18 / KEHF - 43

وَلَمْ تَكُن لَّهُۥ فِئَةٌ يَنصُرُونَهُۥ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَمَا كَانَ مُنتَصِرًا

Orjinal

Ve lem tekun lehu fietun yansurûnehu min dûnillâhi ve mâ kâne muntesirâ(muntesiren).

1. ve lem tekun : ve olmamıştır
2. lehu : ona ait, onun
3. fietun : bir topluluk
4. yansurûne-hu : ona yardım ederler
5. min dûni allâhi : Allah'tan başka
6. ve mâ kâne : ve olmadı
7. muntesiren : yardım edilen, yardım alan

Çeviri : Transliteral

Ona Allah'tan başka yardım edecek bir topluluk olmadığı gibi onun da bu zararı gidermeye bir kudreti yoktu.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Kendisine Allah'tan başka yardım edecek destekçileri olmadığı gibi, kendi kendini de kurtaracak güçte değildi.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Kendisine Allah'tan başka yardım edecek destekçileri olmadığı gibi kendi kendini de kurtaracak güçte değildi.


Çeviri : Adem Uğur

Allâh dûnunda ne bir yardımcısı vardı ne de kendi kendine yetecek gücü!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Kendisine Allah’ın dışında kulları durumundakilerden yardım edecek adamları olmadığı gibi, kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.


Çeviri : Ahmet Tekin

Ona, Allah'tan başka yardım edecek birileri yoktu; kendi kendine de yardım edemedi.


Çeviri : Ahmet Varol

Allah'ın dışında ona yardım edecek bir topluluk yoktu, kendi kendine de yardım edemedi.


Çeviri : Ali Bulaç

Allah’dan gayri, kendisine yardım edecek bir topluluğu da yoktu, Allah’ın intikamından kendi nefsini de kurtaramadı.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Kendisine Allah'tan başka yardım edecek destekçileri olmadığı gibi, kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Ona, Allah'tan baska yardim edebilecek adamlari da yoktu, kendi kendini de kurtaramadi.


Çeviri : Bekir Sadak

Ona Allah'tan başka yardım edecek bir çevre ve topluluğu da yoktu; kendi kendine yardım edecek durumda da değildi.


Çeviri : Celal Yıldırım

Onun, Allah'tan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Onun, Allah’tan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.


Çeviri : Diyanet İşleri

Ona, Allah'tan başka yardım edebilecek adamları da yoktu, kendi kendini de kurtaramadı.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Kendisine Allah'tan başka yardım edecek destekçileri olmadığı gibi kendi kendini de kurtaracak güçte değildi.


Çeviri : Diyanet Vakfı

ALLAH’tan aşağı kendisine yardım edecek bir destek bulamadı. Kendini de kurtaramadı.


Çeviri : Edip Yüksel

Allahdan başka yardım edecek bir cemaati de olmadı, kendi kendine de kurtaramadı


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Allah'tan başka kendisine yardım edecek bir topluluk da bulunmadı; kendi kendini de kurtaramadı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Onun Allah'tan başka yardım edecek adamları yoktur ve Allah'a karşı kendi nefsini de kurtaramadı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

O anda ne Allah dışında, yardımına koşabilecek destekçiler bulabildi ve ne de kendi kendini kurtarabildi.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Tanrı'nın dışında ona yardım edecek bir topluluk yoktu, kendi kendine de yardım edemedi.


Çeviri : Gültekin Onan

Ona Allahdan başka yardım edecek bir cemaat yokdu. Kendisi de öc alabilecek değildi.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Allah’dan başka ona yardım edecek adamları da yoktu; kendi kendini kurtarıcı da değildi.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Allah'tan başka ona yardım edecek adamları da yoktu. Yardım edilen de olmadı.


Çeviri : İbni Kesir

Ve Allah’tan başka ona yardım edecek kimseler yoktu. Ve o, yardım alan (yardım edilen) olmadı.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Allah'ın dışında ona yardım edecek bir topluluk yoktu, kendi kendine de yardım edemedi.


Çeviri : Kadri Çelik

Çünkü şimdi artık onun ne Allah yerine kendisine yardım ulaştıracak kimsesi vardı, ne de kendi başının çaresine bakabilecek durumdaydı.


Çeviri : Muhammed Esed

Ve onun için Allah'tan başka yardım edecek bir cemaat de yok idi ve kendisine yardım edebilecek bir halde değildi.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Allah'tan başka, kendisine yardım edecek bir topluluğu da yoktu. Kendi kendine yardım edecek güçte de değildi.


Çeviri : Ömer Öngüt

Allah’tan başka ona yardım edecek topluluk da yoktu. Yardım edilen de olmadı.


Çeviri : Şaban Piriş

Hasılı o, Allah’tan başka kendisine sahip çıkacak bir topluluk da bulamadı, kendi kendini de kurtaramadı.


Çeviri : Suat Yıldırım

Allah'tan başka, kendisine yardım eden bir topluluğu da olmadı, kendi kendisini de kurtaramadı.


Çeviri : Süleyman Ateş

Allah'ın dışında ona yardım edecek bir topluluk yoktu, kendi kendine de yardım edemedi.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Artık ne ona Allah'tan başka yardım edebilecek birileri vardı, ne de o kendi başının çaresine bakacak haldeydi.


Çeviri : Ümit Şimşek

Allah dışında kendisine yardım edecek bir topluluğu da çıkmadı. Kendi kendini de kurtaramadı.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk