16 / NAHL - 123

ثُمَّ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ أَنِ ٱتَّبِعْ مِلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

Orjinal

Summe evhaynâ ileyke enittebi’ millete ibrâhîme hanîfâ(hanîfen), ve mâ kâne minel muşrikîn(muşrikîne).

1. summe : sonra
2. evhaynâ : biz vahyettik
3. ileyke : sana
4. en ittebi' : tâbî olmayı
5. millete : topluluk, dîn
6. ibrâhîme : İbrâhîm
7. hanîfen : hanîf olarak, tek Allah'a inanarak
8. ve mâ kâne : ve olmadı
9. min el muşrikîne : müşriklerden, Allah'a şirk koşanlardan

Çeviri : Transliteral

Sonra sana da, doğru hareket eden İbrâhim'in dînine uy! diye vahyettik ve o, müşriklerden değildi.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra sana: “Yalan ve sahtelik taşıyan herşeyden sakınan ve hiçbir şekilde Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştırmayan, İbrahim'in dinine uy” diye vahyettik.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Sonra da sana: "Doğru yola yönelerek İbrahim'in dinine uy! O müşriklerden değildi" diye vahyettik.


Çeviri : Adem Uğur

Sonra, biz sana: "Hanîf olarak İbrahim'in milletine (Din anlayışına) tâbi ol. . . O, müşriklerden olmadı" diye vahyettik.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Sonra da, sana:'Hakka ve tevhide yönelerek İbrâhim’in dinine, sünnetine, İslâm dinine uy. O ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan, gizli şirki yaşayan, başka otoriteler de kabul eden müşriklerden değildi.' diye vahyettik.


Çeviri : Ahmet Tekin

Sonra sana: 'Hanif (dosdoğru çizgide ve tevhid inancına sahip biri) olarak İbrahim'in dinine uy. O müşriklerden değildi' diye vahyettik.


Çeviri : Ahmet Varol

Sonra sana vahyettik: "Hanif (muvahhid) olan İbrahim'in dinine uy. O, müşriklerden değildi."


Çeviri : Ali Bulaç

Sonra ey Rasûlüm, sana şöyle vahyettik: Doğru yola yönelerek İbrahîm’in dinine uy, o hiç bir zaman müşriklerden olmadı.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Sonra da sana, “Doğru yola yönelerek İbrâhim'in yoluna uy! O müşriklerden değildi” diye vahyettik.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

N/A


Çeviri : Bekir Sadak

Sonra da biz Hanîf olan, müşriklerden olmayan İbrahim'in dinine uy, diye sana vahyettik.


Çeviri : Celal Yıldırım

Sonra da sana: “Hakka yönelen İbrahim'in dinine uy! O, Allah'a ortak koşanlardan değildi” diye vahyettik.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Sonra da sana, “Hakka yönelen İbrahim’in dinine uy. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi” diye vahyettik.


Çeviri : Diyanet İşleri

Şimdi sana, 'Doğruya yönelen, puta tapanlardan olmayan İbrahim'in dinine uy' diye vahyettik.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Sonra da sana: «Doğru yola yönelerek İbrahim'in dinine uy! O müşriklerden değildi» diye vahyettik.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Nitekim, İbrahim’in dinini tek tanrılı olarak izlemen için sana vahyettik; o asla putperestlerden olmadı.


Çeviri : Edip Yüksel

Sonra da sana vahyeyledik ki: hakperest (hanîf) olarak İbrahim milletine ittiba' et, o hiç bir zaman müşriklerden olmadı


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra da sana: «Hakperest (hanif) olarak İbrahim'in dinine tabi ol! O, hiçbir zaman Allah'a ortak koşanlardan olmadı.» diye vahyettik.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Sonra da (ey Muhammed!) sana: «Hakk'a yönelen ve müşriklerden olmayan İbrahim'in dinine tabi ol» diye vahyettik.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra sana «İbrahim'in tek Allah ilkesine dayalı inanç sistemine uy, O Allah'a ortak koşanlardan değildi» diye vahyettik.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Sonra sana vahyettik: "Hanif olan İbrahim'in dinine uy. O, müşriklerden değildi."


Çeviri : Gültekin Onan

Sonra (Habibim) sana: «Müvahhid bir müslüman olarak Ibrâhîmin dînine uy. O, (hiçbir zaman) müşriklerden olmadı» diye vahyetdik.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Sonra sana: 'Hanîf (hakka yönelmiş) olan İbrâhîm’in dînine tâbi' ol! Çünki (o, etrâfındaki kâfirler gibi) müşriklerden değildi!' diye vahyettik.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Sonra sana: Hanif olarak İbrahim'in dinine uy; o, hiç bir zaman müşriklerden olmadı, diye vahyettik.


Çeviri : İbni Kesir

Sonra da Sana “hanif (vahdet, tevhid ve teslimi esas alan) olarak İbrâhîm (a.s)'ın dînine tâbî olmayı” vahyettik. Ve o, müşriklerden olmadı.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Sonra sana, “Hanif (muvahhit) olan İbrahim'in dinine uy. O müşriklerden değildi” diye vahyettik.


Çeviri : Kadri Çelik

Ve sonuç olarak sana, "Yalan ve sahtelik taşıyan her şeyden sakınan ve hiçbir şekilde Allah'tan başkalarına tanrılık yakıştırmayan İbrahim'in dinine uy!" diye vahyettik,


Çeviri : Muhammed Esed

Sonra sana vahyettik ki, İbrahim'in milletine nezih bir muvahhid olarak tâbi ol. Ve (O) asla müşriklerden olmadı.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Resulüm! Sonra da sana: “Doğruya yönelen İbrahim'in dinine uy! O müşriklerden değildi. ” diye vahyettik.


Çeviri : Ömer Öngüt

Sonra sana “müşriklerden olmayan İbrahim’in hanif yoluna uy” diye vahyettik.


Çeviri : Şaban Piriş

Sonra da sana vahyettik ki: Doğru yola yönelerek İbrâhim’in dinine tâbi ol; zira o müşriklerden değildi.


Çeviri : Suat Yıldırım

Sonra sana: "Allâh'ı birleyerek İbrâhim'in yoluna uy; o, ortak koşanlardan değildi" diye vahyettik.


Çeviri : Süleyman Ateş

Sonra sana vahyettik: «Hanif (muvahhid) olan İbrahim'in dinine uy. O müşriklerden değildi.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Sonra sana da 'Yüzünü bâtıl dinlerden çevirerek İbrahim'in dinine uy' diye vahyettik. Çünkü o müşriklerden değildi.


Çeviri : Ümit Şimşek

Daha sonra sana şunu vahyettik: Bir hanîf olarak İbrahim'in milletine uy! O, müşriklerden değildi.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk