53 / NECM - 17

مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ

Orjinal

Mâ zâgal basaru ve mâ tegâ.

1. mâ zâga : kaymadı
2. el basaru : bakış
3. ve mâ tagâ : ve haddi aşmadı

Çeviri : Transliteral

Gözü, ne kaydı, ne haddini aştı.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Dikkat edin! O peygamberin gözü ne kaydı, ne de başka yöne çevrildi.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.


Çeviri : Adem Uğur

Görüşü ne kaydı (gayrı kavramına); ne de haddi aştı (hakikati müşahededen dolayı tanrılık davasına düşüp, Firavunlaştı)!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Melekler âlemini görürken, aklı ve gözü sorumluluğunun ötesine kaymadı ve edep sınırını aşmadı.


Çeviri : Ahmet Tekin

Göz kaymadı ve (sınırı) aşmadı da.


Çeviri : Ahmet Varol

Göz kayıp şaşmadı ve (sınırı) aşmadı.


Çeviri : Ali Bulaç

(Hz. Peygamber Aleyhisselâm gördüğü ahvali tam gördü de) göz ne kaydı, ne de aştı.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(11-18) Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-müntehâ yanında. O ağacın yanında Me'vâ cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Gozu oradan ne kaydi ve ne de onu asti.


Çeviri : Bekir Sadak

Göz, ne kaydı, ne de şaştı.


Çeviri : Celal Yıldırım

(Peygamberin) gözü (gördüğünden) kayıp şaşmadı ve (sınırı) aşmadı.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.


Çeviri : Diyanet İşleri

Gözü oradan ne kaydı ve ne de onu aştı.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Göz şaşmadı, sınırı da aşmadı.


Çeviri : Edip Yüksel

Göz, ne şaştı ne aştı


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Göz ne şaştı, ne (de sınırı) aştı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

(Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Muhammed'in gözü ne yana kaydı ve ne de öteye geçti


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Göz kayıp şaşmadı ve (sınırı) aşmadı.


Çeviri : Gültekin Onan

(Peygamberin) göz (ü, gördüğünden) ağmadı, (onu) aşmadı da.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(O haşmetli makamda Muhammed’in) göz(ü) ne kaydı, ne de haddini aştı.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Göz, ne şaştı ne aştı.


Çeviri : İbni Kesir

Bakış kaymadı ve haddi aşmadı.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Gözü kayıp şaşmadı ve taşkınlık etmedi.


Çeviri : Kadri Çelik

(Dikkat edin,) göz ne kaydı, ne de (başka yöne) çevrildi:


Çeviri : Muhammed Esed

(16-17) O vakit ki, Sidre'yi bürüyen bürüyordu. Göz ne çevrildi ve ne de tecavüz etti.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

(Peygamber'in) gözü kaymadı ve aldanmadı.


Çeviri : Ömer Öngüt

Göz, ne şaştı; ne aştı.


Çeviri : Şaban Piriş

Peygamberin gözü kaymadı, şaşmadı, aşmadı da.


Çeviri : Suat Yıldırım

(Muhammed'in) Göz(ü) şaşmadı ve azmadı.


Çeviri : Süleyman Ateş

Göz kayıp şaşmadı ve (sınırı) taşmadı.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Göz ne şaştı, ne haddinden aştı.


Çeviri : Ümit Şimşek

Göz ne kayıp şaştı ne azıp haddi aştı.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk