79 / NAZİAT - 45

إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا

Orjinal

İnnemâ ente munziru men yahşâhâ.

1. innemâ : ancak, sadece
2. ente : sen
3. munziru : uyarıcı
4. men : kimse, kişi
5. yahşâ-hâ : ona huşû duyan, ondan korkan

Çeviri : Transliteral

Sen ancak, korkanı korkutansın.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Sen ancak o kıyametten korkanları uyarmak için gönderilmişsin.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.


Çeviri : Adem Uğur

Sen ancak O'ndan haşyet duyan kimsenin uyarıcısısın!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Senin, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak uyarman, yalnızca kıyametin dehşetinden korkanlara fayda sağlar.


Çeviri : Ahmet Tekin

Sen sadece ondan korkacak olanı uyarıcısın.


Çeviri : Ahmet Varol

Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.


Çeviri : Ali Bulaç

Sen, ancak kıyametten korkacakları sakındıran bir peygambersin.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(42-46) Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.[718]


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Sen sadece kiyametten korkani uyaransin.


Çeviri : Bekir Sadak

Sen ancak (Allah'tan) saygı ile korkup eğilenleri uyaransın.


Çeviri : Celal Yıldırım

Sana düşen sadece ondan (kıyametten) korkanı uyarmaktır.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.


Çeviri : Diyanet İşleri

Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Senin görevin, sadece ondan korkanları uyarmaktır.


Çeviri : Edip Yüksel

Sen ancak bir münzirisin ondan haşyet duyacakların


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Sen, ancak O'ndan korkacakların bir uyarıcısısın!


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Sen ancak, ondan korkacak olanları uyarırsın.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.


Çeviri : Gültekin Onan

Sen ondan korkacak kimselere ancak o tehlikeyi haber verensin.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Sen ancak ondan korkan (Müslüman)ları korkutucusun!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Sen, ancak O'ndan korkanı uyaransın.


Çeviri : İbni Kesir

Sen sadece, O’na huşû duyan, O’ndan korkanlar için bir uyarıcısın.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Sen, yalnızca ondan (kıyametten) içi titreyerek korkmakta olanlar için bir uyarıcısın.


Çeviri : Kadri Çelik

Sen ancak ondan korkanları uyar(mak için gönderil)mişsin.


Çeviri : Muhammed Esed

Şüphe yok ki sen, ancak ondan korkanlara bir korkutucusun.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Sen ancak ondan korkacak olan kimselere o tehlikeyi haber verensin.


Çeviri : Ömer Öngüt

Sen ancak ondan korkan kimseye bir uyarıcısın.


Çeviri : Şaban Piriş

Sana düşen sadece ondan korkanı uyarmaktır.


Çeviri : Suat Yıldırım

Sen ancak, ondan korkacak olanları uyarıcısın.


Çeviri : Süleyman Ateş

Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkmakta' olanlar için bir uyarıp korkutansın.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Sen ondan korkanlar için bir uyarıcısın.


Çeviri : Ümit Şimşek

Sen sadece, ondan korkanları uyaransın.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk