54 / KAMER - 30

فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

Orjinal

Fe keyfe kâne azâbî ve nuzur(nuzuri).

1. fe : o zaman, böylece
2. keyfe kâne : nasıl oldu
3. azâbî : azabım
4. ve nuzuri : ve benim uyarılarım

Çeviri : Transliteral

Derken nasıldı azâbım benim ve korkutuşlarım?


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Benim azabım ve uyarılarım nasılmış bir görün bakalım.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

(Bu azgınlara) azabım ve uyarılarım nasıl oldu?


Çeviri : Adem Uğur

Benim azabım ve uyarmalarım bak nasıl oldu!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Daha sonra azâbım, sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılarım nasıl oldu, gördüler.


Çeviri : Ahmet Tekin

(Bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?


Çeviri : Ahmet Varol

Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış?


Çeviri : Ali Bulaç

Fakat bak, nasıl oldu azabım ve tehdidlerim!...


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Nasılmış benim azabım ve uyarılarım?


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Benim azabim ve uyarmam nasilmis?


Çeviri : Bekir Sadak

Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (bir görün) ?


Çeviri : Celal Yıldırım

(Sonra) azabım ve uyarılarım(ın akıbeti) nasılmış (gördüler)!


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!


Çeviri : Diyanet İşleri

Benim azabım ve uyarmam nasılmış?


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(Bu azgınlara) azabım ve uyarılarım nasıl oldu!


Çeviri : Diyanet Vakfı

Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmış!


Çeviri : Edip Yüksel

Fakat bak nasıl oldu azâbım ve inzarlarım


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat bak nasıl oldu azabım ve uyarılarım?


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Peki benim azabım ve uyarılarım nasılmış?


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Şu halde benim azabım ve uyarmam nasılmış?


Çeviri : Gültekin Onan

İşte benim azabım ve (bundan evvel) tehdîdlerim nice imiş (düşünün).


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Artık (bak, onlara) benim azâbım ve korkutmalarım nasılmış?


Çeviri : Hayrat Neşriyat

İşte, Benim azabım ve tehditlerim nasılmış?


Çeviri : İbni Kesir

Öyleyse inzarım (uyarılarım) ve azabım nasıl oldu?


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

O halde benim azabım ve uyarıp korkutmam nasılmış, ha?


Çeviri : Kadri Çelik

uyarım gözardı edildiğinde verdiğim azap ne şiddetlidir!


Çeviri : Muhammed Esed

(30-31) O halde nasıl olmuş oldu azabım ve tehdidim? Muhakkak ki, onların üzerlerine bir sayha gönderdik. Artık onlar ağıla konmuş kuru ot gibi oldular.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Benim azabım ve uyarılarım nasılmış?


Çeviri : Ömer Öngüt

-Bak şimdi, azabım ve uyarılarım nasıl oldu?


Çeviri : Şaban Piriş

Nasılmış Benim cezalandırmam ve tehdidim! Görsünler bakalım!


Çeviri : Suat Yıldırım

Ama azâbım ve uyarılarım nasıl oldu?


Çeviri : Süleyman Ateş

Şu halde benim azabım ve uyarıp korkutmam nasılmış?


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Nasıl oluyormuş uyarılarım ve azabım?


Çeviri : Ümit Şimşek

Nasılmış benim azabım ve uyarılarım!


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk