50 / KAF - 5

بَلْ كَذَّبُوا۟ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ فَهُمْ فِىٓ أَمْرٍ مَّرِيجٍ

Orjinal

Bel kezzebû bil hakkı lemmâ câehum fe hum fî emrin merîcin.

1. bel : hayır, bilâkis
2. kezzebû : tekzip ettiler, yalanladılar
3. bi el hakkı : hak ile, gerçekle
4. lemmâ : olduğu zaman
5. câe-hum : onlara geldi
6. fe : o zaman, böylece
7. hum : onlar
8. fî emrin : iş içinde
9. merîcin : karışık

Çeviri : Transliteral

Hayır, gerçek olan Kur'ân, onlara gelince yalanladılar da şimdi darmadağın bir işe daldılar.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Hayır, gerçek olan Kur'ân onlara gelince, yalanladılar da şimdi onlar her yönden, darmadağınık ve perişan bir haldedirler.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Bilakis onlar, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.


Çeviri : Adem Uğur

Hayır, onlara geldiğinde Hakikatlerini yalanladılar! Onlar pek karışık bir iş içindedirler.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Doğrusu gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur’ân ve peygamber kendilerine geldiği zaman yalanladılar. Onlar şimdi karmakarışık bir plan, bir düşünce içindeler.


Çeviri : Ahmet Tekin

Hayır, onlar hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar çalkantılı bir durum içindedirler.


Çeviri : Ahmet Varol

Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar.


Çeviri : Ali Bulaç

Doğrusu, kendilerine hak (Kur’an ve Peygamber) gelince yalanladılar da, şimdi muztarıb bir haldedirler.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Doğrusu onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Hayir; onlar, gercek kendilerine gelince onu yalanladilar; kararsizlik icindedirler.


Çeviri : Bekir Sadak

(4-5) Biz, muhakkak yerin onlardan neyin (çürütüp) eksilttiğini biliriz. Yanımızda (her şeyin yazılı bulunduğu) muhafazalı bir kitap vardır. Hayır, onlar hakk kendilerine gelince yalanladılar. Bu bakımdan onlar, kararsızlık ve perişanlık içindedirler.


Çeviri : Celal Yıldırım

Doğrusu onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Hatta gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar kararsız bir hâldedirler.


Çeviri : Diyanet İşleri

Hayır; onlar, gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Bilakis onlar, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Oysa onlar gerçek kendilerine geldiği zaman onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler.


Çeviri : Edip Yüksel

Doğrusu hak kendilerine geldiği zaman tekzib ettiler de şimdi karma karışık bir ıztırab içindeler


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu, gerçek kendilerine geldiği zaman yalanladılar da şimdi karmakarışık bir ıstırap içindeler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Doğrusu hak kendilerine geldiği zaman yalanladılar da şimdi karmakarışık bir ıztırap içindeler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Doğrusu onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı (emrin meriyc) içinde bulunuyorlar.


Çeviri : Gültekin Onan

Hayır, onlar, kendilerine hak gelince (onu) tekzîb etdiler. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Hayır! Kendilerine geldiğinde o hakkı yalanladılar; şimdi onlar, karmakarışık bir iş içindedirler.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Hayır, onlar; hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi de şaşırmış bir haldedirler.


Çeviri : İbni Kesir

Hayır (öyle değil), onlar kendilerine hak gelince onu yalanladılar. Bu durumda onlar, karışık bir emr (problem) içindeler.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar derin bir ıstırap içinde bulunuyorlar.


Çeviri : Kadri Çelik

Buna rağmen onlar, (yeniden dirilmeyi inkar edenler,) ne zaman kendilerine tebliğ edildiyse hakikati yalanladılar; ve şimdi bir şaşkınlık içindeler.


Çeviri : Muhammed Esed

(4-5) Muhakkak ki, yer onlardan neyi eksiltirse Biz bilmişizdir ve Bizim nezdimizde hıfzedici bir kitap vardır. Fakat kendilerine geldiği vakit hakkı tekzîp ettiler. İmdi onlar karmakarışık bir ızdırap içindedirler.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Hayır! Onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar karışık bir durum içindedirler.


Çeviri : Ömer Öngüt

Hayır onlar, kendilerine hak gelince yalanladılar. Çünkü onlar şaşkınlık içindedirler.


Çeviri : Şaban Piriş

Bilakis onlar, kendi önlerine kadar gelen gerçeği yalan saydılar. Artık onlar kararsızlık ve perişanlık içindedirler.


Çeviri : Suat Yıldırım

Doğrusu onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar çalkantılı bir durumun içindedirler.


Çeviri : Süleyman Ateş

Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Doğrusu, onlar kendilerine hak geldiğinde onu yalanladılar; onun için şaşkın bir haldedirler.


Çeviri : Ümit Şimşek

Hayır, hayır! Onlar, hak kendilerine geldiğinde, onu yalanladılar. Şimdi perişan mı perişan bir durum içindedirler.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk