68 / KALEM - 20

فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ

Orjinal

Fe asbahat kes sarîm(sarîmi).

1. fe : o zaman, böylece
2. asbahat : oldu
3. ke : gibi
4. es sarîmi : simsiyah, kara toprak

Çeviri : Transliteral

Derken bahçe, bütün mahsûlü kesilip biçilmiş, kupkuru çorak bir yere, bir çöle dönmüştü.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Derken bahçe kapkara kesilip çorak bir yere dönüvermişti.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Bahçe kapkara kesildi.


Çeviri : Adem Uğur

Kuruyup kararıverdi (o bahçe)!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Bağlar, bahçeler yangın yerine dönmüş, simsiyah kesilmişti.


Çeviri : Ahmet Tekin

Böylece (bahçe) kapkara oluverdi.


Çeviri : Ahmet Varol

Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesildi.


Çeviri : Ali Bulaç

O bahçe, kapkara kesiliverdi, (kökünden yandı gitti).


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Bostanları yanıp simsiyah oldu.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(19-20) Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katindan gonderilen bir salgin o bahceyi sarivermisti de bahce kapkara kesilmisti.


Çeviri : Bekir Sadak

Sabaha doğru bahçe (yok olup) siyah bir kül (yığını halin)e döndü.


Çeviri : Celal Yıldırım

(19-20) Ancak onlar uyurken Rabbin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de, (bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesilmişti.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.


Çeviri : Diyanet İşleri

(19-20) Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(19-20) Fakat onlar daha uykudayken Rabbinin katından (gönderilen) kuşatıcı bir âfet (ateş) bahçeyi sarıverdi de, bahçe kapkara kesildi.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Ve bahçe meyvesiz kalmıştı.


Çeviri : Edip Yüksel

Sabaha kadar o bağ sırıma dönüvermişti


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Sabaha kadar o bağ sırıma (biçilmiş tarlaya) dönmüştü.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Bahçe simsiyah kesiliverdi.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Bahçe simsiyah olmuştu.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesildi.


Çeviri : Gültekin Onan

(O bağçe) simsiyah kesiliverdi.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Derken (bahçe tamâmen yanarak) kapkara kesildi.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

O, kupkuru kesildi.


Çeviri : İbni Kesir

Böylece (mahsul) simsiyah oldu (bahçe kara toprak gibi oldu).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Sonunda (bağ) devşirilmişe dönüverdi.


Çeviri : Kadri Çelik

ve ertesi gün (bütün bitkiler) sararıp kurumuştu.


Çeviri : Muhammed Esed

(20-21) Artık o bostan yanarak simsiyah kesilmiş gibi bir hale dönüverdi. Derken sabahladıkları vakit birbirlerine seslendiler.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Bahçe kapkara kesildi.


Çeviri : Ömer Öngüt

Sabaha bahçe kapkara kesildi.


Çeviri : Şaban Piriş

(19-20) Fakat onlar henüz uykuda iken, Rabbin tarafından gönderilen bir afet bahçeyi kapladı. Bahçe sabahleyin siyah kül haline geliverdi.


Çeviri : Suat Yıldırım

Bahçe simsiyah kesiliverdi.


Çeviri : Süleyman Ateş

Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesildi.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Bağ simsiyah küle döndü.


Çeviri : Ümit Şimşek

O, simsiyah kesiliverdi.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk