53 / NECM - 44

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا

Orjinal

Ve ennehu huve emâte ve ahyâ.

1. ve ennehu : ve muhakkak ki
2. huve : o
3. emâte : öldüren
4. ve ahyâ : ve dirilten

Çeviri : Transliteral

Ve şüphe yok ki odur öldüren ve dirilten.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Öldüren de O'dur, yaşatan da.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Öldüren de dirilten de O'dur.


Çeviri : Adem Uğur

Muhakkak ki "HÛ"dur, ölümü tattıran da (ilimle) dirilten (bâ's eden) de!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Eceller gelince ölümü gerçekleştiren de, hayat veren, yaşatan da O’dur.


Çeviri : Ahmet Tekin

Ve öldüren de O'dur dirilten de.


Çeviri : Ahmet Varol

Doğrusu, öldüren ve dirilten O'dur.


Çeviri : Ali Bulaç

Öldüren de muhakkak O’dur, dirilten de...


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Öldürecek ve diriltecek olan da O'dur.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Dogrusu dirilten de olduren de O'dur.


Çeviri : Bekir Sadak

Ve elbette O, hem öldürün, hem diriltir.


Çeviri : Celal Yıldırım

Muhakkak ki (yaşatıp) öldüren de, (öldükten) sonra dirilten de O'dur.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz O, öldürür ve diriltir.


Çeviri : Diyanet İşleri

Doğrusu dirilten de öldüren de O'dur.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Öldüren de dirilten de O'dur.


Çeviri : Diyanet Vakfı

O'dur öldüren ve dirilten.


Çeviri : Edip Yüksel

Hakıkat odur öldüren, dirilten


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu öldüren, dirilten O'dur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Öldüren de dirilten de O'dur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Öldüren de dirilten de O'dur.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Doğrusu, öldüren ve dirilten O'dur.


Çeviri : Gültekin Onan

Hakıykat şu: (Dünyâda) öldüren de, (âhiretde) dirilten de Odur.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Yine şübhesiz ki öldüren ve dirilten ancak O’dur.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Gerçekten O'dur öldüren de, dirilten de.


Çeviri : İbni Kesir

Ve muhakkak ki, öldüren ve dirilten O’dur.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Doğrusu öldüren ve dirilten de O'dur.


Çeviri : Kadri Çelik

ölümü getiren ve hayatı bağışlayan yalnız O'dur;


Çeviri : Muhammed Esed

(43-44) Ve muhakkak O'dur ki, güldürdü ve ağlattı. Ve şüphe yok O'dur, O'dur ki, öldürdü ve hayata erdirdi.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Öldüren de O'dur dirilten de O'dur.


Çeviri : Ömer Öngüt

Öldüren O’dur, dirilten de!


Çeviri : Şaban Piriş

(36-44) Yoksa o Mûsâ’nın ve o çok vefalı İbrâhim’in sahifelerinde bulunan şu kesin gerçekler hakkında bilgi edinmedi mi ki: Hiçbir kimse başkasının günah yükünü çekemez. İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka şey elde edemez. Bu gayretinin semeresi de ileride ortaya çıkacaktır. Emeğinin karşılığı kendisine tam tamına ödenecektir. Elbette son durak, Rabbinin huzuru olacaktır. O’dur güldüren ve ağlatan; O’dur öldüren ve yaşatan.


Çeviri : Suat Yıldırım

Öldüren de O'dur, yaşatan da O'dur.


Çeviri : Süleyman Ateş

Doğrusu, öldüren ve dirilten de O'dur.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Öldüren de Odur, dirilten de.


Çeviri : Ümit Şimşek

Hiç kuşkusuz, öldüren de O'dur, dirilten de...


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk