54 / KAMER - 6

فَتَوَلَّ عَنْهُمْ يَوْمَ يَدْعُ ٱلدَّاعِ إِلَىٰ شَىْءٍ نُّكُرٍ

Orjinal

Fe tevelle anhum, yevme yed’ud dâi ilâ şey’in nukur(nukurin).

1. fe : o zaman, böylece
2. tevelle : geri dön
3. an-hum : onlardan
4. yevme : o gün
5. yed'u : dua eder
6. ed dâi : davet eden, dua eden
7. ilâ şey'in : bir şeye
8. nukurin : korkunç dehşetli, çok korkunç

Çeviri : Transliteral

Artık yüz çevir onlardan; o gün çağıran, hoşlanılmayan birşeye çağırır.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Sen yine onlardan uzak dur. O davet edici İsrafil'in görünmemiş, tanınmamış bir şeye davet edeceği gün.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Çağıranın görülmemiş bir şeye çağırdığı gün, sen de onlardan yüz çevir.


Çeviri : Adem Uğur

O hâlde onlardan yüz çevir! O çağırıcının çok dehşetli, korkunç olaya çağırdığı süreçte. . .


Çeviri : Ahmed Hulusi

Sûr’a üfürerek davet eden İsrâfil’in, görülmedik müthiş bir şeye davet ettiği gün, sen de onlardan uzak dur.


Çeviri : Ahmet Tekin

O halde onlardan yüz çevir. O çağırıcının tanınmamış bir şeye çağıracağı gün:


Çeviri : Ahmet Varol

Öyleyse sen onlardan yüz çevir. O çağırıcının 'ne tanınmış, ne görülmüş' bir şeye çağıracağı gün...


Çeviri : Ali Bulaç

O halde (Ey Rasûlüm) onlardan yüz çevir. O çağırıcı İsrâfil’in görülmemiş dehşetli bir şeye (müminleri cennete, kâfirleri cehenneme) davet edeceği gün;


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Öyleyse onlardan yüz çevir. Çağrıcının hoşlanılmayan bir şeye çağıracağı günü bekle!


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Oyleyse onlardan yuz cevir; cagiran, gorulmemis ve taninmamis bir seye cagirdigi gun.


Çeviri : Bekir Sadak

Onlardan yüzçevir. O gün çağrıcı, bilinmedik (korkunç) bir şeyle çağırır.


Çeviri : Celal Yıldırım

O halde davetçinin (İsrafil'in) benzeri görülmemiş bir şeye (yeniden dirilmeye) çağırdığı gün (dünyada senden uzak durdukları gibi) sen de onlardan uzak dur!


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(6-7) O hâlde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil’in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir hâlde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.


Çeviri : Diyanet İşleri

Öyleyse onlardan yüz çevir; çağıran, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün;


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Çağıranın görülmemiş bir şeye çağırdığı gün, sen de onlardan yüz çevir.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Onlara aldırma; çağırıcının, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,


Çeviri : Edip Yüksel

Sen de onlardan yüz çevir, o gün ki çağırıcı görülmedik müdhiş bir şey'e çağırır


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı görülmedik korkunç bir şeye çağırır.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Sen de yüz çevir onlara. Görevli melek, o gün onları benzeri yaşanmamış olaya çağırdığında;


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Öyleyse sen onlardan yüz çevir. O çağırıcının benzeri görülmedik (nükür) bir şeye çağıracağı gün...


Çeviri : Gültekin Onan

O halde (habîbim) onlardan yüz çevir. O da'vet edici nin (misli) görülmemiş, tanıtmamış bir şey'e da'vet edeceği gün.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Öyle ise onlardan yüz çevir! O gün ki, o da'vetçi (İsrâfîl, onları nefislerce)kendisinden nefret edilen (ihtimâl verilmeyen ve inkâr edilen) bir şeye (hesab yerine) çağırır.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Öyleyse yüz çevir onlardan. O çağıranın, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün.


Çeviri : İbni Kesir

Artık onlardan yüz çevir. O gün davetçi, (onları) korkunç dehşetli bir şeye çağıracak.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Öyleyse sen onlardan yüz çevir; çağıranın görülmemiş bir şeye (hesaba) çağırdığı günü (an)!


Çeviri : Kadri Çelik

sen (yine) onlardan uzak dur. Çağrı Sesinin, (insanı) aklın tasavvur edemeyeceği bir şeye çağıracağı Gün,


Çeviri : Muhammed Esed

Artık sen onlardan yüz çevir. O gün ki dâvetci bir korkunç, nâhoş bir şeye dâvet eder.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

O halde sen de onlardan yüz çevir. O çağırıcının, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün;


Çeviri : Ömer Öngüt

Onlardan yüz çevir. O gün çağırıcı onları hoşlanmadıkları bir şeye çağırır.


Çeviri : Şaban Piriş

Sen de şimdi onları kendi hallerine terk et. Gün gelir bir münâdî, hiç de hoşa gitmeyen, insanın görür görmez kaçacağı bir yere çağırır.


Çeviri : Suat Yıldırım

Öyleyse sen de onlardan yüz çevir; o çağırıcının görülmemiş, tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,


Çeviri : Süleyman Ateş

Öyleyse sen onlardan yüz çevir; o çağrıcının 'ne tanınmış, ne görülmüş' bir şeye çağıracağı gün.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Sen onlardan yüz çevir. Gün gelir, davetçi onları görülmedik birşeye çağırır.


Çeviri : Ümit Şimşek

O halde yüz çevir onlardan sen de; o çağırıcının alışılmadık/ürpertirci şeye çağırdığı günde,


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk