77 / MÜRSELAT - 10

وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ

Orjinal

Ve izel cibâlu nusifet.

1. ve izâ : ve o zaman, olunca
2. el cibâlu : dağlar
3. nusifet (nesf) : dağıldı (yıkmak, dağıtmak)

Çeviri : Transliteral

Ve dağlar, yerlerinden kopup dümdüz olunca.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

dağlar yerinden kopup savrulduğu zaman


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,


Çeviri : Adem Uğur

Dağlar savrulduğunda,


Çeviri : Ahmed Hulusi

Dağlar temellerinden sökülüp savrulduğu zaman nasıl ertelenebilir?


Çeviri : Ahmet Tekin

Dağlar yerlerinden sökülüp savurulduğu zaman,


Çeviri : Ahmet Varol

Dağlar, kökünden sökülüp savurulduğu zaman,


Çeviri : Ali Bulaç

Dağlar (yerlerinden) sökülüp savrulduğu zaman,


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(8-15) Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Daglar pamuk gibi atildigi zaman,


Çeviri : Bekir Sadak

Dağlar yerinden kopup savrulduğu zaman,


Çeviri : Celal Yıldırım

(8-11) Yıldızların ışığı söndürüldüğü, gök yarıldığı/parçalandığı, dağlar toz gibi ufalandığı ve peygamberlerin (Allah'ın mesajlarını ilettikleri kişi ve topluluklar aleyhine veya lehine şahitlik yapmaları için) tanıklık sıraları geldiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,


Çeviri : Diyanet İşleri

Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman,


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(8-11) Yıldızların ışığı söndürüldüğü, gökkubbe yarıldığı, dağlar ufalanıp savrulduğu ve peygamberlerin (ümmetleri hakkında şahitlik) vakti tayin edildiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).


Çeviri : Diyanet Vakfı

Dağların ufalanıp savrulduğu,


Çeviri : Edip Yüksel

Ve o dağlar savurulduğu vakıt


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

dağlar savrulduğu vakit,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Dağlar savrulduğu zaman,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Dağlar ufalanıp dağıldığı zaman,


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Dağlar, kökünden sökülüp savurulduğu zaman,


Çeviri : Gültekin Onan

dağlar (yerinden koparılıb) savurulduğu zaman,


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(8-11) Nihâyet yıldızlar söndürüldüğü zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere (ümmetleri hakkında şâhidlik etmeleri için) vakit belirlendiği zaman!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Dağlar atıldığı zaman,


Çeviri : İbni Kesir

Ve o zaman dağlar dağılmıştır.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Dağlar, kökünden sökülüp savrulduğu zaman.


Çeviri : Kadri Çelik

ve dağlar toz gibi ufalandığı zaman,


Çeviri : Muhammed Esed

Ve o an ki, dağlar dağılıverir.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman.


Çeviri : Ömer Öngüt

Dağlar un ufak savrulduğu zaman..


Çeviri : Şaban Piriş

Dağlar parçalanıp savrulduğu zaman,


Çeviri : Suat Yıldırım

Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,


Çeviri : Süleyman Ateş

Dağlar, kökünden sökülüp savurulduğu zaman,


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Dağlar savrulduğunda,


Çeviri : Ümit Şimşek

Dağlar un ufak edilip savrulduğunda,


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk