54 / KAMER - 31

إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَكَانُوا۟ كَهَشِيمِ ٱلْمُحْتَظِرِ

Orjinal

İnnâ erselnâ aleyhim sayhaten vâhıdeten fe kânû ke heşîmil muhtezir(muhteziri).

1. in-nâ : muhakkak ki biz
2. erselnâ : biz gönderdik
3. aleyhim : onlara, onların üzerine
4. sayhaten : bir sayha, şiddetli ses dalgası
5. vâhideten : bir adet, bir (kişi)
6. fe : o zaman, böylece
7. kânû : oldular
8. ke heşîmi : kuru ot gibi
9. el muhteziri : döküntü halinde, ufalanmış

Çeviri : Transliteral

Gerçekten de bir bağırış gönderdik onlara, derken hayvan ağılına konan çalıya çırpıya döndüler.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Biz de onların üzerine korkunç bir ses gönderdik, derken hepsi hayvan ağılında çiğnenmiş yere dökülen çalı çırpıya döndüler, yok olup gittiler.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Biz onların üzerlerine korkunç bir ses gönderdik. Hemen hayvan ağılına konan kuru ot gibi oluverdiler.


Çeviri : Adem Uğur

Muhakkak ki biz onların üzerine sayha-i vâhide (bir tek şiddetli titreşimli ses) irsâl ettik de (davarların önüne) konmuş çöp kırıntısı gibi oldular.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Biz onlara şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe indirdik. Ânında, hayvan ağılında kalan döküntüye döndüler.


Çeviri : Ahmet Tekin

Biz onların üzerlerine bir tek çığlık gönderdik. Bunun üzerine ağılın çalı çırpısı gibi oldular.


Çeviri : Ahmet Varol

Çünkü Biz onların üzerine bir tek çığlık gönderdik. Böylece onlar, ağıldaki çalı çırpı olan kuru ot gibi oluverdiler.


Çeviri : Ali Bulaç

Çünkü biz, üzerlerine korkunç bir ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyib ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Biz onların üzerine korkunç bir ses gönderdik. Hemen hayvan ağılına konan kuru ot gibi oluverdiler.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Nitekim uzerlerine bir ciglik gonderdik de, agilcilarin kullandigi kurumus ot gibi oldular.


Çeviri : Bekir Sadak

Hakikat biz, üzerlerine bir tek haykırış salıverdik, onlar da, davar ağılındaki kuru ot gibi oldular.


Çeviri : Celal Yıldırım

Şüphesiz biz, onların üzerine korkunç bir ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.


Çeviri : Diyanet İşleri

Nitekim üzerlerine bir çığlık gönderdik de, ağılcıların kullandığı kurumuş ot gibi oldular.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Biz onların üzerlerine korkunç bir ses gönderdik. Hemen hayvan ağılına konan kuru ot gibi oluverdiler.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Üzerlerine bir tek patlama gönderdik ve onlar ağılcının topladığı saman yığınına döndüler.


Çeviri : Edip Yüksel

Çünkü biz üzerlerine tek bir sayha salıverdik, ağılcı çırpısı gibi kırılıp döküle kaldılar


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü Biz üzerlerine tek bir sayha gönderiverdik; ağılcı çırpısı gibi kırılıp dökülüverdiler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Biz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı çalı çırpı kırıntıları gibi kırılıp dökülüverdiler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Onların üzerine bir tek çığlık saldık da ağıl bekçisinin biriktirdiği kuru ot yığınlarına dönüştüler.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Çünkü biz onların üzerine bir tek çığlık gönderdik. Böylece onlar, ağıldaki çalı çırpı olan kuru ot gibi oluverdiler.


Çeviri : Gültekin Onan

Çünkü biz onların üzerine korkunç bir ses gönderdik de hayvan ağılına konan kuru çalı çırpı ve otlar gibi oluverdiler.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki biz, onların üzerlerine (korkunç) bir ses gönderdik de, ağıl yapanın (topladığı) kuru ot kırıntıları gibi oldular!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Nitekim üzerlerine bir tek çığlık gönderdik de ağılcıların kullandığı kurumuş ot gibi oldular.


Çeviri : İbni Kesir

Muhakkak ki Biz, onların üzerine tek bir sayha (korkunç ses dalgası) gönderdik. Böylece onlar, ufalanmış kuru ot gibi oldular.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Çünkü biz onların üzerine bir tek çığlık gönderiverdik. Böylece onlar, ağılcının topladığı kurumuş çalı çırpı gibi kırılıp dökülüverdiler.


Çeviri : Kadri Çelik

Biz onlara (ceza olarak) bir tek darbe vurduk ve bir çiftliğin kurumuş, kırılmış fidanlarına döndüler.


Çeviri : Muhammed Esed

(30-31) O halde nasıl olmuş oldu azabım ve tehdidim? Muhakkak ki, onların üzerlerine bir sayha gönderdik. Artık onlar ağıla konmuş kuru ot gibi oldular.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Biz onların üzerine korkunç bir ses gönderdik. Hemen hayvan ağılına konan kuru ot gibi oluverdiler.


Çeviri : Ömer Öngüt

Onların üstüne tek bir çığlık gönderdik de deve ağılındaki kuru ot gibi oldular.


Çeviri : Şaban Piriş

Biz onlara bir sayha, müthiş bir ses gönderdik, davar ağılındaki kuru ot ve çırpı gibi oldular.


Çeviri : Suat Yıldırım

Biz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı kuru ot gibi kırılıp döküldüler.


Çeviri : Süleyman Ateş

Çünkü biz onların üzerine bir tek çığlık gönderiverdik. Böylece onlar, ağıldaki çalı çırpı olan kuru ot gibi oluverdiler.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Onlara tek bir ses gönderdik de ağıla yığılmış çalı çırpıya döndüler.


Çeviri : Ümit Şimşek

Biz, onlar üzerine bir tek ses gönderdik de ağılcının serptiği kuru ot gibi kırılıp ufalandılar.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk