54 / KAMER - 46

بَلِ ٱلسَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَٱلسَّاعَةُ أَدْهَىٰ وَأَمَرُّ

Orjinal

Belis sâatu mev’ıduhum ves sâ’atu edhâ ve emerr(emerru).

1. bel : hayır, bilâkis
2. es sâatu : o saat, o vakit
3. mev'ıdu-hum : onlara vaadedilen yer
4. ve es sâatu : ve saat
5. edhâ : daha korkunç
6. ve emerru : ve daha dehşetlidir

Çeviri : Transliteral

Onlara vaadedilen azâbın mukadder zamânı kıyâmettir ve kıyâmetin azâbı, daha da zararlıdır ve daha da acı.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Daha doğrusu onlara vaat edilen asıl azap, kıyamet saatidir. Kıyamet gününün azabı ise, daha korkunç ve daha acı olacaktır.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Bilakis kıyamet onlara vâdedilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır.


Çeviri : Adem Uğur

Hayır, onların azapla buluşma zamanı O Saat'tir (ölüm)! O saat, (savaş yenilgisinden) daha şiddetli ve daha acıdır.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Asıl Kıyamet onların tehdit edildiği cezalandırma ânıdır. O vakit, daha feci ve daha acıdır.


Çeviri : Ahmet Tekin

Daha doğrusu, asıl onlara vaadedilen (azab)ın geleceği vakit kıyamet saatidir. Kıyamet saati ise daha korkulu bir felakettir ve daha acıdır.


Çeviri : Ahmet Varol

Daha doğrusu onlara va'dedilen (asıl azab) (kıyamet) saatidir. O saat, 'kurtuluş olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.


Çeviri : Ali Bulaç

Daha doğrusu onların asıl azab vakti, kıyamettedir. O vaktin azabı daha müdhiş, daha acıdır.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Doğrusu kıyamet saati onların azap vaktidir. O saat daha dehşetli ve daha acıdır.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Kiyamet onlarin azap ile vadedildikleri gundur. O ne korkunc, ne aci bir gundur!


Çeviri : Bekir Sadak

Hayır, onlara va'dolunan gün Kıyâmet'tir. Kıyamet gününün (azabı) daha korkunç ve daha acıdır.


Çeviri : Celal Yıldırım

Daha doğrusu, onlara vadedilen (asıl) azap vakti o, kıyamet saatidir. Kıyamet saatinin dehşeti ise tarif edilemeyecek kadar müthiş ve acı olacaktır!


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Hayır, kıyamet, onların (görecekleri asıl azabın) vaktidir. Kıyamet (azabı) ise daha müthiş ve daha acıdır.


Çeviri : Diyanet İşleri

Kıyamet onların azap ile vadedildikleri gündür. O ne korkunç, ne acı bir gündür!


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Bilakis kıyamet onlara vâdedilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Saat onları beklemektedir, daha korkunç ve acıdır.


Çeviri : Edip Yüksel

Daha doğrusu onların asıl mev'ıdi saattir ve o saat daha acı ve daha belâ ve beterdir.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Daha doğrusu onların asıl buluşma zamanları kıyamettir. Kıyamet ise daha acı ve daha bela ve beterdir.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Bilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir. Saat cidden çok feci ve acıdır.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Asıl azaba kıyamet günü çarpılacaklardır. Kıyamet günü onlar için daha feci ve daha acıdır.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Daha doğrusu onlara vaadedilen (asıl azab) (kıyamet) saatidir. O saat, 'kurtuluş olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.


Çeviri : Gültekin Onan

Daha doğrusu onlara va'd olunan asıl (azabın) vakti, o sâatdir. O saat (in azâbı) daha belâlı, daha acıdır.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Hayır! Onlara va'd olunan (asıl azab vakti) kıyâmettir; çünki kıyâmet, daha dehşetli ve daha acıdır!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Daha doğrusu onlara vaadolunan asıl saattir. O saat ne belalı, ne acıdır.


Çeviri : İbni Kesir

Hayır, onlara vaadedilen (azap), o saattir (kıyâmet vaktidir). Ve o saat, daha korkunç ve daha dehşetlidir.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Daha doğrusu onlara vaat edilen (asıl azap) kıyamettir. O kıyamet, daha korkunç bir bela ve daha acıdır.


Çeviri : Kadri Çelik

Evet! Son Saat, onların kaderleriyle gerçekten buluşacakları andır; ve o Son Saat en korkunç ve en acı (an) olacaktır;


Çeviri : Muhammed Esed

(46-47) Hayır. Onların asıl mev'idleri Kıyamettir. O Kıyamet ise daha dehşetlidir ve daha acıdır. Şüphe yok ki günahkârlar, bir sapıklık ve çılgın ateşler içindedirler.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Kıyamet onlara vâdedilen asıl saattir. O saat cidden çok feci ve çok acıdır.


Çeviri : Ömer Öngüt

Onlara asıl vaat edilen kıyamettir. Kıyamet daha korkunç ve daha acıdır.


Çeviri : Şaban Piriş

Daha doğrusu, onların asıl buluşma zamanları, kıyamet saatidir. Kıyamet saatinin dehşeti ise tarif edilemeyecek kadar müthiş ve acıdır!


Çeviri : Suat Yıldırım

Hayır, buluşma zamanları o (uyarıldıkları) sâ'attir. O sâ'at cidden çok feci ve acıdır;


Çeviri : Süleyman Ateş

Daha doğrusu onlara va'dedilen (asıl azab) kıyamet saatidir. O, kıyamet saati, 'kurtuluşu olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Onlara vaad olunan asıl ceza kıyamet günüdür. Kıyamet günü ise daha büyük bir belâdır ve daha da acıdır.


Çeviri : Ümit Şimşek

Hayır, buluşma zamanları kıyamet saatidir. Ne korkunç, ne acıdır o saat!


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk