30 / RUM - 18

وَلَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ

Orjinal

Ve lehul hamdu fîs semâvâti vel ardı ve aşiyyen ve hîne tuzhırûn(tuzhırûne).

1. ve lehu : ve onun vardır
2. el hamdu : hamd, övgü, sena, manevî ni'metlere şükür
3. : içinde, vardır
4. es semâvâti : semalar, gökler
5. ve el ardı : ve arz, yeryüzü
6. ve aşiyyen : ve (günün sonu) akşamleyin
7. ve hîne : ve o zamanda, o hallerde
8. tuzhırûne : öğle vaktine girdiniz

Çeviri : Transliteral

Ve onadır hamd göklerde ve yeryüzünde; ve tenzîh edin onu gündüzün sonlarında ve öğle vaktinde.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Göklerde ve yerde her türlü eksiksiz övgünün, O'na mahsus olduğunu görerek, öğle ve akşam vaktine girerken de, O'nun şanını yüceltin.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

(17-18) Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.


Çeviri : Adem Uğur

Ki, semâlarda ve arzda Hamd O'na aittir. . . Güneşin tam tepede olduğu ya da kaybolmaya yüz tuttuğu süreçte!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Gündüzün sonuna doğru, ikindi vaktinde, öğle vaktine eriştiğinizde, göklerde ve yerde yalnız ona hamdolsun.


Çeviri : Ahmet Tekin

Göklerde ve yerde hamd O'na aittir. Gündüzün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de (O'nu tesbih edin). [1]


Çeviri : Ahmet Varol

Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.


Çeviri : Ali Bulaç

Göklerde ve yerde hamd O’nundur. İkindi vaktinde de, öğleye girdiğiniz vakitte de (öğle ile ikindi namazını kılın ve Allah’ı tesbih edin).


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(17-18) O halde, akşama ulaştığınızda, sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbîh ediniz/namaz kılınız! Göklerde ve yerde övgü O'na aittir.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(17-18) Aksamlarken ve sabahlarken, ogle ve ikindi vaktinde Allah'i (ki goklerde ve yerde hamd O'na mahsustur) tesbih edin, namaz kilin.


Çeviri : Bekir Sadak

Hamd (her türlü güzel övgü) göklerde de, yerde de O'na mahsustur, (övülmeğe ancak O lâyıktır). İkindi vaktinde de, öğleye girerken de (O'nu tesbîh edin, namaz kılın).


Çeviri : Celal Yıldırım

Göklerde ve yerde her türlü övgü O'na mahsustur. İkindi vaktinde de, öğleye girdiğiniz vakitte de (öğle ile ikindi namazını kılın ve Allah'ı tesbih edin).


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Göklerde ve yerde hamd O’na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah’ı tespih edin.


Çeviri : Diyanet İşleri

(17-18) Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde Allah'ı -ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur- tesbih edin, namaz kılın.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(17-18) Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Akşam ve öğle tatilinde göklerde ve yerde tüm övgüler O’nadır.


Çeviri : Edip Yüksel

Hem hamd ona Göklerde ve Yerde ve ikindileyin ve o zaman ki öğle edersiniz


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Göklerde ve yerde, ikindileyin ve öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Göklerde ve yerde, günün sonunda, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'nundur.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.


Çeviri : Gültekin Onan

Göklerde ve yerde hamd Onundur. Gündüzün nihâyetinde de, öğle vakfına vardığınız vakıtda da (Allâhı tenzîh ve tesbîh edin, namaz kılın).


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Hâlbuki göklerde ve yerde hamd, O’na mahsustur. Akşama doğru ve öğlene girdiğiniz zaman da (Allah’ı tesbîh edin! İkindi ve öğle namazını kılın)!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Ve hamd, O'nadır. Göklerde de, yerde de, günün sonunda da, öğleye erdiğiniz vakitte de.


Çeviri : İbni Kesir

Ve göklerde ve yerde hamd, O’na mahsustur. İkindide ve öğle vaktinde (O’na hamdedin)!


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Göklerde ve yerde; günün sonunda da öğleye girerken de bütün güzel övgüler O'na mahsustur.


Çeviri : Kadri Çelik

Göklerde ve yerde her türlü övgünün O'na mahsus olduğunu (görerek) öğle vaktinde de sonrasında da (O'nu yüceltin).


Çeviri : Muhammed Esed

Ve hamd, göklerde ve yerde O'na mahsustur ve gündüzün nihâyetinde de ve öğle vaktine vardığınızda da.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde de (Allah'ı tesbih edin).


Çeviri : Ömer Öngüt

Göklerde ve yerde hamd kendisine ait olanı, yatsılayın ve öğleyin de (tesbih ve hamd edin).


Çeviri : Şaban Piriş

Göklerde ve yerde hamd, güzel övgü O’na mahsustur. İkindi vaktinde de, öğleye girerken de, O’nu takdis ve tenzih edin, namaz kılın!


Çeviri : Suat Yıldırım

Göklerde ve yerde, günün sonunda da, öğleye erdiğiniz zaman da hamd, O'na mahsustur.


Çeviri : Süleyman Ateş

Hamd O'nundur; göklerde de, yerde de, günün sonunda da ve öğleye erdiğiniz vakit de.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Göklerde ve yerde hamd Ona aittir. Gündüzün sonuna doğru ve öğleye eriştiğiniz zaman da Onu tesbih edin.


Çeviri : Ümit Şimşek

Göklerde ve yerde hamt da O'na; gün sonunda da öğleye erdiğinizde de.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk