23 / MÜMİNUN - 60

وَٱلَّذِينَ يُؤْتُونَ مَآ ءَاتَوا۟ وَّقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ أَنَّهُمْ إِلَىٰ رَبِّهِمْ رَٰجِعُونَ

Orjinal

Vellezîne yu’tûne mâ âtev ve kulûbuhum veciletun ennehum ilâ rabbihim râciûn(râciûne).

1. ve ellezîne : ve o kimseler, onlar
2. yu'tûne : verirler
3. mâ âtev : verecekleri şey
4. ve kulûbu-hum : ve onların kalpleri
5. veciletun : titreyerek
6. enne-hum : onların ..... olduğunu
7. ilâ rabbi-him : Rab'lerine
8. râciûne : dönecek olanlar

Çeviri : Transliteral

Öyle kişilerdir onlar ki verecekleri neyse verirler ve yürekleri, şüphesiz olarak dönüp Rablerinin tapısına varacaklarını bildikleri için korkuyla dolar.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Sonunda, Rablerine dönecekleri düşüncesi içinde kalpleri titreyerek, vermeleri gerekeni verenler.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Ve Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yapanlar;


Çeviri : Adem Uğur

Onlar ki verdiklerini, Rablerine rücu edecekleri düşüncesiyle verirler.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Müslüman nesillerin tevdi ettikleri emanetleri, sorumlulukları, lâyıkı veçhile yerine getirememe endişesiyle kalpleri ürpererek gelecek nesillere aktarmaya, verdikleri zekâtı, sadakayı, vergiyi kabul edilmeme endişesiyle kalpleri ürpererek vermeye devam edenlerdir. Onlar da kesinlikle rablerinin huzuruna vararak hesap verecekler.


Çeviri : Ahmet Tekin

Ve verdiklerini Rabblerine döndürülecekleri için kalpleri ürpererek verenler.


Çeviri : Ahmet Varol

Ve gerçekten Rablerine dönecekler diye, vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;


Çeviri : Ali Bulaç

Rablerinin huzuruna varacaklarından kalbleri korkarak verdiklerini (zekâtlarını) verenler,


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Onlar ki Rablerinin huzuruna çıkacakları korkusuyla kalpleri titreyerek verirler.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(57-61) Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine es kosmayanlar, Rablerine donecekleri icin kalbleri urpererek vermeleri gerekeni verenler, iste onlar iyi islerde yaris ederler, o ugurda ileri gecerler.


Çeviri : Bekir Sadak

Onlar ki kendilerine verilen (nîmetler)den (Allah yolunda muhtaçlara) verirler ve Rablarına mutlaka döneceklerini (bildikleri) için kalbleri ürperir;


Çeviri : Celal Yıldırım

(60-61) Rablerine döneceklerini bildikleri için, verdiklerini kalpleri ürpererek verenler, işte onlardır iyilikte yarışanlar ve bu yarışı önde götürenler.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,


Çeviri : Diyanet İşleri

(57-61) Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine eş koşmayanlar, Rablerine dönecekleri için kalbleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler, o uğurda ileri geçerler.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Ve Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yapanlar;


Çeviri : Diyanet Vakfı

Rab’lerine döneceklerinin bilincinde olarak verenler,


Çeviri : Edip Yüksel

Ve rablarının huzuruna varacaklarından yürekleri çarparak vergilerini verenler


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Rablerinin huzuruna varacaklarından yürekleri çarparak vergilerini verenler,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Ve onlar ki, Rabb'lerine dönecekler diye kalpleri ürpererek verdikleri şeyi verirler.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Ve gerçekten rablerine dönecekler diye vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;


Çeviri : Gültekin Onan

(57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin âyetlerine îman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için tâ önde gidenlerdir.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Ve o kimseler ki, şübhesiz onlar Rablerine dönecek kimseler oldukları(nı bildikleri)için, verdikleri şeyleri kalbleri ürpererek verirler.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Ve Rabblarına döneceklerinden kalbleri ürpererek vermeleri gerekenleri verenler,


Çeviri : İbni Kesir

Ve onlar vereceklerini verirler. Onlar, Rab’lerine geri dönenler (ulaşanlar) olduğundan onların kalpleri titrer.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Ve gerçekten Rablerine dönecekler diye vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler.


Çeviri : Kadri Çelik

sonunda Rablerine dönecekleri düşüncesi içinde kalpleri titreyerek vermeleri gerekeni verenler:


Çeviri : Muhammed Esed

Ve o kimseler ki, onlar Rablerinin huzuruna muhakkak varacaklarından dolayı kalpleri şiddetli korkarak verdiklerini (sadakaları vesâireyi) verirler.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Verdiklerini, Rablerinin huzuruna dönecekleri düşüncesi ile kalpleri ürpererek verirler.


Çeviri : Ömer Öngüt

Rab’lerine dönecek oldukları için kalpleri çarparak vereceklerini verenler..


Çeviri : Şaban Piriş

Rab’lerine dönüp hesaba çekileceklerinden, yaptıkları hayırları kalpleri titreyerek yapanlar.


Çeviri : Suat Yıldırım

Verdiklerini, Rablerinin huzûruna dönecekleri düşüncesiyle kalbleri korkudan ürpererek verirler.


Çeviri : Süleyman Ateş

Ve onlar gerçekten Rablerine dönecekler diye, vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Verdiklerini de, Rablerinin huzuruna varacaklarının bilinci içinde, kalpleri ürpererek verirler.


Çeviri : Ümit Şimşek

Onlar ki, verdiklerini, Rablerine dönecekleri için kalpleri ürpererek verirler;


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk