50 / KAF - 32

هَٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِيظٍ

Orjinal

Hâzâ mâ tûadûne li kulli evvâbin hafîz(hafîzin).

1. hâzâ : bu
2. mâ tûadûne : size vaadolunan şey
3. li kulli : hepsi için, herbiri için vardır
4. evvâbin : ruhu Allah'a ulaşarak sığınmış
5. hafîzin : hafîz olanlar (üzerine devrin imamının ruhu ulaşmış olanlar)

Çeviri : Transliteral

İşte denecek, size, mâbûduna tövbe eden, emri, iyiden iyiye koruyan herkese vaadedilen bu.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

“Gönülden Allah'a yönelip dönen ve İslâm'ın hükümlerini koruyan, siz müslümanlara vaat olunan yerdir bu” denilecek.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

İşte size vâdedilen cennet! Ki o, daima Allah'a yönelen, (O'nun buyruklarını) koruyan,


Çeviri : Adem Uğur

"Bu vadolunduğunuzdur" denir, hakikatine yönelip bu hâlini koruyanlara. . .


Çeviri : Ahmed Hulusi

Tevbe edip, Allah’a yönelen, emirlerine riâyet eden, şeriatını koruyan, vazifesine bağlı herkes için, işte va’d olunduğunuz Cennet.


Çeviri : Ahmet Tekin

'Bu sizin vaadolunduğunuz şeydir. Gönülden Allah'a dönen, (Allah'ın hükümlerini) koruyan,


Çeviri : Ahmet Varol

Bu, size vadolunandır; (gönülden Allah'a) yönelip dönen (İslam'ın hükümlerini) koruyan,


Çeviri : Ali Bulaç

İşte bu, sizin (dünyada) vaad olunduğunuz şey! Her tevbe eden, Allah’ın emrini gözeten için...


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Size, hatasından dönen ve verdiği sözü tutan herkese, vaad edilen budur.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(32-34) Onlara: «Iste bu cennet, Allah'a yonelen, O'nun buyruklarina riayet eden; gormedigi Rahman'dan korkan, Allah'a yonelmis bir kalble gelen sizlere, hepinize soz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; iste sonsuzluk gunu budur» denir.


Çeviri : Bekir Sadak

(32-33) İşte bu, size va'dolunandır. Allah'a yönelip gönül veren, (ilâhî sınırları) koruyan, gıyabında Rahmân'dan saygı ile korkan ve Allah'a yönelen bir kalb ile gelen (her insana söz verilen Cennet'tir).


Çeviri : Celal Yıldırım

(32-33) (Onlara şöyle denir:) İşte size (dünyada iken) vaad edilen budur. Daima tevbe ile Allah'a dönen, O'nun buyruklarını koruyan, insan kavrayışının dışında olduğu halde Rahman'ın ürpertisini duyan ve (O'na) yönelmiş bir kalp ile gelen (herkese bu mükâfat vardır).


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(32-33) (Onlara şöyle denir:) “İşte bu, size (dünyada) vaad edilmekte olan şeydir. O, her tövbe eden, O’nun emrini gözeten için, görmediği hâlde sırf saygıdan dolayı Rahmân’dan korkan ve O’na yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir.”


Çeviri : Diyanet İşleri

(32-34) Onlara: 'İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur' denir.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(32-33) İşte size vâdedilen cennet! Ki o, Allah'a yönelen, emirlerine riayet eden, görmediği halde Rahmân'dan korkan ve Allah'a yönelmiş bir kalp ile gelen kimselere mahsustur.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Bu, size söz verilendir. Her yönelen ve her koruyana,


Çeviri : Edip Yüksel

İşte bu, diye: o sizin va'd olunduğunuz. Her bir tevbekâr, vazifesine riayetkâr olan.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

İşte bu o size va'dolunan; her tevbekara, görevine riayet edene,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

(32-33) Onlara denir ki: «İşte size vaad edilen bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun emirlerine riayet eden, görmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan ve O'na yönelen bir kalple gelenlere mahsustur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

İşte size vaadedilen budur. Daima tevbe ile Allah'a dönen, O'nun buyruklarını koruyan.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Bu size vaadolunandır; (Tanrı'ya) yönelen/dönen (evvab), (İslam'ın hükümlerini) koruyan;


Çeviri : Gültekin Onan

İşte size va'd olunan; (gördüğünüz şu) cennetdir ki (o, Allahın tâatına) dönen, Onun (hudûd ve ahkâmına) riâyet eden,


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(32-33) (Onlara şöyle denir:) '(İşte,) va'd edilmekte olduğunuz (Cennet) budur!(Allah’a) çokça yönelen (tevbe eden), (O’nun emir ve yasaklarını) gözeten, görmediği hâlde Rahmân’dan korkan ve (Allah’a) yönelmiş bir kalb ile gelen herkes içindir!'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

İşte size vaadolunan budur. Ki o; daima Allah'a yönelen ve buyruklarına riayet eden,


Çeviri : İbni Kesir

İşte size vaadolunan şey budur (cennettir). Bütün evvab (ruhu Allah’a ulaşarak sığınmış), ve hafîz olanlar (başlarının üzerine devrin imamının ruhu ulaşmış olanlar) için.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

İşte size vaat edilen budur! (Bu vaat edilen şeyler) Allah'a dönen ve O'nun buyruklarını koruyan kimse içindir.


Çeviri : Kadri Çelik

"Size vaad edilen (yer) budur!" (denilecek,) -"Allah'a yönelen ve O'nu her zaman aklında tutanlara (vaad edilen)-


Çeviri : Muhammed Esed

(32-33) İşte bu, sizin vaadolunduğunuz şeydir, her bir tevbekar olan (vazifesini) muhafaza eden için. Rahmân'a gıyaben korku duyan ve hakka müteveccih bir kalb ile gelen kimseye (mahsus) bir cennettir.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Onlara şöyle denilir: "İşte size vaad olunan cennet budur. Allah'a çok dönen, (hududu) muhafaza eden,"


Çeviri : Ömer Öngüt

Yönelen ve korunan herkes, işte bu size vaat edilendir.


Çeviri : Şaban Piriş

(32-33) Onlara: "İşte" denir, "buydu size vâd edilen mükâfat. Hakka yönelen, koruması gereken her şeyi koruyan, insanların görmediği yerlerde bile Rahman’a hep saygılı olan ve daima Rabbine dönen bir gönül ile gelen herkese bu mükâfat vardır."


Çeviri : Suat Yıldırım

"İşte size va'dedilen budur. Dâimâ Allah'a yüz tutan (O'nun buyruklarını) koruyan,


Çeviri : Süleyman Ateş

Bu, size vadolunandır; (gönülden Allah'a) yönelip dönen, (İslâm'ın hükümlerini) koruyan.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

İşte, Allah'a yönelen ve Onu daima hatırlayan herkes için size vaad olunan budur.


Çeviri : Ümit Şimşek

İşte size vaat edilen budur. Allah'a sürekli yönelen, korunması gerekeni koruyan herkese...


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk