16 / NAHL - 34

فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Orjinal

Fe esâbehum seyyiâtu mâ amilû ve hâka bihim mâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).

1. fe esâbe-hum : artık, böylece onlara isabet etti (ulaştı)
2. seyyiâtu : kötülükler
3. mâ amilû : yaptıkları, amel ettikleri şeyler
4. ve hâka : ve kuşattı
5. bi-him : onlarla
6. mâ kânû : değillerdi, olmadılar
7. bi-hi : onunla
8. yestehziûne : alay ediyorlar

Çeviri : Transliteral

Yaptıkları kötülüğe uğradılar ve alay ettiklerinin cezâsını çektiler.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Yaptıkları kötülüklerin cezası başlarına geldi de, alay etmekte oldukları gerçekler onları çepeçevre sarıverdi.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Sonunda yaptıklarının cezası onlara ulaştı ve alay etmekte oldukları şey onları çepeçevre kuşatıverdi.


Çeviri : Adem Uğur

Bu yüzden yaptıklarının getirisi olan kötülükler kendilerine isâbet etti ve kendisiyle alay edip durdukları şey kendilerini çepeçevre kuşattı.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Sonunda yaptıkları kötülükler başlarına felâket getirdi. Alay etmekte oldukları şeylerin gücü onları çepeçevre kuşattı, işlerini bitirdi.


Çeviri : Ahmet Tekin

Bu yüzden yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alaya aldıkları şey kendilerini kuşattı.


Çeviri : Ahmet Varol

Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey, kendilerini sarıp kuşatıverdi.


Çeviri : Ali Bulaç

Bunun için, yaptıkları fena işlerin cezası, başlarına felâket oldu ve alay edip durdukları o azab, kendilerini kuşatıverdi.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Nihayet yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alay ettikleri şey, onları kuşattı.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Bu yuzden, isledikleri kotuluklere ugradilar ve alay ettikleri sey onlari kusatti. *


Çeviri : Bekir Sadak

Bu sebeple, işledikleri kötülükler, onlara yetişip dokunmuş ve alaya aldıkları şey de onları kuşatmıştır.


Çeviri : Celal Yıldırım

Öyle ki, işledikleri kötülükler kendi başlarına yıkılmış, alay edip durdukları şey onları çepeçevre kuşatmıştı.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.


Çeviri : Diyanet İşleri

Bu yüzden, işledikleri kötülüklere uğradılar ve alay ettikleri şey onları kuşattı.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Sonunda yaptıklarının cezası onlara ulaştı ve alay etmekte oldukları şey onları çepeçevre kuşatıverdi.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Yapmış olduklarının kötü sonuçları onlara dokundu ve alaya almış oldukları şeyler onları kuşattı.


Çeviri : Edip Yüksel

Onun için amellerinin fenalıkları başlarına musîbet oldu ve istihza ettikleri şey kendilerini sarıverdi


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için yaptıklarının fenalıkları başlarına musibet oldu ve alay ettikleri şey kendilerini sarıverdi.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Bunun için, sonunda yaptıklarının cezası başlarına felaket oldu ve alay edip durdukları o azap, kendilerini kuşattı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Sonunda yaptıkları kötülüklerin acı akıbeti ile yüzyüze geldiler, alay konusu ettikleri ilahi azabın pençesine düştüler.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey kendilerini sarıp kuşatıverdi.


Çeviri : Gültekin Onan

Onun için yapdıklarının cezası onları çarpmış, istihza edegeldikleri (hakıykat) çepçevre kendilerini kuşatıvermişdir.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Sonunda yaptıklarının cezâsı onlara isâbet etti ve kendisiyle alay eder oldukları şey onları kuşatıverdi.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Bunun için işledikleri kötülüklere uğradılar ve alay ettikleri şey onları kuşattı.


Çeviri : İbni Kesir

Böylece yaptıkları kötü ameller, onlara isabet etti (ulaştı). Alay etmiş oldukları şey, onları kuşattı.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey, kendilerini sarıp kuşatıverdi.


Çeviri : Kadri Çelik

Öyle ki, işledikleri kötülükler kendi başlarına yıkılmış, alay edip durdukları şey onları çepeçevre kuşatmıştı.


Çeviri : Muhammed Esed

Artık onlara yapar oldukları şeylerin kötülükleri dokundu ve onları kendisiyle istihzâ eder oldukları şey sarıverdi.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Sonunda da yaptıklarının cezasına uğradılar ve alay ettikleri şey onları kuşatıverdi.


Çeviri : Ömer Öngüt

Onlara, yaptıklarının kötülüğü dokundu ve onları alay ettikleri şey, çepeçevre kuşattı.


Çeviri : Şaban Piriş

(33-34) Dini inkâr edenler ille kendilerine meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin azap emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Allah zulmetmedi onlara, kendi canlarına zulmediyordu onlar! Kendilerini buldu, yaptıkları kötü işler. Sarıp kuşatıverdi onları alay ettikleri şeyler.


Çeviri : Suat Yıldırım

Nihâyet yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alay ettikleri şey onları kuşattı.


Çeviri : Süleyman Ateş

Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey, kendilerini sarıp kuşatıverdi.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Yaptıkları şeyin kötülüğü başlarına geldi, alay ettikleri şey de onları kuşatıverdi.


Çeviri : Ümit Şimşek

Sonunda, yapıp ettiklerinin kötülükleri başlarına musibet olmuş, alay edip durdukları şey kendilerini sarıvermişti.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk