71 / NUH - 8

ثُمَّ إِنِّى دَعَوْتُهُمْ جِهَارًا

Orjinal

Summe innî deavtuhum cihârâ(cihâran).

1. summe : sonra
2. innî : muhakkak ki ben
3. deavtu-hum : onları davet ettim
4. cihâran : cehren, açıkça

Çeviri : Transliteral

Sonra onları, gerçekten de yüksek sesle çağırdım.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra ben onlara yüksek sesle de davette bulundum.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.


Çeviri : Adem Uğur

"Sonra, muhakkak ki ben onları açıktan davet ettim. "


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Sonra onları açıktan açığa davet ettim.'


Çeviri : Ahmet Tekin

Sonra ben onları açıktan da [1] davet ettim.


Çeviri : Ahmet Varol

"Sonra onları açıktan açığa davet ettim."


Çeviri : Ali Bulaç

Sonra ben, onları aşikâre olarak (tevbeye) çağırdım.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(5-9) Sonra Nûh şöyle devam etti: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

«Sonra, dogrusu ben onlari acikca cagirdim.»


Çeviri : Bekir Sadak

Sonra gerçekten ben onları açıkça (hakk'a, doğru yola) çağırdım,


Çeviri : Celal Yıldırım

“Sonra onları daha açık bir şekilde davet ettim.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Sonra ben onları açık açık davet ettim.”


Çeviri : Diyanet İşleri

'Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım.'


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.


Çeviri : Diyanet Vakfı

'Sonra onları açıkça çağırdım.'


Çeviri : Edip Yüksel

Sonra ben onları yüksek sesle çağırdım


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra ben onları yüksek sesle çağırdım.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«Sonra ben onları açık açık çağırdım.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Sonra onları açıktan açığa davet ettim."


Çeviri : Gültekin Onan

«Sonra ben onları hakıykaten en yüksek ses (im) le çağırdım».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

'Sonra şübhesiz ben, onları yüksek sesle (açıkça) da'vet ettim.'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Sonra ben; onları gerçekten açıkça çağırdım.


Çeviri : İbni Kesir

Sonra muhakkak ki ben onları cehren (açıkça) davet ettim.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Sonra ben onları yüksek sesle davet ettim.”


Çeviri : Kadri Çelik

Doğrusu, ben onları açık açık çağırdım;


Çeviri : Muhammed Esed

(7-8) «Muhakak ki ben onlar için mağfiret buyurasın diye kendilerini her ne zaman dâvet etti isem parmaklarını kulaklarına tıkadılar ve libaslarına büründüler ve ısrar ettiler ve böbürleniverdiler. Sonra muhakkak ki ben onları, apaçık dâvet ettim.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

"Sonra ben onları açıkça çağırdım. "


Çeviri : Ömer Öngüt

Sonra ben onları açıktan açığa çağırdım.


Çeviri : Şaban Piriş

Ben onları bu sefer yüksek sesle dâvet etmeye başladım.


Çeviri : Suat Yıldırım

"Sonra ben onları açıkça da'vet ettim."


Çeviri : Süleyman Ateş

«Sonra ben onları açıktan açığa da davet ettim.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Derken onları açıkça davet ettim.


Çeviri : Ümit Şimşek

"Sonra onları daha açık bir biçimde çağırdım."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk