53 / NECM - 9

فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ

Orjinal

Fe kâne kâbe kavseyni ev ednâ.

1. fe kâne : böylece oldu
2. kâbe : uzaklık, mesafe
3. kavseyni : iki yay (bir yaydaki kabza ile uç arası)
4. ev : veya
5. ednâ : daha düşük, daha değersiz

Çeviri : Transliteral

İki yay kadar kaldı araları, yahut daha da yakın.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına kadar.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.


Çeviri : Adem Uğur

İki yayın birleşimi (kab-ı kavseyn) veya Edna (daha da yakın) oldu!


Çeviri : Ahmed Hulusi

İlâhî planın gerçekleşmesi için, Allah’ın Rasulü Muhammed’le söz ve işbirliği yapan Cibril, eşit iki makamda olandan biri veya (bazı konularda) bir ast rütbeli elçisidir.


Çeviri : Ahmet Tekin

Böylece (aradaki mesafe) iki yay boyu veya daha yakın oldu.


Çeviri : Ahmet Varol

Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.


Çeviri : Ali Bulaç

(Böylece Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahud daha az oldu.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(5-10) Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğini vahyetti.[590]


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Aralari iki yay araligi kadar belki daha da yakin oldu.


Çeviri : Bekir Sadak

O kadar ki (aralarında) iki yay boyu veya daha az bir mesafe kaldı.


Çeviri : Celal Yıldırım

(8-10) Sonra (Cebrail, Hz. Peygambere) yaklaştı ve sarktı. Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha da yakınlaştı. Böylece (Allah'ın) vahyettiği şeyi kuluna vahyetti.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.


Çeviri : Diyanet İşleri

Araları iki yay aralığı kadar veya daha da yakın oldu.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(8-9) Sonra (Muhammed'e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Mesafe iki yay kadar veya daha yakın oldu.


Çeviri : Edip Yüksel

«kabe kavseyni ev edna» oldu da


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Aradaki mesafe iki yay boyu oldu, hatta daha yakın;


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Öyle ki, Peygamberle araları iki yay aralığı ya da daha yakın oldu.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.


Çeviri : Gültekin Onan

(Bu suretle o, peygamberlere) iki yay kadar, yahud daha yakın oldu da,


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(8-9) Sonra (çok perdeler geçerek Rabbine) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki, kab-ı kavseyn (iki yay) kadar veya daha da yakın oldu!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

İki yay kadar yahut daha da yakın oldu.


Çeviri : İbni Kesir

Böylece iki yay mesafesi kadar, (hatta) daha yakın oldu.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Nitekim (ikisi arasında uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha da yakınlaştı.


Çeviri : Kadri Çelik

aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına.


Çeviri : Muhammed Esed

(8-9) Sonra yaklaştı da aşağıya iniverdi. Derken iki yay kadar veya daha yakın oluverdi.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

İki yay kadar, yahut daha da yakın oldu.


Çeviri : Ömer Öngüt

Araları iki yay kadar veya daha yakın idi.


Çeviri : Şaban Piriş

(8-9) Sonra yaklaştı ve iyice sarktı. Öyle ki araları yayın iki ucu arası kadar veya daha az kaldı.


Çeviri : Suat Yıldırım

(Muhammed ile arasındaki mesafe) İki yay uzunluğu kadar, yahut daha az kaldı.


Çeviri : Süleyman Ateş

Nitekim (ikisi arasında uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha da yakınlaştı.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

İki yay kadar oldu, hattâ daha da yakın.


Çeviri : Ümit Şimşek

İki yayın beraberliği gibi, belki ondan da yakındı.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk