54 / KAMER - 29

فَنَادَوْا۟ صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَ

Orjinal

Fe nâdev sâhıbehum fe teâtâ fe akar(akare).

1. fe : o zaman, böylece
2. nâdev : nida ettiler, seslendiler, feryat ettiler
3. sâhibe-hum : arkadaşlarını
4. fe teâtâ : bunun üzerine o ileri atıldı
5. fe akare : sonra da (onu) kesti.

Çeviri : Transliteral

Derken arkadaşlarına seslendiler, derken kılıcını çekti de devenin ayaklarını kesti, öldürdü.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Derken arkadaşlarına seslendiler de, o da kılıcını çekip deveyi ayaklarından doğrayarak öldürdü.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Arkadaşlarını çağırdılar, o da (bundan cür'et alarak) kılıcını kaptı ve deveyi kesti.


Çeviri : Adem Uğur

Arkadaşlarına seslenip çağırdılar. Onlar da payını aldı, deveyi de vahşi şekilde boğazladılar!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Hep birlikte, bağırarak arkadaşlarını, liderlerini çağırdılar. O da, bundan cüret alarak kılıcını kaptı ve deveyi bacaklarından biçerek öldürdü.


Çeviri : Ahmet Tekin

Derken arkadaşlarını çağırdılar. O da (kılıca) sarılarak (deveyi) kesti.


Çeviri : Ahmet Varol

Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp 'hayvanı ayağından biçip yere devirdi.'


Çeviri : Ali Bulaç

(Salih Peygamberin kavmi bir müddet nöbetleşe bu emre uyduktan sonra), nihayet (Kudar İbni Salif adındaki) arkadaşlarını çağırdılar. O da kılıca sarılarak deveyi kesti.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını kaptı ve deveyi kesti.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Ama bir arkadaslarini cagirdilar, o da kilicini alarak deveyi kesti.


Çeviri : Bekir Sadak

Bu uyarıya rağmen (bir azgın gözü dönmüşe) arkadaşları seslendiler ; o da silahını kullanarak deveyi düşürüp kesti!


Çeviri : Celal Yıldırım

(Bir müddet bu böyle devam ettikten sonra) onlar arkadaşları olan (Kudar b. Salif)'i çağırdılar. O da (kılıcını) çekerek (deveyi) cansız yere serdi.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.


Çeviri : Diyanet İşleri

Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Arkadaşlarını çağırdılar, o da (bundan cür'et alarak) kılıcını kaptı ve deveyi kesti.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da çekip (deveyi) kesti.


Çeviri : Edip Yüksel

Bunun üzerine sahiblerine bağırdılar o da silâha sarıldı da ayaklarını çırptı


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar, o da silaha sarıldı ve ayaklarını çırptı (biçti).


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek (deveyi) kesti.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Ama onlar bir arkadaşlarını çağırdılar. O da kılıcını çekerek hayvanı cansız yere serdi.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp 'hayvanı ayağından biçip yere devirdi'.


Çeviri : Gültekin Onan

Binnetîce, arkadaşlarını çağırdılar. O da (kılıca) sarılarak (deveyi) kesdi.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Sonunda (buna dayanamayıp, deveyi öldürmeye karar verdiler ve) arkadaşlarını çağırdılar; bunun üzerine (o da, kılıcına) cür’etle sarıldı da (deveyi) kesti.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Arkadaşlarını çağırdılar, o da sarılarak onu kesti.


Çeviri : İbni Kesir

Bir süre sonra arkadaşlarını çağırdılar (deveyi öldürmesini istediler). Bunun üzerine o, ileri atıldı sonra da (onu) kesti.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp hayvanı ayağından biçerek yere devirdi.


Çeviri : Kadri Çelik

Ama onlar (en yakın) adamlarını çağırdılar; o (gelir gelmez kötü bir işe) kalkıştı ve (hayvanı) vahşice boğazladı.


Çeviri : Muhammed Esed

(28-29) Ve onlara haber ver ki, «Muhakkak su, onların aralarında taksimlidir. Her bir içiş için (nöbetinde sahibi) hazır bulunmuş olacaktır.» Artık arkadaşlarını çağırdılar. O da alacağını aldı da (deveyi) sihirleyip öldürdü.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Bir arkadaşlarını çağırdılar. O da cüret edip bıçağını çekerek deveyi kesti.


Çeviri : Ömer Öngüt

Arkadaşlarını çağırdılar, o da elini uzatıp deveyi vahşice boğazladı.


Çeviri : Şaban Piriş

Onlar en yakın arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çıkarıp deveyi kesti.


Çeviri : Suat Yıldırım

Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çekip (deveyi) kesti.


Çeviri : Süleyman Ateş

Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp 'hayvanı ayağından biçip yere devirdi.'


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Onlar arkadaşlarını çağırdılar; o da bıçağını çekip deveyi kesti.


Çeviri : Ümit Şimşek

Arkadaşlarını çağırdılar, o da hançerini kapıp deveyi boğazladı.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk