53 / NECM - 2

مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ

Orjinal

Mâ dalle sâhıbukum ve mâ gavâ.

1. mâ dalle : sapmadı
2. sâhib-kum : sizin arkadaşınız
3. ve mâ gavâ : ve azmadı

Çeviri : Transliteral

Arkadaşınız, gerçekten ne saptı, ne ayrıldı.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Sizin bu arkadaşınız Muhammed, ne sapıttı, ne azıttı


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı.


Çeviri : Adem Uğur

Arkadaşınız ne saptı ne de azdı!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Hemşehriniz, arkadaşınız Muhammed, başına buyruk hareket etmedi, hak yoldan uzaklaşmadı, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmedi, bâtıla inanmadı, insanlara karşı hiçbir zaman haince bir düşünce taşımadı.


Çeviri : Ahmet Tekin

Arkadaşınız sapmadı da, azmadı da.


Çeviri : Ahmet Varol

Sahibiniz (arkadaşınız olan peygamber) sapmadı ve azmadı.


Çeviri : Ali Bulaç

Sapmadı doğru yoldan arkadaşınız (Hz. Peygamber), azıtmadı da; (haberiniz olsun, ey Kureyş halkı!)


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(1-4) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız Muhammed sapmadı, azmadı. O, arzusuna göre de konuşmuyor. Bildirdikleri, kendisine vahyolunan bir vahiyden ibarettir. [589]


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Arkadasiniz (Muhammed) sapmamis ve azmamistir.


Çeviri : Bekir Sadak

Arkadaşınız (Muhammed) ne sapıttı, ne de azıttı.


Çeviri : Celal Yıldırım

(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed Hak'tan) sapmadı ve (batıla inanıp da) azmadı.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.


Çeviri : Diyanet İşleri

Arkadaşınız (Muhammed) sapmamış ve azmamıştır.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(1-3) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; o, arzusuna göre de konuşmaz.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Arkadaşınız (Muhammed) ne sapmıştır, ne de azmıştır.


Çeviri : Edip Yüksel

Şaşırmadı sahibiniz azıtmadı da


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

arkadaşınız şaşırmadı, azıtmadı da!


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı, azmadı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Arkadaşınız Muhammed ne sapıttı ne de azıttı.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Arkadaşınız (olan peygamber) sapmadı ve azmadı.


Çeviri : Gültekin Onan

saahibiniz (doğru yoldan) sapmadı. Baatıla da inanmadı.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(1-2) Battığı zaman necm’e (o yıldıza) and olsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve azmadı!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Arkadaşınız sapmamış ve azmamıştır.


Çeviri : İbni Kesir

Sahibiniz dalâlete düşmedi ve azmadı.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Ki arkadaşınız (olan peygamber) şaşmadı ve yoldan çıkmadı.


Çeviri : Kadri Çelik

Sizin bu arkadaşınız ne sapmış, ne de aldatılmıştır,


Çeviri : Muhammed Esed

(2-3) Sahibiniz şaşırmadı ve bâtıla inanmadı. Ve hevâdan söz söylemez.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Arkadaşınız sapmamış ve azmamıştır.


Çeviri : Ömer Öngüt

Arkadaşınız sapıtmadı, azdırılmadı.


Çeviri : Şaban Piriş

Arkadaşınız (Muhammed) yanılmadı, sapmadı, aldanmadı.


Çeviri : Suat Yıldırım

Arkadaşınız sapmadı, azmadı.


Çeviri : Süleyman Ateş

Sahibiniz (olan peygamber) şaşırıp sapmadı ve azmadı.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Arkadaşınız ne saptı, ne de şaşırdı.


Çeviri : Ümit Şimşek

Ki arkadaşınız ne saptı ne de azdı.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk