92 / LEYL - 19

وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍ تُجْزَىٰٓ

Orjinal

Ve mâ li ehadin indehu min ni'metin tuczâ.

1. ve mâ : ve şey
2. li ehadin : birine, bir kimseye
3. inde-hu : onun yanında, katında
4. min ni'metin : ni'metten
5. tuczâ : cezalandırılır, karşılığı verilir

Çeviri : Transliteral

Ve hiçbir kimseden, bir nîmetle mükâfatlanmayı dilemez.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Böyleleri iyiliğine karşılık hiçbir kimseden karşılık beklemez.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Onun nezdinde hiçbir kimseye ait şükranla karşılanacak bir nimet yoktur.


Çeviri : Adem Uğur

Bunu ne karşılık bekleyerek yapar (ne de kendisine yapılanların karşılığı olarak)!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Mal vererek ihsanda bulundukları hiçbir kimsenin, kendilerine bir mukabeleleri bir şükran borçları da yoktur.


Çeviri : Ahmet Tekin

Onda hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti yoktur.


Çeviri : Ahmet Varol

Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur.


Çeviri : Ali Bulaç

Onda, (bu takva sahibinde) hiç kimsenin bir nimeti yoktur ki, (yaptığı hayırlı amel) o nimete karşılık tutulmuş olsun.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(19-20) Yüce Rabbinin rızasını elde etmekten başka, hiç kimseden beklediği herhangi bir karşılık da yoktur.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(19-20) O yaptigi iyiligi birinden karsilik gormek icin degil, ancak yuce Rabbinin hosnudlugunu gozeterek yapmistir.


Çeviri : Bekir Sadak

O'nun yanında hiç birine, karşılığı verilecek bir (minnet borcu) nimeti yoktur.


Çeviri : Celal Yıldırım

(19-20) O, yaptığını kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için (yapar).


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(19-20) O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).


Çeviri : Diyanet İşleri

(19-20) O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(19-21) Yüce Rabbinin rızasını istemekten başka onun nezdinde hiçbir kimseye ait şükranla karşılanacak bir nimet yoktur. Ve o (buna kavuşarak) hoşnut olacaktır.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Hiç kimseden de buna karşılık bir iyilik beklemez.


Çeviri : Edip Yüksel

Ve onda hiç kimsenin mükâfat edilecek bir ni'meti yoktur


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onda hiç kimsenin mükafat edilecek bir nimeti yoktur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Onun yanında, başka bir kimse için karşılığı verilecek hiçbir nimet yoktur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için yapmaz.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur.


Çeviri : Gültekin Onan

Onun nezdinde bir kimsenin (Allah tarafından) mükâfat edilecek — hiçbir ni'met (ve minnet) i yokdur,


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Onun yanında (o malını Allah yolunda sarf edenin üzerinde), hiçkimsenin karşılığı verilecek bir ni'meti (bir alacağı) yoktur.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

O'nun nezdinde, bir kimsenin karşılık olarak verilecek hiç bir nimeti yoktur.


Çeviri : İbni Kesir

Ve (takva sahiplerinin), bir kimseye (malını vermesi), O’nun (Allah’ın) katında, “bir ni’met karşılığı olsun” diye değildir.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

O, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak vermez.


Çeviri : Kadri Çelik

gördüğü bir iyiliğin karşılığı olarak değil,


Çeviri : Muhammed Esed

Halbuki, onun yanında hiçbir kimsenin bir nîmeti yoktur ki, o mükâfaatlansın.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Onda hiç kimseye verilecek bir minnet borcu yoktur.


Çeviri : Ömer Öngüt

Hiç kimseden bir karşılık, nimet beklemez.


Çeviri : Şaban Piriş

O, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak vermez. Verdiğinden ötürü hiç kimseden mükâfat da beklemez.


Çeviri : Suat Yıldırım

Ve onun yanında, hiç kimsenin karşılık verilecek bir ni'meti yoktur (o, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak değil),


Çeviri : Süleyman Ateş

Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu, nimeti) yoktur;


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Onun kimseye bir borcu yoktur ki, verirken ona karşılık olarak versin.


Çeviri : Ümit Şimşek

Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk