53 / NECM - 10

فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ

Orjinal

Fe evhâ ilâ abdihî mâ evhâ.

1. fe evhâ : bunun üzerine vahyetti
2. ilâ abdi-hî : onun kuluna
3. : olmadı
4. evhâ : vahyetti

Çeviri : Transliteral

Derken kuluna vahyetti, ne vahyettiyse.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Böylece Allah, kuluna vahyedilmesini uygun gördüğü şeyleri vahyetmiş oldu.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi.


Çeviri : Adem Uğur

Böylece kuluna vahyettiğini vahyetti.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Allahın kendisine tevdî ettiği vahiy emanetini, Allah’ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah’a bağlanan, saygılı kulu Muhammed’e vahiy yoluyla iletti.


Çeviri : Ahmet Tekin

Derken (Allah'ın) kuluna vahyettiğini vahyetti.


Çeviri : Ahmet Varol

Böylece O'nun kuluna vahyettiğini vahyetti.


Çeviri : Ali Bulaç

(Cebrâil) vahy etti Allah’ın kuluna vahy ettiğini!...


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(5-10) Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğini vahyetti.[590]


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Allah o anda kuluna vahyedecegini etti.


Çeviri : Bekir Sadak

Kuluna vahyettiğini etti.


Çeviri : Celal Yıldırım

(8-10) Sonra (Cebrail, Hz. Peygambere) yaklaştı ve sarktı. Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha da yakınlaştı. Böylece (Allah'ın) vahyettiği şeyi kuluna vahyetti.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.


Çeviri : Diyanet İşleri

Allah o anda kuluna vahyedeceğini etti.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(10-11) Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Ve sonra kuluna ne bildirilecekse onu vahyetti.


Çeviri : Edip Yüksel

Verdi kuluna verdiği vahyi


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

kuluna verdiği vahyi verdi.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

(Allah), kuluna verdiği vahyi verdi.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

O anda Allah dilediği mesajı Kul'una vahyetti.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Böylece O'nun kuluna vahyettiğini vahyetti.


Çeviri : Gültekin Onan

(Allahın) kuluna vahy etdiği neyse onu vahyetdi.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

İşte (Allah) kuluna vahyettiğini, vahyetti.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

O vakit kuluna vahyedeceğini etti.


Çeviri : İbni Kesir

Böylece O’nun kuluna vahyedeceği şeyi vahyetti.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Böylece kuluna vahyedeceğini vahyetti.


Çeviri : Kadri Çelik

Böylece (Allah), vahyedilmesini uygun gördüğü her şeyi kuluna vahyetmiş oldu.


Çeviri : Muhammed Esed

Hemen (Allah Teâlâ'nın) kuluna vahyettiğini vahyetti.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

O anda kuluna vahyedeceğini vahyetti.


Çeviri : Ömer Öngüt

O anda (Allah’ın) kuluna vahyettiğini iletti.


Çeviri : Şaban Piriş

O da kuluna vahyetmek istediği her şeyi vahyetti.


Çeviri : Suat Yıldırım

Kuluna, vahyettiğini vahyetti.


Çeviri : Süleyman Ateş

Böylece O'nun kuluna vahyettiğini vahyetti.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Vahyedilecek şeyi Allah'ın kuluna vahyetti.


Çeviri : Ümit Şimşek

Böylece vahyetti kuluna vahyettiğini.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk