50 / KAF - 33

مَّنْ خَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ وَجَآءَ بِقَلْبٍ مُّنِيبٍ

Orjinal

Men haşiyer rahmâne bil gaybi ve câe bi kalbin munîbin.

1. men : kimse, kişi
2. haşiye : huşû duydu
3. er rahmâne : rahmân
4. bi el gaybi : gayb ile, gıyabında, gaybda
5. ve câe : ve geldi
6. bi kalbin : kalp ile
7. munîbin : yönelen

Çeviri : Transliteral

Görmediği halde rahmandan korkan ve ona yönelmiş bir yürekle gelen kişiye vaadedilen bu.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Görmediği halde Rahman'a karşı, içi titreyerek korku duyan ve içten Allah'a yönelmiş bir kalp ile gelen içindir.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Görmeden Rahmân'a saygı gösteren ve (Allah'a) dönük bir kalp getiren herkesin (mükâfatı budur).


Çeviri : Adem Uğur

Gaybı olarak Rahmân'dan haşyet eden ve (hakikatine) dönük şuurla gelen kimse için.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Görmediği halde, saklı-gizli hallerinde, gıyaben rahmet sahibi Rahman olan Allah’tan korkan, Allah’a yönelen, Allah’a kulluk ve ibadete düşkün bir kalp, bir akıl ile huzuruna gelen herkese, hepinize bu vaat.


Çeviri : Ahmet Tekin

Görmediği halde Rahman'dan korkan ve içtenlikle (Allah'a) yönelmiş kalple gelen herkes için.


Çeviri : Ahmet Varol

Görmediği halde Rahman'a karşı 'içi titreyerek korku duyan' ve 'içten Allah'a yönelmiş' bir kalb ile gelen içindir.


Çeviri : Ali Bulaç

Gaybde, Rahman’a iç saygısı duyan ve halis bir kalb ile gelen kimseler için...


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Görmediği halde Rahmân'a saygı duyan ve yönelmiş bir kalple gelen herkese mahsustur.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(32-34) Onlara: «Iste bu cennet, Allah'a yonelen, O'nun buyruklarina riayet eden; gormedigi Rahman'dan korkan, Allah'a yonelmis bir kalble gelen sizlere, hepinize soz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; iste sonsuzluk gunu budur» denir.


Çeviri : Bekir Sadak

(32-33) İşte bu, size va'dolunandır. Allah'a yönelip gönül veren, (ilâhî sınırları) koruyan, gıyabında Rahmân'dan saygı ile korkan ve Allah'a yönelen bir kalb ile gelen (her insana söz verilen Cennet'tir).


Çeviri : Celal Yıldırım

(32-33) (Onlara şöyle denir:) İşte size (dünyada iken) vaad edilen budur. Daima tevbe ile Allah'a dönen, O'nun buyruklarını koruyan, insan kavrayışının dışında olduğu halde Rahman'ın ürpertisini duyan ve (O'na) yönelmiş bir kalp ile gelen (herkese bu mükâfat vardır).


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(32-33) (Onlara şöyle denir:) “İşte bu, size (dünyada) vaad edilmekte olan şeydir. O, her tövbe eden, O’nun emrini gözeten için, görmediği hâlde sırf saygıdan dolayı Rahmân’dan korkan ve O’na yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir.”


Çeviri : Diyanet İşleri

(32-34) Onlara: 'İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur' denir.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(32-33) İşte size vâdedilen cennet! Ki o, Allah'a yönelen, emirlerine riayet eden, görmediği halde Rahmân'dan korkan ve Allah'a yönelmiş bir kalp ile gelen kimselere mahsustur.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Onlar yalnız başınayken bile Rahman'ı sayarlar ve içtenlikle gelirler.


Çeviri : Edip Yüksel

Gaybde rahmana haşyet duyan ve inâbeli bir kalb ile gelen kimselere


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

görmediği halde Rahman'dan korkup O'na yönelen bir kalple gelen kimselere.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

(32-33) Onlara denir ki: «İşte size vaad edilen bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun emirlerine riayet eden, görmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan ve O'na yönelen bir kalple gelenlere mahsustur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Görmediği Rahman'dan korkan ve Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Görmediği halde Rahmana karşı 'içi titreyerek korku duyan' ve 'içten Tanrı'ya yönelmiş' bir kalp ile gelen içindir.


Çeviri : Gültekin Onan

Çok esirgeyici Allaha (bütün samîmiyyetiyle) gıyabî saygı gösteren, Hakkın tâatına yönelmiş bir kalb ile gelen kimselere haasdır.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(32-33) (Onlara şöyle denir:) '(İşte,) va'd edilmekte olduğunuz (Cennet) budur!(Allah’a) çokça yönelen (tevbe eden), (O’nun emir ve yasaklarını) gözeten, görmediği hâlde Rahmân’dan korkan ve (Allah’a) yönelmiş bir kalb ile gelen herkes içindir!'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Görmediği halde Rahman'dan korkan ve Allah'a yönelik bir kalb ile gelenlere.


Çeviri : İbni Kesir

Gaybda Rahmân’a huşu duyanlar ve münib (Allah’a ulaşmayı dileyen) bir kalple (Allah’ın huzuruna) gelenler (için).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Görmediği halde Rahman'a karşı içi titreyerek korku duyan ve içten Allah'a yönelmiş bir kalb ile gelen içindir.


Çeviri : Kadri Çelik

insan kavrayışının dışında olduğu halde Rahman'ın ürpertisini duyan ve pişmanlık dolu bir kalp ile (O'na) gelmiş olan (herkese).


Çeviri : Muhammed Esed

(32-33) İşte bu, sizin vaadolunduğunuz şeydir, her bir tevbekar olan (vazifesini) muhafaza eden için. Rahmân'a gıyaben korku duyan ve hakka müteveccih bir kalb ile gelen kimseye (mahsus) bir cennettir.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

"Görmediği halde Rahman'dan korkan ve Allah'a yönelmiş bir kalp ile gelen kimselere mahsustur. "


Çeviri : Ömer Öngüt

Görmediği halde Rahman’dan korkan ve ona teslim olmuş bir kalp ile gelen kimseler...


Çeviri : Şaban Piriş

(32-33) Onlara: "İşte" denir, "buydu size vâd edilen mükâfat. Hakka yönelen, koruması gereken her şeyi koruyan, insanların görmediği yerlerde bile Rahman’a hep saygılı olan ve daima Rabbine dönen bir gönül ile gelen herkese bu mükâfat vardır."


Çeviri : Suat Yıldırım

Görmeden Rahmân'a saygı gösteren ve (Hakka) dönük bir yürek getiren herkesin (mükâfâtı budur)!"


Çeviri : Süleyman Ateş

Görmediği halde Rahman'a karşı 'içi titreyerek korku duyan ve 'içten Allah'a yönelmiş' bir kalb ile gelen içindir.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Onlar, görmedikleri halde Rahmân'dan korkan ve Ona yönelmiş bir kalple huzuruna gelen kimselerdir.


Çeviri : Ümit Şimşek

Görmediği halde Rahman'dan ürperen ve Allah'a yönelik bir kalp getiren herkese...


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk