30 / RUM - 42

قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلُ كَانَ أَكْثَرُهُم مُّشْرِكِينَ

Orjinal

Kul sîrû fîl ardı fenzurû keyfe kâne âkıbetullezîne min kabl(kablu), kâne ekseruhum muşrikîn(muşrikîne).

1. kul : de, söyle
2. sîrû : gezin, dolaşın
3. fî el ardı : yeryüzünde
4. fenzurû (fe unzurû) : böylece bakın
5. keyfe : nasıl
6. kâne : oldu
7. âkıbetu : âkibet, son, sonuç
8. ellezîne : ki onlar
9. min : den
10. kablu : daha önce
11. ekseru-hum : onların çoğu
12. muşrikîne : müşrikler, şirk koşanlar

Çeviri : Transliteral

De ki: Gezin yeryüzünde de bakın, görün önce gelip geçenlerin sonları neye varmış; onların çoğu müşrikti.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Yeryüzünü dolaşın ve sizden önce yaşamış olan günahkarların, sonlarının ne olduğunu görün. Onların çoğu, Allah'tan başka varlıklara ve güçlere tanrısal nitelikler yakıştırmışlardı.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

(Resûlüm!) De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, daha öncekilerin âkıbetleri nice oldu, görün. Onların çoğu müşrik idi.


Çeviri : Adem Uğur

De ki: "Arzda gezip dolaşın da (sizden) öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bir bakın! Onların çoğunluğu şirk koşanlardı!"


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Yeryüzünde gezin, dolaşın. Öncekilerin boylarınca, günaha, isyana, küfre batmış milletlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna ibret nazarıyla bir bakın, inceleyin. Onların çoğu, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşan gizli şirki yaşayan, başka otoriteler kabul eden müşrikti.' de.


Çeviri : Ahmet Tekin

De ki: 'Yeryüzünde dolaşın da daha öncekilerin sonları nasıl olmuş bir bakın!' Onların çoğu müşriklerdi.


Çeviri : Ahmet Varol

De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, böylece daha öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görün. Onların çoğu müşrik kimselerdi."


Çeviri : Ali Bulaç

(Ey Rasûlüm, Mekke’lilere) de ki: Yer yüzünde gezib dolaşın da, bundan evvelkilerin akıbeti nasıl olmuş, bir bakın (ve nasıl helâk edildiklerini bir düşünün). Onların çoğu müşrikler idi.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

De ki: “Yeryüzünde dolaşınız da öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna ibretle bakınız. Onların çoğu ortak koşuyordu.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

De ki: «Yeryuzunde dolasin da daha oncekilerden cogu putperest olanlarin sonunun nasil olduguna bir bakin.»


Çeviri : Bekir Sadak

De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da önce gelip geçenlerin sonunun ne olduğunu bir görün ! Onların çoğu Allah'a eş-ortak koşanlardı.


Çeviri : Celal Yıldırım

De ki: “Yeryüzünde dolaşın da önceki milletlerin (yaptıkları yüzünden) sonlarının nasıl olduğuna bir bakın!” Onların çoğu Allah'a ortak koşan kimselerdi.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

De ki: “Yeryüzünde dolaşın da önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bakın.” Onların çoğu Allah’a ortak koşan kimselerdi.


Çeviri : Diyanet İşleri

De ki: 'Yeryüzünde dolaşın da daha öncekilerden çoğu ortak koşan (müşrik) olanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.'


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(Resûlüm!) De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, daha öncekilerin âkıbetleri nice oldu, görün. Onların çoğu müşrik idi.


Çeviri : Diyanet Vakfı

De ki: “Yeryüzünde dolaşın da öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakın.” Çokları ortak koşanlardı.


Çeviri : Edip Yüksel

De ki: Arzda bir gezin de bakın, bundan evvelkilerin akıbeti nasıl olmuş? Onların ekserisi müşrik idiler


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: «Yeryüzünde bir gezin de bakın, bundan öncekilerin akibeti nasıl olmuş? Onların çoğu (Allah'a) ortak koşarlardı.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

De ki: «Yeryüzünde bir gezin de bakın, bundan öncekilerin sonu nasıl olmuş! Onların pek çoğu müşrik idiler.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

De ki; "Yeryüzünde dolaşın da daha öncekilerden ortak koşanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."


Çeviri : Fizilal-il Kuran

De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, böylece daha öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görün. Onların çoğu müşrik kimselerdi."


Çeviri : Gültekin Onan

De ki: «Arzda gezib dolaşın da daha evvel (geçen) lerin aakıbeti nice oldu, görün. Onların çoğu müşriklerdi.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(Ey Resûlüm!) De ki: Yeryüzünde dolaşın da, öncekilerin âkıbeti nasıl olmuş, bakın! Onların çoğu müşrik kimseler idi.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da daha önce geçenlerin akıbetinin nasıl olduğunu görün. Onların çoğu müşrik idiler.


Çeviri : İbni Kesir

De ki: "Yeryüzünde dolaşın. Böylece daha öncekilerin akıbetinin (sonlarının) nasıl olduğuna bakın. Onların çoğu müşrik idiler."


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da böylece daha öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görün. Onların çoğu müşrikler idi.”


Çeviri : Kadri Çelik

De ki: "Yeryüzünü dolaşın ve (sizden) önce yaşamış olan (günahkar)ların sonlarının ne olduğunu görün: onların çoğu Allah'tan başka varlıklara veya güçlere ilahi sıfatlar yakıştırmışlardı."


Çeviri : Muhammed Esed

De ki: «Yeryüzünde gezip dolaşın da bakınız ki, bundan evvelkilerin akibeti nasıl olmuştur? Onların ekserisi müşrik kimseler idi.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da, daha önce geçenlerin âkıbetinin nasıl olduğunu görün. Çünkü onların çoğu müşrik idi. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

De ki: -Yeryüzünde gezin de daha öncekilerin akibeti nasıl olmuş, bir bakın! Onların çoğu müşrik idi.


Çeviri : Şaban Piriş

De ki: "Dünyayı gezin de daha önce geçmiş toplumların âkıbetlerinin nasıl olduğuna bakıp anlayın. Onların da ekserisi müşrik idiler."


Çeviri : Suat Yıldırım

De ki: "Yeryüzünde gezin, öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakın." Onların da çoğu ortak koşanlardan idi.


Çeviri : Süleyman Ateş

De ki: «Yeryüzünde gezip dolaşın, böylece daha öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görün. Onların çoğu müşrik olanlardır.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

De ki: Yeryüzünde gezin de, daha öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bir bakın. Onların çoğu Allah'a ortak koşan kimselerdi.


Çeviri : Ümit Şimşek

De ki: "Yeryüzünde dolaşın da öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bir bakın! Onların çoğu şirke sapan insanlardı."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk