54 / KAMER - 7

خُشَّعًا أَبْصَٰرُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ كَأَنَّهُمْ جَرَادٌ مُّنتَشِرٌ

Orjinal

Huşşe’an ebsâruhum yahrucûne minel ecdâsi keennehum cerâdun munteşir(munteşirun).

1. huşşean : korkarak, dehşete düşerek
2. ebsâru-hum : onların bakışları
3. yahrucûne : çıkarlar
4. min el ecdâsi : kabirlerden
5. keenne-hum : sanki onlar gibi
6. cerâdun : çekirgeler
7. munteşirun : dağılan, etrafa yayılan

Çeviri : Transliteral

Gözleri yerde, kabirlerden çıkarlar, sanki onlar, dağılmış çekirgelerdir.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

O gün onlar gözleri dönüp, kararmış bir halde öteye beriye dağılmış çekirgeler gibi, kabirlerinden çıkarlar.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Sanki etrafa yayılmış çekirge sürüsü gibi bakışları perişan (utançtan yere bakar) bir halde kabirlerden çıkarlar.


Çeviri : Adem Uğur

Gözleri dehşetten önlerine eğik hâlde, sanki yayılan çekirge sürüsü misali, cedeslerinden (kozalarından) çıkıyorlar.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Kâfirler, bakışları, korku ve saygıdan perişan bir halde, savrulan çekirge sürüleri gibi kabirlerden çıkarlar.


Çeviri : Ahmet Tekin

Gözleri düşkün (zillet içinde), sanki yayılan çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.


Çeviri : Ahmet Varol

Gözleri 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'yayılan' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.


Çeviri : Ali Bulaç

(Korkudan) gözleri baygın olarak kabirlerden çıkacaklar; etrafa yayılan çekirgeler gibi...


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Gözleri korkudan perişan bir vaziyette, etrafa saçılmış çekirgeler gibi bulundukları yerden çıkarlar.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(7-8) Gozleri dalgin dalgin, cekirgeler gibi yayilmis, o cagirana kosarak kabirlerden cikarlar. Inkarcilar: «Bu, zorlu bir gundur» derler.


Çeviri : Bekir Sadak

Onlar da gözleri korkudan önlerine eğik bir halde kabirlerinden çıkarlar; tıpkı etrafa yayılan çekirge misâli.


Çeviri : Celal Yıldırım

Onlar, (rüzgârın) dağıtıp savurduğu çekirgeler gibi ürkek bakışlarla mezarlarından çıkarlar.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(6-7) O hâlde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil’in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir hâlde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.


Çeviri : Diyanet İşleri

(7-8) Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: 'Bu, zorlu bir gündür' derler.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(7-8) Sanki etrafa yayılmış çekirge sürüsü gibi bakışları perişan (utançtan yere bakar) bir halde ve dâvetçiye koşarak kabirlerden çıkarlar. O esnada kâfirler: Bu, çok çetin bir gündür! derler.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Gözleri zillet içinde mezarlardan çıkarlar; tıpkı saçılmış çekirgeler gibi...


Çeviri : Edip Yüksel

Gözleri düşgün düşgün kabirlerden çıkarlar, sanki çıvgın çekirgeler gibi


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Gözleri düşkün düşkün sanki yayılan çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Gözleri düşkün düşkün (zelil ve hakir) kabirlerinden çıkarlar, sanki yayılan çekirgeler gibidirler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Mezarlarından donuk ve ürkek bakışlarla çıkarak çekirge sürüsü gibi etrafa yayılırlar.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Gözleri 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'yayılan' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.


Çeviri : Gültekin Onan

gözleri zelîl ve hakıyr (dönüş) olarak, (hepsi de) çıvgın (ve yaygın) çekirgeler gibi, kabirler (in) den çıkacaklar,


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(7-8) (O gün) gözleri (korku içinde) baygın olarak kabirlerden çıkarlar; sanki onlar, yayılmış çekirgeler gibi o çağırıcıya (İsrâfîl’e) doğru koşan kimselerdir. Kâfirler (o gün) der ki: 'Bu, pek zor bir gündür!'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Gözleri hor ve hakir olarak, yaygın çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.


Çeviri : İbni Kesir

Kabirlerden, gözleri dehşete düşmüş olarak çıkarlar. Sanki onlar, etrafa yayılan çekirgeler gibidir.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Başlar öne eğik, sanki etrafa serpiştirilen çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.


Çeviri : Kadri Çelik

onlar kederli gözlerle, (rüzgarın) dağıtıp savurduğu çekirgeler gibi mezarlarından kalkacaklar,


Çeviri : Muhammed Esed

Gözlerî zeliller olarak kabirlerinden çıkacaklardır. Sanki onlar dağılmış çekirgelerdir.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Gözleri dalgın dalgın (zillet ve dehşet içinde), tıpkı etrafa yayılan çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.


Çeviri : Ömer Öngüt

(7-8) Gözleri yere yıkık çekirgeler gibi yayılmış o çağırana koşarak kabirlerinden çıkarlar. Kafirler: -Bu, zor bir gün! derler.


Çeviri : Şaban Piriş

Gözleri korkudan önlerine eğildikçe eğilmiş, dehşet içinde mezarlarından çıkar, yayılmış çekirgeler gibi her tarafı dalga dalga kaplarlar.


Çeviri : Suat Yıldırım

Gözleri düşkün düşkün (zillet ve dehşet içinde) kabirlerden çıkarlar; tıpkı yayılan çekirgeler gibidirler.


Çeviri : Süleyman Ateş

Gözler 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'etrafa serpilen' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Ürkek bakışlarla, yayılmış çekirgeler gibi mezarlarından çıkarlar.


Çeviri : Ümit Şimşek

Kaymış olarak gözleri, çıkarlar kabirlerden. Sanki çekirgelerdir, çıvgın mı çıvgın!


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk