53 / NECM - 51

وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ

Orjinal

Ve semûde femâ ebkâ.

1. ve semûde : ve Semud (kavmi)
2. fe : o zaman, böylece
3. mâ ebkâ : bâki kılmadı, geriye kimseyi bırakmadı

Çeviri : Transliteral

Ve Semûd'u da bırakmayan.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Semûd toplumunu da hiçbir iz bırakmayacak şekilde


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Semûd'u da (O helâk etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.


Çeviri : Adem Uğur

Semud'u da. . . (Öyle ki) geriye (onlardan kimse) bırakmadı!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Semûd’u helâk eden, geride hiçbir şey bırakmayan da O’dur.


Çeviri : Ahmet Tekin

Semud'u da. Böylece (onlardan kimseyi) geriye bırakmadı.


Çeviri : Ahmet Varol

Semud'u da. Böylelikle (o halklardan kimseyi) bırakmadı.


Çeviri : Ali Bulaç

Semûd’u da (helâk etti ve onlardan) hiç bırakmadı.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Semûd'u da O helâk etti ve geriye hiçbir şey bırakmadı.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(50-51) Ilk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri birakmayan O'dur.


Çeviri : Bekir Sadak

(50-51) Ve gerçekten O, ilk Âd'ı ve Semûd'u yok edip geriye bırakmayandır.


Çeviri : Celal Yıldırım

(50-51) Eski dönemlerde yaşamış Ad kavmini (yaptıkları yüzünden) yok eden de O'dur, Semud'u da (helâk edip) geriye hiçbir şey bırakmayan da O'dur


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(50-51) Şüphesiz O, önce gelen Âd kavmini ve Semûd kavmini helâk etti ve hiç kimseyi bırakmadı.


Çeviri : Diyanet İşleri

(50-51) İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Semûd'u da (O helâk etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Semudu da bırakmadı,


Çeviri : Edip Yüksel

Ve Semûd'u da hiç bırakmadı


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Semud'u da hiç bırakmadı!.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Ve Semûd'u da bırakmadı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Semudoğullarının da. Kazıdı köklerini.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Semud'u da. Böylelikle (o halklardan kimseyi) bırakmadı.


Çeviri : Gültekin Onan

Semuudu da. Öyle ki (onlardan hiçbirini) bırakmadı.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(50-51) Muhakkak ki O, önceki Âd’ı (Hûd kavmini) de helâk etti. Semûd’u da (O helâk etti); öyle ki (onlardan hiç kimseyi) bırakmadı.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Semud'u da. Geri bırakmadan.


Çeviri : İbni Kesir

Ve Semud’u (da helâk etti). Böylece (onları) bâki kılmadı (geriye kimseyi bırakmadı).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Semud'u da. Böylelikle (onlardan) geriye hiçbir şey bırakmadı.


Çeviri : Kadri Çelik

ve Semud'u, hiçbir iz bırakmayacak şekilde,


Çeviri : Muhammed Esed

(51-52) Ve Semûd'u (da o helâk etti) artık (onlardan hiçbirini) bırakmadı. Ve evvelce de Nûh kavmini (helâk etmişti). Şüphe yok ki, onlar olmuşlardı onlar, en zalim ve en azgın (kimseler).


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Semud'u da O helâk etti ve geriye hiçbir şey bırakmadı.


Çeviri : Ömer Öngüt

Semûd’u da baki bırakmadı..


Çeviri : Şaban Piriş

(45-54) Rahime atılan nutfeden (spermden) erkek ve dişi çiftini yaratma, öldükten sonra diriltme, tekrar yaratma O’na aittir. İnsanı zengin, kanaat sahibi ve halinden memnun etmek de O’na aittir. Müşriklerin taptığı Şi’râ yıldızının Rabbi de O’dur. Önceki Âd milletini yok eden de O’dur. Semud milletini yok edip geriye hiçbir şey bırakmayan da O’dur. Daha önce Nuh milletini yok eden de O. Çünkü bunlar çok zalim, çok azgındılar. Altı üstüne getirilen Lût milletinin şehirlerini yerle bir etti. Onları ne azaplar, ne musîbetler, neler kapladı neler!


Çeviri : Suat Yıldırım

Semûd'u, komadı (onları).


Çeviri : Süleyman Ateş

Semûd'u da. Böylelikle (o halklardan kimseyi) bırakmadı.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Semud'dan da geriye birşey bırakmadı.


Çeviri : Ümit Şimşek

Semûd'u da. Böylece geriye bir şey bırakmadı.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk