79 / NAZİAT - 43

فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ

Orjinal

Fîme ente min zikrâhâ.

1. fî me : ne var, nereden, nasıl
2. ente : sen
3. min zikrâ-hâ : onun zikrinden

Çeviri : Transliteral

Sen, onu ne bilirsin ki ne anlatacaksın?


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Sende ona ait bilgi nerede ki, anlatasın.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Sen onu nereden bilip bildireceksin!


Çeviri : Adem Uğur

(Oysa) onun bilgisi sende ne arar!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Sen onu nereden bilip insanlara anlatacaksın?


Çeviri : Ahmet Tekin

Sen onun hakkında nereden bilgi vereceksin?


Çeviri : Ahmet Varol

Onunla ilgili bilgi vermekten yana, sende ne var ki...


Çeviri : Ali Bulaç

Onu anlatmak sana nerden olsun? (Allah bildirmeyince...)


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(42-46) Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.[718]


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Nerde senden onu anlatmasi?


Çeviri : Bekir Sadak

Sende ona ait bilgi nerede ki anlatasın ?!


Çeviri : Celal Yıldırım

(43-44) Sen nerede, onun vaktini söylemek nerede? Onun nihai bilgisi, yalnız Rabbine aittir.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Onu bilip söylemek nerede, sen nerede?


Çeviri : Diyanet İşleri

Nerde senden onu anlatması?


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Sen onu nereden bilip bildireceksin!


Çeviri : Diyanet Vakfı

Onu bildirmek, (ey Muhammed) senin görevin değildir.


Çeviri : Edip Yüksel

Nerde senden onu anlatması?


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Nerde senden onu anlatması (sen nerede, onu anlatmak nerede)?!


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Sen nerde, onu anlatmak nerde?!


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Sen nerede, onun vaktini söylemek nerede?


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Onunla ilgili bilgi vermekten yana sende ne var ki...


Çeviri : Gültekin Onan

Sende ona âid şey (bilgi) yokdur ki anlatasın.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Onu anlatmaktan (vaktinden haber vermekten) yana, sende ne (bilgi) var?


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Senin neyine onun zamanını bildirmek.


Çeviri : İbni Kesir

Sende onun zikrinden (başka) ne var (onun beyanından başka bir bilgin yoktur).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Onunla (kıyamet ile) ilgili ne biliyorsun ki?


Çeviri : Kadri Çelik

Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki?


Çeviri : Muhammed Esed

(42-44) Sana Kıyametten sorarlar ki, onun vukû'u ne zamandır? Sen onu yâdetmek hususunda ne haldesin? Onun sonu Rabbine varır.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Sende ona âit bilgi yoktur ki anlatasın.


Çeviri : Ömer Öngüt

Senin neyine ondan haber vermek.


Çeviri : Şaban Piriş

Sen nerede, onun vaktini bildirmek nerede?


Çeviri : Suat Yıldırım

Sen nerede, onun vaktini söylemek nerede?!


Çeviri : Süleyman Ateş

Onunla ilgili bilgi vermekten yana, sende ne var ki...


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Sen onu nereden bileceksin?


Çeviri : Ümit Şimşek

Nerede sende, onu hatırlatacak şey!


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk