79 / NAZİAT - 31

أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا

Orjinal

Ahrece minhâ mâehâ ve mer’âhâ.

1. ahrece : çıkardı
2. min-hâ : on(lar)dan, oradan (orada)
3. mâe-hâ : onun suyu
4. ve mer'â-hâ : ve onun merasını, yeşilliğini, otlağını

Çeviri : Transliteral

Oradan suyunu, otlağını çıkarıp meydana getirdi.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Oradan suyunu ve otlağını çıkarıp meydana getirmiştir.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Yerden suyunu ve otlağını çıkardı,


Çeviri : Adem Uğur

Ondan onun suyunu ve mer'asını çıkardı(ğı hâlde).


Çeviri : Ahmed Hulusi

Ondan suyunu, otunu, çayırını, ekinini çıkardı ve otlağını ayırdı.


Çeviri : Ahmet Tekin

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.


Çeviri : Ahmet Varol

Ondan da suyunu ve otlağını çıkardı.


Çeviri : Ali Bulaç

O arzdan suyunu ve otlağını çıkardı;


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(30-33) Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Suyunu ondan cikarmis ve otlak yer meydana getirmistir.


Çeviri : Bekir Sadak

Ondan da suyunu ve otlağını (çeşit çeşit ağaç ve bitkilerini) çıkardı.


Çeviri : Celal Yıldırım

(30-31) Bundan sonra (yer ve gök yaratıldıktan sonra), yeryüzünü döşedi. Ondan da suyunu ve otlağını (çeşit çeşit ağaç ve bitkilerini) çıkardı.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Ondan suyunu ve merasını çıkardı.


Çeviri : Diyanet İşleri

Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(30-33) Ondan sonra da yerküreyi döşedi. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere, yerden suyunu ve otlağını çıkardı ve dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.


Çeviri : Edip Yüksel

Ondan suyunu ve mer'asını çıkardı


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Ondan da suyunu ve otlağını çıkardı.


Çeviri : Gültekin Onan

Ondan suyunu, otlağını çıkardı.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(31-33) Size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere, ondan (yeryüzünün) suyunu ve otlağını çıkardı ve dağlar ki onları yerleştirdi!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Ondan suyunu ve otlağını çıkarmıştır.


Çeviri : İbni Kesir

Ondan (yerden), onun suyunu ve merasını (yeşilliğini, otlağını) çıkardı.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Ondan da suyunu ve otlağını çıkardı.


Çeviri : Kadri Çelik

yerden suyu ve bitki örtüsünü çıkartmış,


Çeviri : Muhammed Esed

(29-31) Ve gecesini karanlık etti, gündüzünü de çıkardı (aydınlattı). Ve ondan sonra da yeri yaydı. Ondan suyunu ve otlağını çıkarıverdi.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.


Çeviri : Ömer Öngüt

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.


Çeviri : Şaban Piriş

Oradan sularını, otlaklarını çıkardı.


Çeviri : Suat Yıldırım

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı,


Çeviri : Süleyman Ateş

Ondan da suyunu ve otlağını çıkardı.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.


Çeviri : Ümit Şimşek

Ondan suyunu, otlağını çıkardı.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk