muhakkak ki O; kulları için Habir'dir, Basir'dir.


Çeviri : İbni Kesir

De ki: “Benimle sizin aranızda, Allah şahit olarak yeter.” Muhakkak ki O, kullarından haberdar olandır, (onları) görendir.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

De ki: “Benimle aranızda şahit olarak Allah yeter; kuşkusuz O, kullarından hakkıyla haberdardır, görendir.”


Çeviri : Kadri Çelik

De ki: "Benimle sizin aranızda Allah'tan başkası tanıklık edemez; kullarından (onların kalplerinde olanı bütün açıklığıyla) görerek haberdar olan O'dur".


Çeviri : Muhammed Esed

De ki: «Allah Teâlâ benimle sizin aranızda şahit olarak kifâyet eder. Şüphe yok ki, O, kullarından haberdardır (onları bihakkın) görücü bulunmaktadır.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: “Benimle sizin aranızda gerçek şâhit olarak Allah kâfidir. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, onları görmektedir. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

De ki: -Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O kullarından haberdardır.


Çeviri : Şaban Piriş

De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter! Doğrusu O kullarının bütün hallerini bilip görmektedir."


Çeviri : Suat Yıldırım

De ki: "Benimle sizin aranızda şâhid olarak Allâh yeter. O, kulları(nın halleri)ni haber alır, görür."


Çeviri : Süleyman Ateş

De ki: «Benimle aranızda şahid olarak Allah yeter; kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

De ki: Sizinle benim aramda şahit olarak Allah kâfidir. Çünkü O kullarından haberdardır ve onları görmektedir.


Çeviri : Ümit Şimşek

De ki: "Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah yeter. O, kullarından haberdardır, onları görmektedir."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk